- Dönem CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Eğitim Bakanlığı bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmaya ilişkin önemli bir basın açıklaması yaptı. Kaya, söz konusu konuşmasının kamuoyunu yakından ilgilendiren bir meseleyi gündeme taşıma amacı taşıdığını vurguladı.
Kaya, Karaman’da Ensar Vakfı’na ait yurtlarda yaşanan ve 45 öğrencinin mağdur olduğu çocuk istismarı olayının Türkiye’nin vicdanında derin yaralar açtığını belirterek, olayın yargı kararıyla kesinleştiğine dikkat çekti. Sorumlu öğretmenin 508 yıl hapis cezasına çarptırıldığını ve halen cezaevinde bulunduğunu hatırlatan Kaya, konunun bir iddia değil, somut ve hukuki olarak sabit bir gerçek olduğunu ifade etti.
“Amacım Kurumları Hedef Almak Değil, Kamu Yararıdır”
Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmanın herhangi bir kişi ya da kurumu hedef almadığını belirten Kaya, asıl amacının Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim, barınma ve denetim gibi asli görevlerini çeşitli vakıf ve derneklere devretmesinin doğurduğu sonuçları eleştirmek olduğunu söyledi.
Kaya, konuşmasının açık bir eğitim politikası eleştirisi olduğunu vurgulayarak, “Bu bir hakaret değil; çocukların güvenliği, eğitim politikaları ve kamu yararı temelinde yapılmış meşru bir siyasal eleştiridir” dedi.
Tazminat Kararına Tepki
Karaman’daki olayın Meclis kürsüsünde dile getirilmesi nedeniyle Ensar Vakfı tarafından hakkında manevi tazminat davası açıldığını belirten Kaya, yerel mahkemenin tazminat cezası verdiğini, bölge adliye mahkemesinin ise bu kararı onaylamakla kalmayıp tazminat miktarını iki katına çıkardığını açıkladı.
Verilen kararın, milletvekillerinin yasama faaliyetleri kapsamında yaptıkları konuşmaların korunmasını öngören anayasal güvenceye aykırı olduğunu belirten Kaya, bunun ifade özgürlüğü ve parlamenter denetim açısından ciddi bir sorun teşkil ettiğini ifade etti.
“Dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne Taşıyorum”
Kaya, söz konusu karara karşı hukuki mücadelesini sürdüreceğini belirterek, dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacağını açıkladı. Adaletin sağlanmaması halinde süreci Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğini dile getirdi.
“Çocukların Güvenliği İçin Susmayacağım”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın asli görevlerini vakıf ve derneklerle yapılan protokoller aracılığıyla devretmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Kaya, bu durumun laik ve kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmadığını söyledi.
Kaya açıklamasını, “Çocuklarımızın güvenliği için konuşmaya, gerçeği söylemeye ve susmamaya devam edeceğim” sözleriyle tamamladı.





