CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 20 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilen Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) ardından kamuoyunda yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaya, sınavın kolay ya da zor olmasına odaklanmanın eğitim sistemindeki temel sorunları gölgede bıraktığını belirterek, asıl meselenin eğitimdeki fırsat eşitsizliği olduğunu vurguladı.
YKS sonrasında her yıl olduğu gibi bu yıl da soru zorlukları, net hesaplamaları ve sıralama tahminlerinin gündeme geldiğini ifade eden Kaya, sınav sonuçları açıklanmadan yapılan yorumların önemli bölümünün spekülatif nitelik taşıdığını söyledi. Eğitim sisteminin gençlere nasıl bir gelecek sunduğunun tartışılması gerektiğini dile getiren Kaya, dikkatlerin yanlış noktaya çekildiğini kaydetti.
“Yükseköğretim Sistemi Değer Kaybediyor”
Türkiye’de yükseköğretim sisteminin son yıllarda ciddi sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirten Kaya, birçok vakıf üniversitesinin kontenjanlarını dolduramadığını, bazı devlet üniversitelerinde ise kontenjan azaltımına gidildiğini hatırlattı. Bazı bölümlerin öğrenci yetersizliği nedeniyle kapanma noktasına geldiğini ifade eden Kaya, bu tablonun plansız eğitim politikalarının sonucu olduğunu savundu.
Üniversite diplomasının gençler açısından artık güçlü bir gelecek güvencesi olmaktan uzaklaştığını belirten Kaya, mezunların işsizlikle karşı karşıya kaldığını söyledi. Kamu istihdamında liyakat ilkesinin zedelendiğini öne süren Kaya, mülakat uygulamaları ve torpil iddialarının gençlerin umutlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
“Gençlerin Kaygısı Sınavdan Çok Gelecek”
Gençlerin artık sınavın zorluk derecesinden çok mezuniyet sonrası yaşam koşullarını düşündüğünü belirten Kaya, üniversitenin birçok öğrenci tarafından kariyer planlamasının bir parçası olmaktan çıkıp işsizliği erteleyen bir süreç olarak görüldüğünü söyledi.
Bu durumun yalnızca eğitim sistemine değil, aynı zamanda istihdam ve gelecek politikalarına ilişkin sorunlara da işaret ettiğini ifade eden Kaya, gençlerin emeklerinin karşılığını alabilecekleri bir düzen beklentisi içinde olduğunu dile getirdi.
“Eşit Şartlarda Yarışmıyorlar”
Aynı sınava giren öğrencilerin eşit imkanlara sahip olmadığını vurgulayan Kaya, bazı öğrencilerin özel okul, kurs ve özel ders gibi desteklerden yararlanabildiğini, bazı öğrencilerin ise ekonomik yetersizlikler ve bölgesel dezavantajlar içinde eğitim hayatını sürdürdüğünü belirtti.
Eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasının devletin temel sorumluluklarından biri olduğunu kaydeden Kaya, ekonomik zorluklar altında çocuklarını okutmaya çalışan ailelerin yükünün giderek arttığını söyledi. Eğitim politikalarının piyasa odaklı uygulamalarla şekillendirildiğini savunan Kaya, başarıyı yalnızca sınav sonuçları üzerinden değerlendirmenin eğitim sistemindeki yapısal sorunları görünmez kıldığını ifade etti.
CHP: “Nitelikli Eğitim ve Liyakat İçin Mücadelemiz Sürecek”
Açıklamasında gençlere de seslenen Kaya, sınav sonuçlarının bireylerin değerini belirlemediğini belirterek, gençlerin umutlarını kaybetmemesi gerektiğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi olarak her öğrencinin nitelikli eğitime erişebildiği, üniversite diplomasının değer gördüğü ve kamu istihdamında liyakatin esas alındığı bir Türkiye hedefiyle çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden Kaya, gençlerin geleceğe güvenle bakabileceği bir eğitim ve istihdam sistemi için mücadeleye devam edeceklerini kaydetti.
Açıklamanın tamamı şu şekilde;
Bu hafta sonu Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek tüm gençlerimize başarılar diliyorum.
Öncelikle bilinmesini isterim ki; bu sınav sizin değerinizi, kişiliğinizi, yeteneklerinizi ve hayallerinizi belirleyen bir sınav değildir. Bu sınav yalnızca belirli bir günde ortaya koyduğunuz performansı ölçmektedir. Sizler, herhangi bir sınav sonucundan çok daha değerlisiniz.
Ne yazık ki AKP iktidarı yıllardır gençlerimize çalışarak, emek vererek ve nitelikli bir eğitim alarak başarılı olunamayacağı duygusunu dayatmaktadır. Gençleri umutsuzluğa, geleceksizliğe ve çaresizliğe mahkûm eden politikalar uygulanmaktadır. Bunun en somut göstergelerinden biri de üniversiteye giriş sınavlarına olan ilginin azalmasıdır. 2025 yılında lise mezunu olan yaklaşık 831 bin öğrencinin 270 bine yakını YKS’ye başvuru dahi yapmamıştır.
Gençlerimizin önemli bir bölümü gelecek umudunu kaybetmekte, eğitim ile yaşam arasında kurması gereken bağı kuramamaktadır. İktidarın gençlere sunduğu tablo; güvencesizlik, işsizlik ve belirsizliktir. Bugün kimi zaman “yeni nesil suç örgütleri” tartışmaları üzerinden konuşulan olguların temelinde de gençlerin içine sürüklendiği bu umutsuzluk ve geleceksizlik bulunmaktadır.
Ancak gençlerimize çağrım açıktır: Bu tabloya teslim olmayın. Başınızı dik tutun. Geleceğin sahibi sizlersiniz.
Sevgili gençler;
Birçoğunuz devlet okullarında, sınırlı olanaklarla, büyük fedakârlıklarla eğitim hayatınızı sürdürdünüz. Eğitimde fırsat eşitliğinin ortadan kaldırıldığı, ekonomik koşulların her geçen gün ağırlaştığı bir dönemde sınava hazırlanmak zorunda kaldınız.
Bakanların ve ayrıcalıklı kişilerin çocukları her hafta deneme sınavı yapılan özel okullarda eğitim görürken, aynı Bakanlığın sorumluluğundaki devlet okullarında deneme sınavlarının uygulanması çeşitli gerekçelerle engellenmiş, sınav organizasyonu yapan öğretmenler dahi uyarılmıştır. Bu durum eğitimdeki eşitsizliğin ve çifte standardın açık bir göstergesidir.
Sizler bu adaletsizliklere rağmen mücadele ettiniz, çalıştınız ve bugünlere geldiniz. Bu nedenle yalnızca sınav sonucunuzla değil, gösterdiğiniz emek ve kararlılıkla da gurur duymalısınız.
Sınav günü kendinize güvenin. Olumlu düşünmeye, günlük rutininizi korumaya ve sakin kalmaya özen gösterin. Unutmayın; kim olduğunuz, hangi puanı aldığınızdan çok daha önemlidir. Sizler bu eşitsiz eğitim sisteminden ve bu adaletsiz düzenden çok daha değerlisiniz.
Sevgili anne ve babalar;
Çocuklarınızın eğitim hakkı için büyük fedakârlıklar yaptığınızı biliyorum. Derinleşen yoksulluğa rağmen tüm imkânlarınızı seferber ederek onların yanında oldunuz.
Bu nedenle çocuklarınızı yalnızca sınav sonucuna göre değerlendirmeyin. Onların gösterdiği emeği, sabrı ve mücadeleyi görün ve takdir edin.
AKP iktidarı yıllardır eğitimde yarattığı eşitsizliklerin sorumluluğunu ailelerin omuzlarına yüklemeye çalışmaktadır. Çocukların başarılı olabilmesi için özel dersler, özel okullar, kurslar, dershaneler ve özel koçluk hizmetleri zorunluymuş gibi bir algı yaratılmaktadır. Bu anlayış eğitim hakkını parası olanın ulaşabildiği bir ayrıcalığa dönüştürmektedir.
Sakın kendinizi suçlamayın. Sizler de çocuklarınız da elinizden geleni yaptınız. Çocuklarınıza ve onların geleceğine inanmaktan vazgeçmeyin.
Bir kez daha YKS’ye girecek tüm öğrencilerimize başarılar diliyor; onların eşit, adil, bilimsel ve nitelikli eğitim hakkı için mücadelemizi sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyorum.
Eğitim bir haktır, zorunludur ve parasızdır! Anayasayı her konuda çiğnediniz; bu konuda çiğnemenize izin vermeyeceğiz. Çünkü geleceğimiz olan çocuklarımızın hayalleriyle oynuyorsunuz.”





