ÜNİFORMA VATANIN, CÜBBE ADALETİN, DEVLET MİLLETİNDİR….
Türkiye’nin bugün yüzleşmesi gereken mesele tam da budur.
Askerlik, polislik, hâkimlik, savcılık sıradan birer meslek değil; vatana, millete ve hukuka karşı üstlenilmiş ağır birer hizmet sorumluluğudur!
Asker üniformasını maaş için değil, vatanı korumak için giyer.
Polis yetkisini makam için değil, vatandaşın güvenliği için taşır.
Hâkim cübbesini güçlülerin önünde eğilmek için değil, adalet dağıtmak için giyer.
Savcı, karşısındakinin kim olduğuna değil, suçun ve hukukun ne söylediğine bakar.
Doktorun önünde insan hayatı, öğretmenin elinde milletin geleceği, gazetecinin kaleminde halkın gerçeği öğrenme hakkı vardır!
Elbette hepsi maaş alacak, ailelerini geçindirecek, emeklerinin karşılığını görecektir. Ama maaş almak başka, millete hizmeti maaşa satılmış bir görev gibi görmek başkadır!
İşte bugünkü yönelttiğim temel eleştiri budur: Devletin hizmet makamlarını sıradan birer geçim kapısına, görev sorumluluğunu da makam ve itaat hesabına indirgeme tehlikesi
Devletin temel hizmetlerini makamını koruma, üstlerini memnun etme ve siyasi itaat anlayışına teslim ederseniz, hizmetin ruhunu öldürürsünüz.
Bir hâkim adalet yerine makamını, bir polis hukuk yerine terfisini, bir asker vatan yerine siyasi sadakati düşünüyorsa o kurumlar kimin için vardır?”
“Devletin kapısına milletin adını yazıp içeride siyasi sadakat arıyorsanız, orada kime hizmet
Ediliyor…
Çünkü bu insanlar herhangi bir hükümetin değil, milletin hizmetindedir.
sorulması gereken soru açık……
Devletin maaşını almak, iktidarın adamı olmayı gerektirmemeli..
Bu sorunun cevabı söylemlerde değil; atamalarda, terfilerde, verilen kararlarda ve kamu görevlilerinin ne kadar bağımsız hareket edebildiğinde aranmalıdır.
İktidarlar değişir. Bakanlar değişir. Cumhurbaşkanları değişir. Devletin millete karşı sorumluluğu değişmez.
Devlet hizmeti siyasi sadakatin ödülü, itaatsizliğin cezası hâline getirilemez.
Devletin kurumlarını yönetmek, o kurumların sahibi olmak değildir!
Makam millete hizmet içindir; iktidara sadakat için değil!
Hizmeti maaşa, görevi makam hesabına, millete sadakati siyasi itaate indirgerseniz yalnızca kurumları değil, devletin geleceğini de tehlikeye atarsınız
Millete hizmeti geçim kapısına, vicdanı terfi hesabına çevirirseniz geriye devlet değil, makamlarını koruyan insanlar kalır
Çetin Ay





