Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı’nda hem “Terörsüz Türkiye” sürecine hem de 168 aydının imzaladığı “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” metnine ilişkin mesajlar verdi. “İmralı’nın statüsü” tartışmasını gündeme taşıyan Bahçeli, kayyum uygulamaları ve TFF Başkanı’na yönelik destek açıklamasıyla da dikkat çekti.
“İmralı’nın Statü Açığı Nasıl Kapatılacaktır?”
Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Süreç komisyonunun raporuna değinen Bahçeli, çalışmaları “tarihi rol” olarak nitelendirdi ve raporu eleştirenlere sert çıktı.
27 Şubat 2025 tarihli çağrının önemli bir eşik olduğunu ifade eden Bahçeli, PKK’nın üst yapılanmasının feshedilmesi gerektiğini vurguladı.
Konuşmasında “İmralı’nın statüsü” başlığını açan Bahçeli şu ifadeleri kullandı:
“PKK’nın kurucu önderliğinin statü sorunu nasıl ele alınacaktır? Eğer böylesi bir sorun varsa, ki bize göre vardır, bunun çözümü nasıl olacaktır? Terörsüz Türkiye’ye hizmet eden İmralı’nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?”
Bahçeli, bu tartışmaların kısa sürede “makul, akla ve vicdana müzahir” bir sonuca bağlanması gerektiğini söyledi.
“Yasal Düzenlemelerin Çerçevesi Çizilmeli”
Süreç kapsamında yapılması muhtemel yasal adımlara da değinen Bahçeli, örgütün tüm unsurlarıyla feshi ve silah bırakma sürecinde ihtiyaç duyulacak düzenlemeler için anlayış birliği oluşmasının değerli olduğunu ifade etti.
Af ve cezasızlık algısına izin verilmeden, süreci yönetecek müstakil ve geçici nitelikte bir yasal çerçeve oluşturulması gerektiğini belirtti.
168 Aydına Sert Tepki
Bahçeli, 168 aydın tarafından imzalanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metni de hedef aldı. Türkiye’nin Talibanlaştığı yönündeki eleştirilere karşı çıkarak şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’nin Talibanlaştığına dair en ufak bir emare, en küçük bir delil göreniniz var mıdır? Ramazan ayı etkinliklerine, Talibanlaşma ve gericileşme diye yaygara koparanlar hakiki manada yobaz değiller midir?”
CHP yönetimine de yüklenen Bahçeli konuşmasını şöyle sürdürdü:
“CHP Genel Başkanı ve İslam karşıtlığına birleşen yönetici tayfası hele bir anlatsın da duyalım, öğrenelim. Din düşmanı olup olmayıp yalnızca İslam düşmanlığında mevziye giren, bu nedenle ruhunu iblisin emanetine veren çürük aydınlar ne istediklerini açık yüreklilikle söylesinler?”
168 imzacıya yönelik sözlerini sertleştiren Bahçeli şunları kaydetti:
“Bu 168 kişiyi yan yana, üst üste koyup toplasınız bir insan bile etmezler, edemezler. Diyorlar ki ‘laikliği savunmak suç değildir’, diyorlar ki ‘şeriatçı dayatmaları reddediyoruz’, diyorlar ki ‘karanlığa teslim olmayacağız. Alayınız karanlıksınız, alayınız karanlıktasınız haberiniz yok. Milli Eğitim Bakanlığı’nın az evvel ifade ettiğim genelgesinden dolayı, Türkiye’de gerici-şeriatçı bir kuşatma varmış. Allah’a iman etmek gericilikse, biz de bal gibi, buz gibi gericiyiz. Çocuklarımıza Ramazan ayının muteber ahlak ve manasını aktarmak gericilik olarak değerlendiriliyorsa biz de buna sonuna kadar ortağız.”
Bahçeli ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihli genelgesine destek verdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Her biri bugünün Haluk’u olan 168 imzacıyı da ademe mahkum ediyorum. Müslüman Türk milletinin hassasiyetleriyle oynamayın. Ramazan ayımızı sulandırmaya, sorgulamaya, karalamaya sakın ha kalkışmayın. Haddinizi bilin, hududunuzu bilin, ayranımızı kabartmayın, tepemizin tasını attırmayın!”
Kayyum Mesajı: “İki Ahmet Makamına Oturmalı”
Mardin Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Ahmet Türk ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında da değerlendirmede bulunan Bahçeli, kayyum uygulamasının demokrasi sınırları içinde yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.
Bahçeli, “iki Ahmet’in makamlarına oturması da sağlanmalıdır” ifadelerini kullandı.
Bahçeli’nin konuşması, hem çözüm sürecine dair “statü” tartışmasını yeniden gündeme taşıması hem de laiklik bildirisine yönelik sert çıkışı nedeniyle siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.





