S&P 500 VIX VADELİ İŞLEMLERİ = 21,56
VIX Endeksi, jeopolitik gelişmelere son derece duyarlı bir görünüm sergilemektedir. Geçtiğimiz hafta İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki müzakere beklentileriyle Cuma günü 20 seviyesinin altına gerileyen endeks, hafta sonu somut ilerleme sağlanamaması ve Hürmüz Boğazı çevresinde artan tansiyonla yeniden 21 seviyesinin üzerine çıkmıştır.
Mevcut konjonktürde VIX Endeksi, jeopolitik gerginliklerin haber akışına tepki veren bir yapıya bürünmüş durumdadır. Ateşkes beklentileri düşüş getirirken, artan gerilim hızlı yükselişlere neden olmaktadır. Bu da piyasaların kalıcı bir yön yerine kısa vadeli gelişmeleri fiyatladığını göstermektedir.
Sonuç olarak, VIX Endeksi’nin yönü büyük ölçüde İran–ABD hattındaki gelişmelere bağlıdır. Bu nedenle VIX, mevcut dönemde yalnızca bir hareketlilik göstergesi değil, küresel risk algısının en hızlı yansıdığı bir erken uyarı mekanizması olarak yakından takip edilmelidir.
ALTIN(ONS) SPOT USD = 4.721
Altın fiyatındaki yeniden yükselme eğilimi, klasik bir güvenli liman talebinden öte, piyasanın giderek kırılganlaşan psikolojisini yansıtan daha derin bir sinyal veriyor. VIX Endeksi ile paralel değerlendirildiğinde, yatırımcıların artık yalnızca riskten kaçınmakla kalmadığı, aynı zamanda belirsizliğin kalıcı olabileceğini fiyatlamaya başladığı görülüyor.
Bu durum, Altın’daki hareketin geçici bir tepki olmanın ötesine geçerek daha yapısal bir yeniden konumlanma ihtimali taşıdığını ortaya koyuyor. Daha önceki analizlerimizde de vurguladığımız üzere, Altın’daki yükseliş eğiliminin devam ettiğine yönelik beklentiler güç kazanmaktadır.
Özellikle İran – ABD hattındaki gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik riskler dikkate alındığında, piyasalarda risk algısının daha geniş bir zamana yayılarak fiyatlandığı anlaşılmaktadır.
Bu da önemli bir kırılmaya işaret ediyor: piyasa “geçici risk” değil, “sürekli bir kaygı” fiyatlıyor. Bu bağlamda Altın’daki yükseliş, yalnızca bir emtia hareketi olarak değil; küresel sistemde risk algısının daha kalıcı bir şekilde yükseldiğine işaret eden önemli bir erken uyarı olarak değerlendirilmelidir.
TÜRKİYE CDS 5 YILLIK USD = 239,21
Geçtiğimiz hafta Türkiye CDS’inin 280 seviyelerinden 239’lara gerilemesi, ilk bakışta risk algısında belirgin bir iyileşmeye işaret etse de bu hareketin arkasında kalıcı bir dönüşümden ziyade geçici bir rahatlama öne çıkmaktadır.
Küresel ölçekte İran – ABD hattında tansiyonun kontrollü bir seviyeye çekilmesi ile Türkiye gibi piyasalarda risk primini hızlı şekilde aşağı çekmiştir. Bununla birlikte içeride uygulanan sıkı para politikası da bu düşüşü destekleyen ikinci unsur olarak öne çıkmaktadır.
Ancak CDS’in hala görece yüksek seviyelerde kalması, piyasanın Türkiye riskini ortadan kalkmış olmadığını buna rağmen yönetilebilir durumda olduğunu fiyatladığını göstermektedir. Bu nedenle mevcut gerileme, yapısal bir güven artışından çok, küresel risk iştahındaki geçici toparlanmanın Türkiye varlıklarına yansıması olarak okunmalıdır.
DOLAR ENDEKSİ (DXY) VADELİ İŞLEMLERİ= 98,93
Dolar Endeksi, özellikle son hafta itibariyle 100 psikolojik seviyesinin altında seyretmektedir. Bu görünüm, jeopolitik risklere rağmen bir ara artış eğiliminde olmasına rağmen Dolar’ın güçlü bir yükseliş ivmesi yakalayamadığını ve piyasalarda tam anlamıyla bir “güvenli liman akımı” oluşmadığını göstermektedir.
Özellikle 100 seviyesinin direnç haline gelmesiyle birlikte ABD Dolar Endeksi yatırımcıların Dolar’a temkinli yaklaştığına işaret etmektedir. Kısaca Dolar zayıf değil ancak güçlü de değil. Bu da küresel piyasalarda risk algısının netleşmediği, belirsizliğin fiyatlanmaya devam ettiği bir denge dönemine girildiğini göstermektedir.
ABD 10 YILLIK TAHVİL VERİMİ = 4,330
ABD 10 Yıllık Tahvilleri yüksek seviyesini koruyor. Bu durum, piyasada hem jeopolitik risklerin hem de enflasyon beklentilerinin canlı kaldığını gösteriyor. Özellikle ABD–İran gerilimi enerji fiyatlarını yukarı iterek enflasyon endişelerini artırdığı için, FED’in faiz indirimi beklentileri zayıflıyor ve bu da tahvil getirilerini yukarıda tutuyor.
Özetle tahvil piyasası şu anda güvenli liman talebi ile enflasyon baskısı arasında sıkışmış durumda ve bu nedenle getiriler yüksek seviyelerde kalmaya devam ediyor.
BRENT PETROL USD = 102.05
Brent Petrol fiyatı, hafta başında yeniden yukarı yönlü hareket ederek Cuma günkü düşüşünü geri almış durumda. Geçtiğimiz günlerde İran–ABD müzakerelerine dair iyimser beklentiler fiyatları baskılarken, bu beklentilerin zayıflaması ve jeopolitik risklerin tekrar öne çıkmasıyla petrol hızlı şekilde yükseldi. Özellikle arz güvenliği endişeleri ve Hürmüz Boğazı çevresindeki risk algısının yeniden güçlenmesi, piyasada petrolün kısa sürede yön değiştirmesine neden oldu. Özetle Brent, şu an tamamen haber akışına bağlı ve her diplomatik gelişmeye sert tepki veren kırılgan bir fiyatlama sürecinde hareket ediyor.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Finansal piyasalarda mevcut tablo, klasik makro verilerden ziyade tamamen jeopolitik haber akışının belirlediği kırılgan bir fiyatlamaya işaret etmektedir. İran–ABD hattındaki gelişmeler risk algısını anlık olarak değiştirirken, VIX Endeksi ve Petrol yüksek oynaklık sergilemekte, Dolar zayıf ve kararsız bir görünümde kalmakta, Altın ise belirsizliğin kalıcılaştığı beklentisiyle destek bulmaktadır. Tahvil faizleri ise enflasyon ve güvenli liman talebi arasında sıkışmış şekilde yüksek seviyelerini korumaktadır.
Avrupa piyasaları enerji fiyatlarındaki oynaklık nedeniyle baskı altında kalırken, Asya piyasaları da küresel belirsizliğe paralel olarak temkinli ve yönsüz bir görünüm sergilemektedir.





