AV. ESİN DOĞAN
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bir gerçeği bir kez daha yüksek sesle ifade ediyoruz: Kadın emeği yüzyıllardır sömürülüyor ve bu sömürü düzeni hâlâ sona ermiş değil.
1800’lü yıllarda fabrikalarda insanca çalışma koşulları için mücadele eden kadınların sesi bugün hâlâ yankılanmaktadır. Aradan geçen onca yıla rağmen günümüz de de kadın emeğinin görünmez kılındığı, kadınların güvencesiz çalışmaya mahkûm edildiği ve hak arayan emekçi kadınların karşısına sermayenin tüm gücünün dikildiği bir düzenle karşı karşıyayız. Ancak bilinmelidir ki; emeğin onurlu mücadelesi hiçbir zaman bastırılamamıştır ve bastırılamayacaktır.
Bugün direnişte olan tüm emekçi kadınları buradan selamlıyoruz. Hakları için mücadele eden, emeğinin karşılığını almak için kararlılıkla direnen tüm kadınların yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Bu mücadele yalnızca ekmek mücadelesi değil; aynı zamanda onur, eşitlik ve adalet mücadelesidir. Ve bizler bu mücadelede emekçi kadınlarla omuz omuza yürümeye devam edeceğiz.
Kadın mücadelesi sadece bir güne sığdırılamayacağı gibi bir kutlama olarak algılanmamalı, pembe sözlerle ve sahte alkışlarla karşılanmamalıdır. 8 Mart; kadınların çalışma yaşamında eşit haklara sahip olması, yaşam haklarının korunması ve kişilik haklarına yönelik her türlü müdahalenin son bulması için verilen mücadelenin günüdür.
Bugün ne yazık ki kadınların emeği değersizleştiriliyor, kadınların toplumsal hayattaki yeri geriletiliyor ve kadınların yaşam haklarına yönelik saldırılar her geçen gün artıyor. Bu tabloyu görmezden gelmek mümkün değildir.
Kadına yönelik eşitsizliklerin, ayrımcılığın ve şiddetin sona ermesi için güçlü yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi artık ertelenemez bir zorunluluktur.
Kadına verilen değer, bir toplumun gelişmişlik seviyesinin en açık göstergesidir. Eğer bir toplumda kadın emeği değersizleştiriliyorsa, kadınlar hak ettikleri yaşamı sürdüremiyorsa, o toplumun adalet ve demokrasi iddiası da tartışmalıdır.
Bu nedenle biz kadınlar bugün daha güçlü bir dayanışma ile bir araya gelmek zorundayız. Kadını ikinci plana iten ataerkil düzene boyun eğmeyeceğiz. Emeğimizi, haklarımızı ve yaşamlarımızı savunmaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki bizler yan yana geldiğimizde değişim başlar. Dayanışma büyüdüğünde mücadele güçlenir. Mücadele güçlendiğinde ise eşit ve adil bir gelecek mutlaka kazanılır.
Tüm emekçi kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, emeğin ve eşitliğin mücadelesini büyüten tüm kadınları saygıyla selamlıyorum.





