S&P 500 VIX VADELİ İŞLEMLERİ = 16,60
VIX Korku Endeksinin 16 seviyelerine gerilemesi, küresel piyasalarda kısa vadeli risk algısının belirgin biçimde yumuşadığını ve yatırımcıların panik modundan çıkarak daha temkinli bir iyimserliğe geçtiğini göstermektedir. Özellikle ABD–İran hattında gerilimin kontrollü bir çerçevede kalacağına yönelik beklentiler ve Rusya–Ukrayna savaşının artık “alışılmış risk” olarak fiyatlanması, volatilite üzerindeki baskıyı azaltan temel unsurlar arasında öne çıkmaktadır. Ancak bu geri çekilme, jeopolitik risklerin ortadan kalktığı anlamına gelmemektedir. Aksine mevcut düşük VIX seviyesi, piyasanın riskleri ötelediği bir yapıya işaret etmektedir. Bu bağlamda, VIX’in 16 bandında dengelenmesi bir rahatlama sunsa da, jeopolitik cepheden gelebilecek ani bir haber akışıyla birlikte volatilitenin yeniden yukarı yönlü sert tepkiler verme potansiyeli korunmaktadır.
ALTIN(ONS) SPOT USD = 4.642
Ons Altın fiyatlarının yatay seyretmesi, özellikle İran–ABD geriliminde “kontrollü tansiyon” beklentisinin ve Rusya–Ukrayna savaşının artık piyasa tarafından büyük ölçüde fiyatlanmış olduğu değerlendirilmektedir. Bu durum güvenli liman talebini tamamen ortadan kaldırmasa da güçlü alım dalgasını da sınırlamaktadır. Aynı zamanda VIX Endeksi’nin 16 seviyelerine kadar gerilemesi, küresel piyasalarda kısa vadeli risk algısının zayıfladığını ve yatırımcıların acil korunma ihtiyacı hissetmediğini göstermekte, bu da Altın’ın yükseliş potansiyelini baskılamaktadır. Görünen o ki Altın’ın şu aşamada “bekle-gör” modunda olduğu; jeopolitik riskler tamamen kaybolmadığı için aşağı yönün sınırlı kaldığı değerlendirilmektedir. Ancak ciddi bir kriz tırmanışı görülmedikçe yukarı yönlü kısa vadede güçlü bir kırılmanın da gerçekleşmeyeceği tahmin edilmektedir. Bu nedenle mevcut yatay hareket, piyasaların riskleri geçici olarak arka plana attığını, fakat olası bir jeopolitik şokta Altın’ın hızlı şekilde yönünü yukarı çevirebilecek hassas dengede olduğunu ortaya koymaktadır.
DOLAR NDEKSİ (DXY) VADELİ İŞLEMLERİ= 97,73
Dolar Endeksi’nin 97,73 seviyelerinde seyretmesi Dolar’ın küresel ölçekte zayıflama eğiliminde ama henüz kırılmamış bir dengede olduğunu gösteriyor. Piyasalarda jeopolitik risklerin şimdilik kontrol altında algılanması Dolar’a olan talebi azaltırken, tamamen ortadan kalkmayan belirsizlikler düşüşü sınırlıyor. Bu nedenle dolar ne güçlü bir yükseliş trendine girebiliyor ne de sert bir düşüş yaşıyor; daha çok beklemede kalan, yön arayan bir görünüm sergiliyor.
ABD 10 YILLIK TAHVİL VERİMİ = 4,360
ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,36 seviyesinde kalması, piyasada net bir yön oluşmadığını ve kararsız bir fiyatlamanın devam ettiğini gösteriyor. Finansal piyasalarda özellikle FED faiz politikalarına dair belirsizlikler daha güçlü bir yükselişi sınırlıyor. Bu nedenle tahvil piyasası şu an yön arayan, ancak büyük bir kırılma için veri ve haber akışını bekleyen bir dengede hareket ediyor.
BRENT PETROL USD = 107,99
Brent Petrol, hafta içinde 115 Dolar’a kadar yükseldikten sonra haftanın son işlem gününde geri çekildi. Finansal piyasalarda ABD–İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı riski fiyatları yukarı iterken aynı zamanda “arz tamamen kesilmeyecek” beklentisi de yükselişi sınırlıyor. Bu yüzden Brent Petrol sert dalgalanıyor ama kalıcı bir yön oluşmuş değil.
TÜRKİYE CDS 5 YILLIK USD = 249,72
Türkiye CDS priminin 10 baz puan yükselmesi, ülke risk algısında kısa vadeli bir bozulmaya işaret ediyor. Bu artışta dış tarafta jeopolitik gerilimlerin özellikle Orta Doğu kaynaklı enerji ve güvenlik riskleri küresel risk iştahını azaltması etkili olurken, içeride ise finansal koşullardaki sıkılaşma ve belirsizlik algısı risk primini yukarı itiyor. Buna rağmen 10 bazlık hareket, sınırlı ama yukarı yönlü bir risk artışı olarak değerlendiriliyor.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Finansal piyasalarda risk algısının tamamen kaybolmadığı, ancak belirgin şekilde yumuşadığı bir denge durumu öne çıkıyor. Jeopolitik tarafta ABD–İran hattı ve Rusya–Ukrayna savaşı gibi başlıklar piyasada varlığını korusa da, bu riskler artık “şok” üretmekten ziyade fiyatlamaların arka planında kalmış durumda. Bu da hem volatilitenin düşmesine hem de Altın ve Petrol gibi varlıkların sert hareketler yerine bir dengeye oturmasına neden oluyor.
Asya piyasalarında daha temkinli ve istikrarlı bir seyir öne çıkarken, Avrupa tarafında enerji fiyatları ve küresel büyüme beklentileri daha hassas bir fiyatlama yaratıyor. ABD tarafında ise faizler ve Dolar Endeksi, piyasanın net bir yön bulmasını engelleyen ana denge unsurları olarak öne çıkıyor.
Sonuç olarak piyasalar panik modundan çıkmış ancak güçlü bir trend moduna da girmemiştir. Riskler tamamen ortadan kalkmadığı için aşağı yönlü hareketler sınırlı kalırken, aynı zamanda güçlü ve sürdürülebilir bir yükseliş de şimdilik oluşmamaktadır. Bu nedenle mevcut ortam, haber akışına son derece duyarlı, kontrollü bir denge sürecini işaret etmektedir.





