İnsan doğduğu yeri seçemez. Ailesini, mahallesini, içine doğduğu siyasi iklimi de seçemez. Ancak bilinçlendikçe, yaşadıkça ve hayatın gerçekleriyle yüzleştikçe hangi tarafta duracağına şahit oluyorsun.
Ben de böyle bir yolculuktan geçtim. Bir dönem gençliğimde MHP siyasetinin içinde bulundum. Ailem ve en yakın arkadaşlarım ile birlikte milliyetçi duygularla günlerimiz geçti.
Sorgulamaya başladım dönemde bir çok görüşmeler yaptım.
Yüzleşmem gerektiğinin zamanı gelmişti, hak mücadelesinde gerçekler ile karşı karşıya geldim.
O çevrenin düşüncelerini, söylemlerini ve dünyaya bakışını yakından tanıdım. Fakat zamanla gördüm ki emekçinin, yoksulun, alın teriyle yaşayan insanların sorunlar, dede deva olmuyor ve milliyetçi söylemlerle çözülmüyor. Fabrikada, tarlada, atölyede çalışan insanların derdi; kimliklerden önce sendikal haklar, iş güvencesi, ekmek, adalet ve eşit olmaktan geçiyor.
Bu nedenle yönümü işçinin kendi siyasetine çevirdim. Emekten, haktan ve ezilenden yana bir çizgiyi benimsedim. Sonunda ise işçi sınıfının ve emekçi halkın en zor günlerinde yanında duran, Kürt halkının siyaseti ile tanıştım bugün DEM Parti siyasetini tercih ettim. Bu tercih bir kimlik değişiminden öte onurlu bir duruş ve tarafını seçme meselesiydi.
Çünkü siyaset, insanın nerede doğduğundan çok kimin yanında durduğuyla ilgilidir. Ben doğduğum yerin değil, seçtiğim tarafın insanı olmayı tercih ettim. Halkların eşit yaşadığı, emekçinin sömürülmediği, farklılıkların düşmanlık nedeni yapılmadığı bir ülke özlemiyle hareket ediyorum.
Bugün geriye baktığımda, değişenin kimliğim değil; gerçekleri görme biçimim olduğunu düşünüyorum. Doğduğum yer bana bir geçmiş verdi, seçtiğim taraf ise bana bir gelecek umudu verdi.
Çünkü insanın asıl kimliği, doğduğu coğrafyadan çok hangi adalet mücadelesinin yanında durduğu ile şekilleniyor.
İnançla, cesaretle ve umutla…
Kendimi mutlu ve huzurlu hissettiğim yerde, mücadelemin kime karşı olduğunu da, kimin yanında durduğumu da biliyorum.
İnsan, sadece doğduğu coğrafyayla değil, inandığı değerler ve verdiği mücadeleyle de kendini var eder.
“Doğduğum yer kimliğinin başlangıcı, seçtiğim taraf ise hikâyemin devamı.”





