Özel okul fiyatlarındaki fahiş artış tesadüf değil, doğrudan bir kamu politikası sonucudur.
Milli Eğitim Bakanlığı, kamusal eğitimi adım adım sahipsiz bırakırken; nitelikli, laik ve bilimsel eğitim arayışı aileleri mecburen özel okullara yönlendiriyor. Bu yönlendirme, planlı bir geri çekilmenin ürünüdür.
Kamusal okulların bütçeleri kısılıyor, öğretmen açığı büyüyor, sınıflar kalabalıklaşıyor; buna karşılık özel okullar hızla çoğalıyor ve fiyatlar hiçbir denetime tabi tutulmadan artıyor. Eğitim bir hak olmaktan çıkarılıp, açıkça bir piyasa malına dönüştürülüyor.
Laik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim anlayışı bilinçli biçimde tahrip edilirken; eğitimde eşitsizlik derinleşiyor, yoksul ve dar gelirli ailelerin çocukları sistem dışına itiliyor. Bugün özel okul ücretleri tartışılıyorsa, bunun sorumlusu “piyasa koşulları” değil; kamusal eğitimi terk eden siyasi iradedir.
Eğitim ticaret konusu yapılamaz.
Devletin asli görevi, herkes için nitelikli, parasız ve laik kamusal eğitimi güvence altına almaktır.





