Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) üniversite kontenjan politikalarını sert bir dille eleştirdi. YÖK’ü “12 Eylül darbesinin ürünü” olarak nitelendiren Kaya, kurumun son yıllarda izlediği politikalarla yükseköğretimi kamusal bir hak olmaktan çıkarıp piyasa kurallarına teslim ettiğini savundu.
“Azaltmanın Yükü Devlet Üniversitelerine Yıkıldı”
Henüz 2026 YKS tercih kılavuzunun yayınlanmadığını belirten Kaya, 2025 yılı verilerinin YÖK’ün yükseköğretime yaklaşımını açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. 2025 yılında üniversite kontenjanlarının genel olarak azaltıldığını ancak bu yükün neredeyse tamamen devlet üniversitelerinin üzerine yıkıldığını söyleyen Kaya, şu verileri paylaştı:
“Devlet üniversitelerinin toplam 190.579 kontenjanı azalırken, vakıf üniversitelerinde 6.097 artmıştır. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti üniversitelerinde ise 427 kontenjan artışı gerçekleştirilmiştir. Kontenjan azaltılması gerekiyorsa neden sadece devlet üniversitelerinde bu yola gidilmiştir? Neden kamusal eğitim daraltılırken paralı eğitim teşvik edilmektedir? Bu soruların yanıtını YÖK de Milli Eğitim Bakanlığı da kamuoyuna açıklamak zorundadır.”
Sağlık Bölümlerindeki Tablo Dikkat Çekti
Kontenjan azalışının en fazla hukuk, diş hekimliği, işletme, uluslararası ilişkiler ve sosyal hizmet bölümlerinde yaşandığını aktaran Kaya, özellikle sağlık alanındaki tablonun altını çizdi:
- Ebelik Bölümü: Devlet üniversitelerinde kontenjanlar 3.731’den 3.465’e düşürülürken, vakıf üniversitelerinde 1.218’den 1.731’e yükseldi.
- Hemşirelik Bölümü: Devlet üniversitelerinde kontenjanlar 13.136’dan 11.298’e gerilerken, vakıf üniversitelerinde 4.120’den 4.826’ya çıkarıldı.
Kamu üniversitelerinde kontenjan azalmasına rağmen öğretim üyesi sayısının değişmediğini, vakıf üniversitelerinde ise tam tersine öğretim üyesi sayısı azalırken kontenjanların artırıldığını vurgulayan Kaya, “Para kazanma hırsı her şeyin önüne geçmiş durumda” dedi.
“Eğitim ve Üniversite Politikaları İflas Etmiştir”
Yıllardır “her ile bir üniversite” anlayışıyla yürütülen plansız politikaların yüz binlerce üniversite mezununu işsizliğe mahkûm ettiğini ifade eden Yıldırım Kaya, gençlerin marketlerde kasiyer olarak çalışmak zorunda kaldığını ya da asgari ücretle güvencesiz işlere itildiğini söyledi. Yaşanan tablonun sorumlusunun gençler veya veliler olmadığını belirten Kaya, “Bu tablonun sorumlusu plansız eğitim politikasıdır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikası iflas etmiştir. YÖK’ün üniversite politikası iflas etmiştir” diye konuştu.
CHP’den YÖK’e 5 Maddelik 2026 Çağrısı
Eğitimin parası olanın satın aldığı bir hizmet değil, devletin eşit ve ücretsiz sunmakla yükümlü olduğu anayasal bir hak olduğunu hatırlatan Kaya, 2026 tercih kılavuzu hazırlanırken YÖK’ün şu adımları atması çağrısında bulundu:
- Devlet üniversitelerindeki kontenjan azaltma politikalarından vazgeçilmelidir.
- Kontenjan planlaması bilimsel verilere ve istihdam projeksiyonlarına göre yapılmalıdır.
- Gençlerin yükseköğretime erişim hakkı korunmalıdır.
- Vakıf üniversiteleri lehine ortaya çıkan eşitsizlik giderilmelidir.
- Yükseköğretim piyasanın değil, kamunun ihtiyaçlarına göre planlanmalıdır.
“CHP İktidarında YÖK Kaldırılacak”
Türkiye’nin yükseköğretimi ticarileştirmek yerine kamusal niteliğini güçlendirmesi gerektiğini söyleyen Yıldırım Kaya, sözlerini şu vaatle tamamladı:
“Cumhuriyet Halk Partisi olarak gençlerimizin eğitim hakkını, fırsat eşitliğini ve kamusal eğitimi savunmaya devam edeceğiz. Gençler asla yalnız değildir. Üniversiteler bilim yuvası olma yolunda Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında mutlaka gerçekleştirilecektir. 12 Eylül darbesinin ürünü olan YÖK kaldırılacak, üniversiteler bilim yuvası olmaya devam edecektir.”





