Bu siteyi kullanarak Gizlilik Sözleşmesi ve Bilgi Güvenliği Politikası'nı onaylamış olursunuz.
Kabul Et
Sahi GündemSahi GündemSahi Gündem
Bildiri
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Okuma: Suriye–SDG/YPG Mutabakatı: Sahadaki Çözülmeden Bölgesel Stratejik Uyuma
Paylaş
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
Sahi GündemSahi Gündem
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Ara
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Mevcut bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi Takip Edin
HaberPOLİTEİA

Suriye–SDG/YPG Mutabakatı: Sahadaki Çözülmeden Bölgesel Stratejik Uyuma

Suriye hükümeti ile SDG/YPG arasında varılan entegrasyon mutabakatı yalnızca askeri bir sonuç mu? ABD, İsrail ve Şam arasında ilan edilmemiş bir stratejik uyum mu şekilleniyor? POLİTEİA raporu süreci çok boyutlu biçimde analiz ediyor.

Sahi Gündem
Son güncelleme: 28/01/2026 13:46
Sahi Gündem
Yayımlandı 28/01/2026
Paylaş
Paylaş

Suriye Merkezi Hükümeti ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG/YPG) arasında imzalanan entegrasyon ve ateşkes anlaşmaları, sahadaki güç dengelerinin ötesinde daha geniş bir jeopolitik dönüşümün parçası olarak değerlendiriliyor. 

POLİTEİA / Politik Araştırmalar Merkezi tarafından hazırlanan “SURİYE–SDG/YPG MUTABAKATI: GÖRÜNENİN ÖTESİNDE BİR STRATEJİK OKUMA” başlıklı analiz, bu mutabakatın yalnızca askeri zorunluluklardan değil; ABD, İsrail ve Şam yönetimi arasında örtük bir stratejik uyumdan kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor.

2011’de başlayan Suriye iç savaşı, zamanla rejim–muhalefet denkleminden çıkarak küresel ve bölgesel güçlerin çıkarlarının kesiştiği çok katmanlı bir mücadele alanına dönüştü. Bu süreçte ülke, fiili olarak parçalı bir egemenlik yapısına evrilirken, merkezi devlet otoritesi ciddi ölçüde aşındı.

Özellikle Kuzeydoğu Suriye’de SDG/YPG’nin askeri, idari ve ekonomik kapasite inşa etmesi; enerji sahaları, tarım havzaları ve su kaynakları üzerindeki kontrolü sayesinde örgüte sahada olduğu kadar müzakere masasında da önemli bir avantaj sağladı.

Ancak son dönemde yaşanan hızlı çözülme, bu statükonun sürdürülemez hale geldiğini ortaya koydu.

SDG/YPG’de Hızlı ve Dirençsiz Çözülme

Rapora göre, SDG/YPG lideri Mazlum Abdi’nin açıkladığı 100 bin kişilik güç iddiası gerçeği yansıtmıyor. Örgütün askeri kapasitesini abartarak ABD’den aldığı desteği araçsallaştırdığına dair iddialar, eski mensuplar tarafından da kamuoyuna yansıdı.

On yılı aşkın sürede oluşturulan askeri ve idari yapıların çok kısa sürede, neredeyse çatışmasız biçimde merkezi yönetime devredilmesi; petrol sahaları ve stratejik tesislerden geri çekilme, SDG/YPG’nin pazarlık gücünün ani ve yapısal biçimde ortadan kalktığını gösterdi.

Analize göre bu süreç, yalnızca bir geri çekilme değil; siyasal ve ideolojik bir tasfiye anlamı taşıyor.

ABD’nin Sessizliği: Bilinçli Bir Geri Çekilme mi?

Washington’un sürece doğrudan askeri müdahalede bulunmadan yön vermesi, Ocak 2026 itibarıyla netlik kazandı. ABD, askeri ve mali desteğini kestiğini açık biçimde ortaya koyarken, SDG/YPG’nin siyasi kazanımlarına yönelik herhangi bir güvence mekanizmasını devreye sokmadı.

18 Ocak 2026’da imzalanan Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması, bu yaklaşımın somut sonucu olarak değerlendiriliyor. Anlaşma; SDG/YPG’nin askeri unsurlarının çekilmesini, petrol ve gaz sahalarının merkezi yönetime devrini ve örgüt mensuplarının bireysel olarak Suriye devlet yapısına entegre edilmesini öngörüyor.

Bu tablo, ABD’nin SDG/YPG ile ilişkisinin taktik ve geçici niteliğini bir kez daha teyit ediyor.

Şara Yönetimi ve Uluslararası Meşruiyet Hamlesi

Ahmed eş-Şara liderliğindeki yeni Şam yönetimi, “merkezileşme” ve “ulusal birlik” söylemini dış politika aracı olarak da kullanıyor. ABD ve AB ile temasların hızlanması, İsrail karşıtlığının ideolojik eksenden çıkarılması, İran’a mesafeli ve Rusya’ya bağımlılığı azaltmayı hedefleyen bir denge siyaseti dikkat çekiyor.

Bu yaklaşımın sahadaki en çarpıcı yansıması, Kürtlerin siyasi ve kültürel haklarını genişleten kararname oldu. Kürtçenin ulusal dil statüsü kazanması, Nevruz’un resmi tatil ilan edilmesi ve uzun süredir vatandaşlık hakkından mahrum bırakılan Kürtlere yurttaşlık verilmesi, Suriye tarihinde bir ilk olarak kayda geçti.

Golan Tepeleri: Sessiz Bir Stratejik Kazanım

Raporda, 2025–2026 döneminde Suriye ile İsrail arasında yürütülen örtük görüşmelere de dikkat çekiliyor. Suriye’nin resmi haritalarında Golan Tepeleri’ni sınır gösteriminden çıkarması ve güneyde ağır askeri konuşlanmadan kaçınması, sahadaki fiili durumun kabullenildiğine işaret ediyor.

Ocak 2026’da Paris’te ABD gözetiminde yapılan görüşmeler sonucunda, iki ülke arasında doğrudan normalleşme olmaksızın ortak bir koordinasyon mekanizması kurulması kararlaştırıldı. Bu gelişme, İsrail’in kuzey sınır güvenliğini güçlendirirken, Suriye sahasında düşük profilli ama etkili bir denge oluşturdu.

İlan Edilmemiş Bir Stratejik Uyum mu?

POLİTEİA/ Politik Araştırmalar Merkezi analizine göre; ABD’nin askeri ilerlemeye fiilen engel olmaması, SDG/YPG’yi korumaya dönük bir irade sergilememesi ve Şam yönetiminin Batı ile uyumlu politikalar izlemesi birlikte değerlendirildiğinde, Şam–ABD–İsrail arasında yazılı olmayan bir stratejik uyum ihtimali güçleniyor.

Bu uyumun temel başlıkları şöyle sıralanıyor:

  • İran etkisinin sınırlandırılması
  • Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması
  • İsrail için öngörülebilir bir komşu devlet inşası
  • ABD’nin düşük maliyetli çekilme stratejisi

Türkiye Açısından Denklem Ne Anlama Geliyor?

Türkiye açısından SDG/YPG’nin tasfiye süreci, açık bir güvenlik kazanımı olarak değerlendiriliyor. Ancak rapor, bu kazanımın Türkiye’nin doğrudan oyun kurucu olduğu bir süreçten ziyade, ortaya çıkan sonuçtan fayda sağlayan bir konum yarattığına işaret ediyor.

Ankara’nın asıl sınavı, askeri sonuçları kalıcı siyasal ve hukuki teminatlara dönüştürebilmek olarak tanımlanıyor.

Yeni Düzen, Yeni Riskler

Suriye–SDG/YPG mutabakatı, yalnızca bir entegrasyon anlaşması değil; on yılı aşkın bir dönemin kapanışı ve merkezi devletin yeniden önceliklendirildiği yeni bir bölgesel düzenin işareti olarak okunuyor.

Bu yeni denklem, Türkiye için doğrudan bir karşıtlık üretmese de, manevra alanını daraltan bir denge oluşturuyor. POLİTEİA’ya göre Ankara’nın başarısı, sahadaki askeri avantajlardan ziyade, yoğun diplomasi ve stratejik derinlik ile belirlenecek.

Contents
SDG/YPG’de Hızlı ve Dirençsiz ÇözülmeABD’nin Sessizliği: Bilinçli Bir Geri Çekilme mi?Şara Yönetimi ve Uluslararası Meşruiyet HamlesiGolan Tepeleri: Sessiz Bir Stratejik Kazanımİlan Edilmemiş Bir Stratejik Uyum mu?Türkiye Açısından Denklem Ne Anlama Geliyor?Yeni Düzen, Yeni Riskler

Ayrıca Şunları da Beğenebilirsiniz

Trump ve Meloni’den Ticaret Mesajı: “Adil Bir Anlaşma Olacak”

CHP BURSA MİLLETVEKİLİ ORHAN SARIBAL: “FINDIK FERRERO’YA TESLİM, ÜRETİCİYE ZARARINA SATIŞ DAYATILIYOR”

ILO: İstihdamda Cinsiyet Eşitliğine Ulaşmak İki Yüzyıl Alacak

ABD’de Askeri Üsse Silahlı Saldırı: Fort Stewart Kısmen Kapatıldı, Can Kayıpları Var

Toplum Çalışmaları Enstitüsü: “Kim Bu Gençler?”

ETİKETLENDİ:ABDSDGsuriyeYPG
Bu Yazıyı Paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp
Bir Yorum Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HABERLER

Barış Vakfı’ndan Kritik Uyarı: Türkiye ve Suriye’de Süreç Yeni Bir Yol Ayrımında

Sahi Gündem
Sahi Gündem
29/01/2026
Milyarderlerin Gücüne Karşı Özgürlüğü Korumak!
Suriye–SDG/YPG Mutabakatı: Sahadaki Çözülmeden Bölgesel Stratejik Uyuma
İran’daki Protestolar Yeni Bir Eşiğe Mi Girdi? Ekonomik Tepkiden Sistemsel Krize
Devrimden Reformizme: Sosyal Demokrasinin Küresel Serüveni ve Türkiye’de CHP Deneyimi
Önceki Sonraki

BİZİ TAKİP EDİN

FacebookBeğeni
XTakip
InstagramTakip
YoutubeAbone

YAZARLAR

Mehmet Bekaroğlu
Yıldırım Kaya
Mehtap Yücel
Zeki Kılıçaslan
Yıldırım Öztürk

Kategoriler

  • Yazarlar
  • Haber
  • Siyaset
  • Emek/Sendika
  • Dünya
  • Ekonomi

SAHİ

2025 © Her Hakkı Mahfuzdur.

Bize Yazın

Herhangi bir konu hakkında bize yazabilirsiniz.

bilgi@sahigundem.com

© Sahi Gündem. Tüm Hakları Saklıdır.
Tekrar Hoşgeldin!

Hesabınıza giriş yapın

Kullanıcı Adı veya E-posta
Şifre

Şifreni mi unuttun?