Bu siteyi kullanarak Gizlilik Sözleşmesi ve Bilgi Güvenliği Politikası'nı onaylamış olursunuz.
Kabul Et
Sahi GündemSahi GündemSahi Gündem
Bildiri
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Okuma: KESK’ten Kadın Cinayetleri Tepkisi: “Kadın Cinayetleri Münferit Değil! Sistematik!”
Paylaş
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
Sahi GündemSahi Gündem
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Ara
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Mevcut bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi Takip Edin
Siyaset

KESK’ten Kadın Cinayetleri Tepkisi: “Kadın Cinayetleri Münferit Değil! Sistematik!”

KESK, kadın cinayetlerindeki artışa dikkat çekerek cezasızlık politikalarını eleştirdi. İstanbul Sözleşmesi’ne dönüş ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması çağrısında bulundu.

Sahi Gündem
Son güncelleme: 23/02/2026 11:51
Sahi Gündem
Yayımlandı 23/02/2026
Paylaş
Paylaş

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), artan kadın cinayetlerine ilişkin yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, cezasızlık politikalarına ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına dikkat çekilerek, hükümete somut ve bütçeli eylem planı çağrısı yapıldı.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türkiye’de art arda yaşanan kadın cinayetlerine ilişkin kamuoyuna yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kadın cinayetlerinin münferit değil sistematik olduğuna vurgu yapılarak devletin yükümlülüklerini yerine getirmediği savunuldu.

Metinde şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’de aynı gün içinde, 6 kadın katledildi. 2026’nın ilk ayında 22 kadın öldürüldü; 14 kadının ölümü ise kayıtlara “şüpheli” olarak geçti. Bu cinayetler bir ihlale, politika boşluğuna ve sistematik cezasızlığa işaret ediyor. Kadın cinayetleri münferit değil! Sistematik!”

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Vurgusu

Açıklamada, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik programların askıya alındığı belirtildi.

Kadın örgütlerinin verilerine atıf yapılan metinde, sözleşmenin feshi sonrasında kadın cinayetleri ve “şüpheli kadın ölümleri”nin arttığı ifade edildi. Ayrıca 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un tutarsız uygulandığı ve uzaklaştırma kararlarının caydırıcılığını yitirdiği savunuldu.

“Yani yaşam hakkını korumakla yükümlü devlet, yükümlülüğünü yerine getirmiyor.” denildi.

“Aile Birliği” Politikalarına Eleştiri

KESK açıklamasında, son dönemde hayata geçirilen düzenlemelerin toplumsal cinsiyet eşitliği yerine “aile birliğinin korunması” yaklaşımını esas aldığı ifade edildi. Oysa araştırmaların, kadın cinayetlerinin büyük bölümünün eşler veya eski eşler tarafından işlendiğini ortaya koyduğu hatırlatıldı.

Toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının siyasi bir hedef haline getirildiği ve boşanma süreçlerinin kadınlar aleyhine zorlaştırıldığı bir ortamda şiddetle gerçek anlamda mücadele edilemeyeceği savunuldu.

Af ve Cezasızlık Eleştirisi

Metinde, yılın başında çıkarılan afla kadına yönelik şiddet faillerinin de salıverildiği ve bir failin cezaevinden çıktıktan kısa süre sonra bir kadını öldürdüğü belirtildi.

“Kadına yönelik şiddeti engelleme ve önleme konusunda bir irade gösterilecekse şayet, kanunlar gereğince uygulanmalı, cezasızlık politikasına son verilmelidir!” ifadeleri kullanıldı.

Meclis Komisyonu ve Eylem Planı Eleştirisi

Geçen yıl Ekim ayında kurulan Kadına Karşı Şiddet ve Ayrımcılığın Önlenmesine Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu’na da değinilen açıklamada, komisyon çalışmalarının somut bir eylem planına veya kanun değişikliğine dönüşmediği savunuldu.

Kadın örgütlerinin yıllardır veri topladığı, rapor hazırladığı ve politika önerileri sunduğu hatırlatılarak, İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesi çağrısı yinelendi.

KESK’in Talepleri

KESK, taleplerini şu başlıklarla sıraladı:

  • AKP hükümetinin, ölçülebilir hedefler içeren ve bütçesi belirlenmiş bir eylem planı hazırlaması,
  • 6284 sayılı Kanun’un etkili uygulanması için idari ve yargısal tedbirlerin alınması,
  • Uzaklaştırma kararlarına aykırı davranan faillere yönelik sıfır tolerans politikası ilan edilmesi,
  • Toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan plan ve politikaların hayata geçirilmesi,
  • İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmesi ve ulusal/uluslararası mevzuatın gereklerinin yerine getirilmesi.

Açıklama, “KESK olarak, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana, kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırılana kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz. ARTIK YETER! BİR KİŞİ DAHA EKSİLMEYECEĞİZ!” sözleriyle sona erdi.

Açıklamanın tamamı şu şekilde;

Türkiye’de aynı gün içinde, 6 kadın katledildi. 2026’nın ilk ayında 22 kadın öldürüldü; 14 kadının ölümü ise kayıtlara “şüpheli” olarak geçti. Bu cinayetler bir ihlale, politika boşluğuna ve sistematik cezasızlığa işaret ediyor. Kadın cinayetleri münferit değil! Sistematik!

İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuzca çıkılmasının ardından toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamayı hedefleyen tüm programlar askıya alındı. Kadın örgütlerinin kendi çabalarıyla bir araya getirdiği veriler de İstanbul Sözleşmesinin feshinin ardından kadın cinayetlerinin ve “şüpheli kadın ölümlerinin” arttığını ortaya koyuyor. Sözleşmeye uyum sürecinin mirası 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun ise tutarsız uygulanıyor. Uzaklaştırma kararlarının caydırıcılığının fiilen ortadan kalktığını görüyoruz. Yani yaşam hakkını korumakla yükümlü devlet, yükümlülüğünü yerine getirmiyor. 

Kadına yönelik şiddetle mücadele ve kadın cinayetlerini önlemeye yönelik ulusal bir eylem planı bulunmadığı gibi kadına yönelik şiddetle mücadelede koordineli, izlenebilir ve bütçelendirilmiş bir eylem planı da hayata geçirilmiyor. Şiddeti önleme; son çare olarak kriz yönetimine başvurmanın değil, bütünlüklü bir politikanın konusu olmalı.

Kadına Yönelik Şiddeti Önleme İradesinin Göstergesi Aileci Politikalar Değil!

Son dönemde hayata geçirilen düzenlemeler, toplumsal cinsiyet eşitliğini değil, “aile birliğinin korunması”nı esas alırken, araştırmalar kadın cinayetlerinin büyük çoğunluğunun eşler, eski eşler tarafından işlendiğini gösteriyor. Aileyi merkeze alan politikalarsa evlilik içinde savunmasız bırakılan kadınlara ilişkin başlıklara yer vermiyor. 

Toplumsal cinsiyet rollerinin, ekonominin, medyanın ve hukuki ayrıntıların kadın cinayetlerini nasıl şekillendirdiğine bakmadan, kadın cinayetlerinin önlenmesi için hukuki ve toplumsal çözümler önerilmeden, boşanma süreçlerinin kadınlar aleyhine zorlaştırıldığı ve toplumsal cinsiyet eşitliği kavramının kendisinin siyasi bir hedef haline getirildiği bir ortamda kadına yönelik şiddetle gerçek anlamda mücadele edileceğine inanmıyoruz.

Yılın başında da kadın örgütlerinin uyarılarına rağmen afla kadına yönelik şiddet failleri de salıverilmiş ve bir fail cezaevinden çıkar çıkmaz bir kadını öldürmüştü. Cinayetlerin büyük bir kısmı da haklarında uzaklaştırma kararları verilen erkeklerce işleniyor. Kadına yönelik şiddeti engelleme ve önleme konusunda bir irade gösterilecekse şayet, kanunlar gereğince uygulanmalı, cezasızlık politikasına son verilmelidir!

Ayrıca, kadın cinayetlerinin önlenmesi, yalnızca hukuki yaptırımlarla değil, toplumsal farkındalığın artırılması ve köklü yapısal değişikliklerin gerçekleştirilmesiyle mümkün olur. Toplumsal cinsiyet rollerine dair geleneksel anlayışların değişmesi, kadınların yaşam haklarının korunması açısından kritik bir öneme sahiptir. Eğitim sisteminde toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden içeriklerin artırılması ve medya temsilinde kadınların nesneleştirilmesinin önüne geçilmesi, uzun vadede dönüşüm yaratabilecek adımlardan bazılarıdır.

Geçen yıl Ekim ayında, kadınların güpegündüz birbiri ardına öldürülmesinin ardından kadınlar sokaklarda, okullarda, işyerlerinde ses yükseltmiş, ardından Kadına Karşı Şiddet ve Ayrımcılığın Önlenmesine Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu kurulmuştu. Komisyonda görüşülenlerin dikkate alındığı bir eylem planı ya da doğrudan kadına yönelik şiddeti önlemeye yönelik bir politika, kanun değişikliği yapılmadı. 

Kadın örgütleri, yıllardır uyarıyor; veri topluyor, raporluyor, politika önerisi sunuyor. İstanbul Sözleşmesi’ne dönülsün diyor. Ancak bunlar görmezden geliniyor. Devlet, şiddeti önleme kapasitesini ancak bu örgütlerle gerçek bir ortaklık kurarak geliştirebilir. 

Talebimiz açık:

AKP hükümeti, kadına yönelik şiddetle mücadele için ölçülebilir hedefler içeren, bütçesi belirlenmiş, kadın örgütleriyle birlikte hazırlanmış bir eylem planı hazırlamalı ve kamuoyuyla paylaşmalıdır. 

6284 sayılı Kanunun etkili uygulanması için gerekli idari ve yargısal tedbirler alınmalıdır.

Uzaklaştırma kararlarına aykırı davranan faillere yönelik sıfır tolerans politikası ilan edilmeli ve uygulanmalıdır.

Kadın düşmanlığına son verilmeli, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamaya dönük plan ve politikalar üretilerek hayata geçirmelidir.

İstanbul Sözleşmesi’ne dönülmeli, ulusal ve uluslararası mevzuatın gerekleri yerine getirilmelidir. 

KESK olarak, toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana, kadına yönelik şiddeti ortadan kaldırılana kadar mücadele etmeyi sürdüreceğiz. 

ARTIK YETER! BİR KİŞİ DAHA EKSİLMEYECEĞİZ!

Ayrıca Şunları da Beğenebilirsiniz

CHP’de Kurultay Davası Ertelendi: CHP’li İsimlerden Sert Tepkiler

Erdoğan’dan Yerel Yönetim Uyarısı: “Yeni Bir Düzen Şart!” İşte O Düzenlemeler

Özgür Özel’den Sert Çıkış: “En Zararlı Alışkanlık AK Parti’dir”

Türkiye’de Yoksulluk Azaldı mı? TÜİK Verileri Toplumsal Eşitsizliğin Derinliğini Gösterdi

Yıldırım Kaya: “Öğretmenler Günü, Öğretmenler Hak Ettiği Değeri Aldığında Kutlanabilir”

ETİKETLENDİ:kadınkadın cinayetleriKESK
Bu Yazıyı Paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp
Bir Yorum Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HABERLER

Yeni Siyasi Denklem Arayışı: AKP–DEM Yakınlaşması İttifaka mı Evriliyor? İttifak Senaryosu Güçleniyor mu?

Sahi Gündem
Sahi Gündem
26/02/2026
Küresel Güvenlikte Yeni Eşik: Silahsızlanma İdeali Çökerken Neo-Militarist Denge Yükseliyor
Çin’in Rezerv Stratejisi ve Türkiye İçin Stratejik Anlamı
Yusuf Tekin’den Eğitimde Kapsamlı Değişim Sinyali: Okula Başlama Yaşı, Taşımalı Model ve Kayıt Sistemi Masada
Milli Parklar Kanunu Teklifinin İlk Beş Maddesi Kabul Edildi
Önceki Sonraki

BİZİ TAKİP EDİN

FacebookBeğeni
XTakip
InstagramTakip
YoutubeAbone

YAZARLAR

Mehmet Bekaroğlu
Yıldırım Kaya
Mehtap Yücel
Zeki Kılıçaslan
Yıldırım Öztürk

Kategoriler

  • Yazarlar
  • Haber
  • Siyaset
  • Emek/Sendika
  • Dünya
  • Ekonomi

SAHİ

2025 © Her Hakkı Mahfuzdur.

Bize Yazın

Herhangi bir konu hakkında bize yazabilirsiniz.

bilgi@sahigundem.com

© Sahi Gündem. Tüm Hakları Saklıdır.
Tekrar Hoşgeldin!

Hesabınıza giriş yapın

Kullanıcı Adı veya E-posta
Şifre

Şifreni mi unuttun?