CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Parti Okulu yönetici eğitimleri kapsamında geldiği İstanbul Bahçelievler’de, kalabalık sınıflara ve okullardaki güvenlik sorunlarına dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i Esenyurt’taki okulları birlikte ziyaret etmeye çağıran Kaya, çocuklara ücretsiz yemek sağlanmasını ve okullarda uzmanlardan oluşan destek birimleri kurulmasını istedi.
Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu ilçe yönetici eğitimi kapsamında Bahçelievler’de basın açıklaması yapan Yıldırım Kaya; eğitimde yaşanan sorunları, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik uygulamaları ve İstanbul’un yerel sorunlarını değerlendirdi. Kaya, yönetici eğitimleriyle halkın sorunlarını bilen, çözüm üreten ve Cumhuriyet değerlerine sahip çıkan kadrolar yetiştirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kalabalık sınıflara ilişkin açıklamalarını eleştiren Kaya, Esenyurt’taki okulları işaret ederek, “Gelsin, İstanbul 3. Bölge’yi gezelim. Esenyurt’ta hangi okulu istiyorsa gidelim” dedi. İlçede 70–80 kişilik sınıfların bulunduğunu savunan Kaya, Tekin’e, “Yusuf Tekin, sen 50 kişilik sınıflar gördüğünde Milli Eğitim Bakanlığını bırakacak mısın?” diye seslendi.
Sınıf mevcutları azaltılmadan ve öğretmen ihtiyacı karşılanmadan nitelikli eğitim sağlanamayacağını vurgulayan Kaya, ücretli öğretmenlerin çalışma koşullarını da eleştirdi. Kalabalık sınıfların öğretmenin her öğrenciyle ilgilenmesini güçleştirdiğini belirten Kaya, “40 dakikada bir çocuğa bir dakikalık bile zaman ayıramayan bir öğretmenin sağlıklı eğitim vermesi beklenemez” ifadelerini kullandı.
Başakşehir’de bir öğrencinin yaşamını yitirdiği okul saldırısını hatırlatan Kaya, çocukları koruyacak önleyici mekanizmaların yetersizliğinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Akran zorbalığı, şiddet, madde bağımlılığı, sanal kumar ve dijital bağımlılık risklerine dikkat çeken Kaya; okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı bulunup bulunmadığını sordu.
Risk düzeyi yüksek okullarda psikolojik danışman, psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan sürekli okul destek birimleri, diğer okullarda ise gezici uzman ekipler kurulmasını öneren Kaya, şunları söyledi:
“Çocuklarımızın güvenliği yalnızca okul kapısına güvenlik görevlisi koyarak sağlanamaz, sağlanamıyor. Çocuklarımız öldükten sonra açıklama yapmak değil, çocuklarımızı kaybetmeden önlem almak devletin birincil görevidir.”
Çocukların beslenme ve temizlik ihtiyaçlarının kamusal sorumluluk olduğunu vurgulayan Kaya, her öğrenciye okulda en az bir öğün ücretsiz ve sağlıklı yemek verilmesini, temiz içme suyuna erişimin sağlanmasını istedi. Okullarda sabun ve tuvalet kâğıdı gibi temel ihtiyaçların eksiksiz karşılanması gerektiğini belirten Kaya, “Bunlar lüks değil, çocuklarımızın en temel haklarıdır” dedi. Çocukların beslenmesi için kaynak ayrılamayacağı yönündeki yaklaşımı eleştiren Kaya, “Önce çocuklarımızın karnını doyuracağız, sonra eğitimde başarı hikâyesi anlatacağız” diye konuştu.
Açıklamasında belediye başkanlarına yönelik tutuklama, görevden uzaklaştırma ve kayyum uygulamalarına da tepki gösteren Kaya, bu süreçleri halkın seçme ve seçilme iradesine müdahale olarak değerlendirdi. İstanbul’daki seçim sonuçlarını hatırlatarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Kaya, “Büyükşehir belediye başkanını ve ilçe belediye başkanlarını cezaevinde tutarak İstanbul’u kazanamazsınız” dedi.
“Sandıkta kazanamadığınızı masa başında kazanamazsınız” diyen Kaya, suç isnatlarının bağımsız ve tarafsız yargı tarafından ele alınması gerektiğini belirtti. Kaya, “Ancak tutukluluk cezalandırma aracına, yargı süreçleri siyasi mücadele yöntemine dönüştürülemez” ifadelerini kullandı.
Borsa ve fon işlemlerine ilişkin iddiaların da kapsamlı biçimde araştırılmasını isteyen Kaya, Kemal Kılıçdaroğlu’nun çözüm önerilerine atıfta bulundu. Denetim sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesini, yüksek tutarlı fon işlemlerinin incelenmesini ve varsa önceden bilgi edinerek haksız kazanç sağlayanların ortaya çıkarılmasını talep etti. Kaya, sorumluluğun birkaç kişiyle sınırlandırılmaması, olası örgütlü yapının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini söyledi.
Bahçelievler ve çevre ilçelerde deprem riski, eski yapı stoku, yüksek kiralar, trafik, otopark ve yeşil alan yetersizliğinin yurttaşların yaşamını zorlaştırdığını belirten Kaya; depreme dayanıklı kentler, yeterli okul ve derslik, ücretsiz kreşler ve güçlü kamusal hizmetler çağrısı yaptı. Kaya, “Kentler rantın değil, halkın ihtiyaçlarına göre değerlendirilmelidir” dedi.
Eğitimin, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitiren Dicle Deli ve diğer yurttaşlar ile eski İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş’in anısına ithaf edildiğini açıklayan Kaya, katliamın tüm sorumlularının hesap vermesi için adalet mücadelesinin süreceğini belirtti. Hasan Fehmi Güneş’in yaşamını da Cumhuriyet’in eğitim yoluyla sunduğu olanakların bir örneği olarak değerlendirdi.
Parti yöneticilerinin yurttaşlarla hayatın her alanında buluşması gerektiğini vurgulayan Kaya, “Parti yöneticisi yalnızca toplantı salonunda değil; okul kapısında, fabrika önünde, pazarda, esnafın dükkânında, emeklinin sofrasında, gençlerin yanında olmalıdır”





