Fransa’nın V. Cumhuriyet sistemi, güçlü yürütme karşısında parlamentonun yetkilerini anayasal sınırlarla tanımlarken; yasama, denetim ve bütçe süreçlerinde işlevsel ama kontrollü bir rol öngörüyor. Politik Araştırmalar Merkezi’nin raporu, Fransa Parlamentosunun yarı başkanlık modeli içindeki konumunu ve Türkiye ile yapısal farklarını mercek altına alıyor.
Fransa, 1789 Devrimi’nden bu yana 15 farklı anayasal rejim deneyimledi. Günümüzde yürürlükte olan siyasal sistem, 1958 Anayasası ile kurulan ve yarı başkanlık modeli olarak tanımlanan V. Cumhuriyet rejimine dayanıyor. Bu model, geçmişte yaşanan anayasal istikrarsızlıkların ardından yürütme gücünü merkezileştirmeyi hedefleyen bir kurumsal tasarım sunuyor.
Bu çerçevede Cumhurbaşkanı, doğrudan halk tarafından seçilerek yürütmenin merkezinde konumlanıyor. Başbakanı atama, Ulusal Meclisi feshetme ve referandum yetkileriyle donatılan Cumhurbaşkanı, sistemin en güçlü aktörü olarak öne çıkıyor. Buna karşılık Başbakan ve Bakanlar Kurulu, parlamenter sorumluluk ilkesi gereği Ulusal Meclis çoğunluğuna dayanıyor.
Cumhurbaşkanı ile Meclis çoğunluğunun farklı siyasi eğilimlerden oluştuğu dönemler ise “kohabitasyon” olarak adlandırılıyor ve sistemin esnekliğini sınayan özel bir yönetişim pratiği yaratıyor.
İki Kanatlı Parlamento Yapısı
Fransa Parlamentosu, Ulusal Meclis ve Senato olmak üzere iki kanattan oluşuyor. Yasama sürecinde belirleyici olan Ulusal Meclis, 577 milletvekilinden meydana geliyor ve Hükûmeti düşürme yetkisine sahip tek organ olma niteliğini taşıyor.
Senato ise 348 üyeden oluşuyor ve yerel yönetimlerin temsiline dayanan bir üst meclis olarak yapılandırılmış durumda. Senato üyeleri, milletvekilleri ve yerel yöneticilerden oluşan “Büyük Seçiciler” sistemiyle belirleniyor. Senato feshedilemiyor ve yasama sürecinde çoğunlukla son söz Ulusal Meclise ait oluyor.
Yasama Yetkisi ve Yürütmenin Ağırlığı
Fransa’da kanun teklif etme yetkisi hem Hükûmete hem de milletvekillerine tanınmış olsa da, anayasal düzenleme Parlamentonun yasama alanını sınırlı tutuyor. Buna karşılık yürütmenin düzenleme yetkisi geniş bir çerçevede tanımlanıyor.
Bu durum, yürütmenin norm koyma kapasitesini artırırken Parlamentonun klasik yasama işlevini daraltıyor. Cumhurbaşkanının mutlak veto yetkisi bulunmamakla birlikte, yürütmenin genel ağırlığı sistemin belirleyici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Denetim Mekanizmaları: Sınırlı Ama Etkin
Ulusal Meclis’te denetim faaliyetleri; yazılı ve sözlü sorular, araştırma komisyonları, güven oylaması ve güvensizlik önergeleri aracılığıyla yürütülüyor. Ayrıca kamu politikalarının etkinliğini ölçmek amacıyla özel izleme ve değerlendirme mekanizmaları işletiliyor.
Senato ise özellikle araştırma ve bütçe denetimi alanlarında aktif bir rol üstleniyor. Yasama sürecinde ikincil konumda olsa da, denetim kapasitesi bakımından tamamlayıcı bir işlev görüyor.
Bütçe Sürecinde Parlamento ve Sayıştay
Fransa’da bütçe sürecinde Parlamento; bütçeyi görüşme, değiştirme ve denetleme yetkilerine sahip. Sürecin dış denetim boyutunda ise Sayıştay (Cour des Comptes) kilit bir kurumsal aktör olarak öne çıkıyor.
Mali şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri, bütçe sürecinin anayasal temelini oluştururken, bu yapı Fransa’nın mali denetim sistemini güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.
Anayasa Konseyi’nin Dengeleyici Rolü
Dokuz üyeden oluşan Anayasa Konseyi, kanunların Anayasaya uygunluğunu denetliyor. Üyelerin üçü Cumhurbaşkanı, üçü Ulusal Meclis, üçü ise Senato tarafından atanıyor. Konsey ayrıca seçim ve referandumların denetiminden de sorumlu.
Bu yönüyle Konsey, Fransa’da anayasal denge ve denetim mekanizmasının merkezinde yer alıyor.
Türkiye ile Karşılaştırmalı Perspektif
Rapor, Fransa’nın yarı başkanlık modeli ile Türkiye’nin Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi arasında yürütmenin güçlendirilmesi temelinde yapısal benzerlikler bulunduğuna dikkat çekiyor. Her iki sistemde de Cumhurbaşkanı doğrudan halk tarafından seçiliyor ve yürütmenin merkezinde yer alıyor.
Ancak Fransa’da Ulusal Meclisin hükûmeti düşürme yetkisini koruması, Türkiye’de ise yürütmenin parlamentoya karşı siyasal sorumluluğunun bulunmaması önemli bir ayrışma noktası olarak öne çıkıyor. Bütçe sürecinde Fransa’da Sayıştayın güçlü konumu dikkat çekerken, Türkiye’de yürütmenin belirleyici rolü daha baskın bir görünüm sergiliyor.
Sınırlı Yetki, İşlevsel Parlamento
Politik Araştırmalar Merkezi’nin değerlendirmesine göre Fransa Parlamentosu, V. Cumhuriyet sistemi içinde güçlü yürütme karşısında sınırlı ancak işlevsel bir konuma sahip. Yarı başkanlık modeli yürütme istikrarını önceleyen bir yapı sunarken; Parlamento, anayasal sınırlar içinde yasama, denetim ve bütçe işlevlerini sürdürmeye devam ediyor.
Gelişmiş denetim mekanizmaları, mali şeffaflık ve Anayasa Konseyinin dengeleyici rolü, Fransa modelini ayırt edici kılan temel unsurlar arasında yer alıyor.





