Türkiye- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ortaya atılan iddialara ilişkin başlattığı soruşturma kapsamında dosyayı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu üzerinden yürüttü. Bu çerçevede, Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki’nin “müşteki” sıfatıyla ifadesi alındı.
“Vekâletname ile Avukat Tayin Ettim”
Kapki, el yazısıyla hazırladığı şikâyet dilekçesini kendisinin kaleme aldığını ve Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdiğini belirtti. Vekâlet ilişkisi bulunan Melih isimli avukat arkadaşının kendisini arayarak, Mücahit Birinci’nin kendisiyle görüşmek istediği ve tutuklu bulunduğu dosyadan tahliyesini sağlayabileceği yönünde haber ilettiğini öne sürdü.
İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturmasında üç kez ifade verdiğini ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasına rağmen beyanlarının yeterli bulunmadığını, bu nedenle tahliye edilmediğini aktaran Kapki, “Ben de tahliye olabileceğimi düşünerek bu şahısla görüşebileceğimi söyledim. Bunun üzerine noter kanalıyla gönderilen vekâletname ile 29 Temmuz’da Mücahit Birinci’yi avukatım olarak tayin ettim.” dedi.
“Makyavelist Olmamı ve Kendimi Ona Teslim Etmemi Söyledi”
Birinci’yi daha önce tanımadığını belirten Kapki, şunları anlattı: “Bu şahsı ilk ve son defa beni ziyaret ettiği gün gördüm. Vekâletname düzenlendikten sonra 31 Temmuz’da Birinci ziyaretime geldi. Görüşmeye başladıktan sonra bana öncelikle makyavelist olmamı ve kendimi ona teslim etmem gerektiğini, bunu yaparsam bir hafta içinde tahliye olacağımı söyledi. Bunun yolunun nasıl olacağını sorduğumda yanında 2 nüsha halinde getirdiği 1,5 sayfalık bilgisayar yazılı metinleri bana verdi ve okumamı söyledi.”
Metinlerde yer alan ifadelerden rahatsız olduğunu dile getiren Kapki, “Bunları okuyunca kimseye iftira edemeyeceğimi söyleyip, metinde geçen hususların doğru olmadığını belirttim. Söz konusu metni imzalamayı reddettim. Ayrıca kendisine zaten etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığımı söyledim. Buna rağmen bazı gazetecilerin hakkımda aleyhte yazılar yazdığını söylediğimde kendisinin tüm bu durumları tersine çevireceğini ve yine kendisine teslim olmamı vadetti. Ayrıca tüm bu işlerin karşılığı olarak benden 2 milyon dolar alacağını söyledi. Bu ücreti talep ederken bu parayı herhangi birine vereceğine dair bir ibaresi olmadı. Ben kimseye iftira etmeyeceğimi söylediğimden aramızdaki görüşme sonlandı.” dedi.
“Parayı İlişkilerini Kullanmak Amacıyla Kullanacağına Dair Bir Vaadi Olmadı”
Kapki, Birinci’nin yanındaki metinleri geri aldığını belirterek, “Kendisi çıkacakken tahliye olup olamayacağımı sordum. Birinci de ‘Senin tercihin bu oldu.’ dedi ve ayrıldı. Adliye içerisinde ilişkili olduğu hâkim ya da Cumhuriyet savcısı olduğuna ve benden istediği parayı bu ilişkilerini kullanmak amacıyla kullanacağına dair bir vaatte bulunmadı.” ifadelerini kullandı.
Kapki, olaydan birkaç gün sonra noter aracılığıyla Birinci’yi vekâletten azlettiğini ve şikâyetçi olduğunu söyledi.
Savcılıktan Yetkisizlik Kararı
Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığı Bakanlık Muhabere Bürosu’nun verdiği yetkisizlik kararında, Kapki’nin avukatının 12 Ağustos’ta Birinci hakkında “görevi kötüye kullanma” iddiasıyla sunduğu dilekçeye yer verildi. Kararda, şikâyet dilekçesindeki benzer iddialarla ilgili olarak, Kapki aleyhine verilen ifadelerin de aynı yöntemle alınmış olabileceği değerlendirildi. Dosya, bu gerekçeyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.





