Türkiye’de kumar bağımlılığı hızla artarken, 2024 yılında tedavi başvuruları ilk kez alkol ve uyuşturucu bağımlılığı için yapılan başvuruların toplamını geride bıraktı. Uzmanlar, dijitalleşme ve ekonomik baskıların sorunu derinleştirdiği uyarısında bulunuyor.
Tarihi Eşik Aşıldı
Türkiye’de kumar bağımlılığı son yıllarda çarpıcı bir yükseliş gösteriyor. Yeşilay’a yapılan başvurular, 2024 yılında ilk kez alkol ve uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle gerçekleştirilen başvuruların toplamını geçti.
BBC Türkçe’den Onur Erem’in aktardığı verilere göre, artış yalnızca istatistiklere yansımakla kalmıyor; sosyal medyada paylaşılan yüzlerce kişisel hikâye de sorunun toplumsal boyutunu gözler önüne seriyor.
Dijitalleşme Bağımlılığı “Görünmez” Hale Getirdi
Uzmanlar, kumar bağımlılığının yeni bir sorun olmadığını ancak dijitalleşmeyle birlikte çok daha erişilebilir ve tehlikeli hale geldiğini belirtiyor. Akıllı telefonlar aracılığıyla birkaç saniyede bahis platformlarına ulaşılabilmesi, özellikle gençleri ve ekonomik baskı altındaki bireyleri yüksek risk grubuna taşıyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünya genelinde yetişkinlerin yaklaşık yüzde 1,2’si “kumar bozukluğu” yaşıyor.
“Hayatı Değiştirecek Kazanç” Hayali Borçla Sonuçlanıyor
Yeşilay’ın 2025 Türkiye Kumar Raporu, bireyleri kumara yönelten en güçlü motivasyonun büyük kazanç hayali olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bu beklenti çoğu zaman borçlanma, iflas, aile içi çatışmalar ve ciddi psikolojik sorunlarla sonuçlanıyor.
Araştırmalar ayrıca çevrimiçi bahis şirketlerinin gelirlerinin büyük bölümünü küçük bir bağımlı kullanıcı grubundan elde ettiğini gösteriyor. ABD’de yapılan bir çalışmaya göre kullanıcıların yalnızca yüzde 5’i, şirket cirolarının yaklaşık yüzde 80’ini oluşturuyor.
“Kontrol Edilemez Bir Bağımlılığa Dönüştü”
Tedaviyle kumar bağımlılığından kurtulan 37 yaşındaki Ali’nin hikâyesi, sorunun bireysel ve ailevi etkilerini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Futbol bahisleriyle başlayan sürecin zamanla kontrol edilemez hale geldiğini anlatan Ali, iki ev satın alabilecek miktarda para kaybettiğini ve ailesiyle ilişkilerinin kopma noktasına geldiğini ifade ediyor.
Tedavi sürecinde tüm banka hesaplarını eşine açmasının hayatında bir dönüm noktası olduğunu belirten Ali, bağımlılıkla mücadelenin şeffaflık ve destekle mümkün olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar Uyarıyor: “Bu Sadece Bireysel Bir Hastalık Değil”
Uzmanlar, kumar bağımlılığını yalnızca bireyi değil, aileyi ve sosyal çevreyi de etkileyen bir hastalık olarak tanımlıyor. Sorunun giderek yaygınlaşması, kamu sağlığı açısından daha kapsamlı önlemleri gündeme getiriyor.
En Büyük Risk Gençlerde
Türkiye’de kumar bağımlılığı yaşının 14-15’e kadar düştüğü belirtilirken, bilgisayar oyunlarındaki rastgele ödül sistemleri ve internet sitelerindeki yoğun reklamların çocukları erken yaşta kumarla tanıştırdığına dikkat çekiliyor. Yeşilay verileri, kumar oynayanların yüzde 71’inin bu alışkanlığa 15-24 yaş arasında başladığını ortaya koyuyor.
Çözüm İçin Yasal ve Eğitsel Adımlar Çağrısı
Uzmanlar; kumar reklamlarının sınırlandırılması, gençlere yönelik koruyucu eğitimlerin yaygınlaştırılması ve kamu sağlığını önceleyen yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Artan başvurular ve düşen yaş ortalaması, Türkiye’de kumar bağımlılığının artık bireysel bir sorun olmaktan çıkarak toplumsal bir risk haline geldiğine işaret ediyor.





