Bu siteyi kullanarak Gizlilik Sözleşmesi ve Bilgi Güvenliği Politikası'nı onaylamış olursunuz.
Kabul Et
Sahi GündemSahi GündemSahi Gündem
Bildiri
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Okuma: GÜVENLİK EMEKÇİLERİ TÜKENİYOR
Paylaş
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
Sahi GündemSahi Gündem
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Ara
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Mevcut bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi Takip Edin
Emek ve SendikaYazarlar

GÜVENLİK EMEKÇİLERİ TÜKENİYOR

Cemal Bilgin
Son güncelleme: 09/02/2026 16:37
Cemal Bilgin
Yayımlandı 09/02/2026
Paylaş
Paylaş

Bir ülkenin güvenliği sadece sınırlarıyla, teknolojik imkânlarıyla ya da yasalarıyla sağlanmaz. Güvenliğin gerçek taşıyıcıları insandır. O insan da çoğu zaman gecesini gündüzüne katan, bayramı olmayan, mesaisi belirsiz polis emekçisidir. Ancak bugün acı bir gerçekle yüz yüzeyiz, polis emekçileri sahipsizler ve tükeniyorlar.
Sahipsizlik ve bu tükenmişlik giderek daha ağır bedeller doğuruyor.
Son yıllarda artan polis intiharları, mesleki baskının ve psikolojik yükün artık taşınamaz bir noktaya geldiğini gösteriyor. TÜVTÜRK’te yaşanan son trajik olay ise meselenin sadece “bireysel yaşanılan sorunlar” olarak geçiştirilemeyeceğini, yapısal bir krizle karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha gözler önüne seriyor.

GÖRÜNMEYEN EMEK METASTAZ HALİNE GELMİŞTİR

Polislik mesleği, yalnızca suçla mücadele değildir. Aynı zamanda sürekli tetikte ve can güvenliği endişe duyma hâlidir. Sürekli risk, sürekli stres, sürekli kamuoyu baskısı ile uzayan çalışma saatleri, düzensiz vardiyalar, aile hayatının zedelenmesi, ekonomik sıkıntılar ve liyakat tartışmaları bu yükü daha da ağırlaştırıyor.
Bir polis, çoğu zaman kendi duygularını bastırarak görev yapıyor. Travmatik olaylara müdahale ediyor, şiddete tanık oluyor, bazen hedef hâline geliyor. Kendiside aynı olayları dahada derinden yaşıyor. Ancak o travmayı konuşabileceği, yükünü hafifletebileceği güvenli alanlar yeterince yok. Toplumdaki en önde görünen yüzü olarak güçlü görünmek zorunda bırakılan bir meslek grubunun iç dünyası, zamanla sessiz bir çöküşe sürükleniyor.

VİCDAN İLE GÖREV ARASINDA SIKIŞMAK

Bu meselenin bir de pek konuşulmayan boyutu var. Polis emekçilerinin önemli bir kısmı üniversite mezunu, kendi mesleğini yapamamış ve hayellerini gerçekleştirmemiş, yoksul ya da dar gelirli ailelerin çocuklarıdır. Hayata tutunmanın, ailesine destek olmanın, düzenli bir iş sahibi olmanın yolu olarak üniformayı giymiş insanlardır polis emekçileri;
Ancak toplumsal olaylarda, hak mücadelesi veren işçilerle, emekçilerle karşı karşıya geldiklerinde derin bir iç çatışma yaşayabiliyorlar.
Görev bittiğinde akşam evlerine gittiklerinde yolda başlıyor. Büyük bir pisikolojik çöküntü yaşıyorlar.
Bir yanda görev ve disiplin, diğer yanda kendi geçmişleri, kendi ailelerinin hikâyesi… Karşısındaki kalabalıkta belki babasının, kardeşinin, komşusunun yaşadığı hayatı görüyor. Bu durum, görünmeyen ama ağır bir vicdan muhasebesine dönüşüyor.
Görevini yaparken insani duygularını bastırmak zorunda kalmak, uzun vadede ciddi bir psikolojik buhrana yol açabiliyor. Bu çelişkiyi konuşmadan, sadece “emir-komuta” zinciri üzerinden meseleyi ele almak, insanı yok saymaktır.

SORUNU BİREYSELLEŞTİRMEK YANLIŞ

Her intihar sonrası yapılan açıklamalarda genellikle “kişisel sebepler” vurgusu öne çıkıyor. Oysa tekrar eden vakalar artık sistemsel bir alarmdır. Bu mesele yalnızca bireysel psikolojiyle açıklanamaz. Çalışma koşulları, kurumsal destek mekanizmaları, meslek içi baskılar ve toplumsal gerilim ortamı birlikte değerlendirilmelidir.
Sorunu konuşmak kurumu yıpratmaz; aksine kurumu güçlendirir. Şeffaflık ve çözüm iradesi, hem polis teşkilatının saygınlığını artırır hem de kamu vicdanını rahatlatır.

ÇÖZÜM İÇİN NE YAPILMALI?

Hamasi söylemler değil, somut adımlar gerekiyor.
Anayasal bir hak olan sendika üyeliği ve sendika seçme hakkı tanınmalıdır.
Bağımsız ve erişilebilir psikolojik destek birimleri kurulmalıdır. Gizlilik esaslı ve kariyer kaygısı yaratmayan destek mekanizmaları oluşturulmalıdır.
Çalışma saatleri ve vardiya sistemi insani ölçülere çekilmelidir. Aşırı ve zorunlu mesai saatleri kaldırılmalıdır.
Ekonomik ve özlük haklar iyileştirilmeli, gelecek güvencesi güçlendirilmelidir
Atama ve tayin hakkı adil olmalıdır.
Barınma ve kreş hakkı sağlanmalıdır.
Sosyal, sanat ve kültür hakları yaşayacak imkanları oluşturulmalıdır
Liyakat ve kurum içi adalet tesis edilmelidir
Amirlerin keyfî talimatlarıyla ve siyasetçilerin peşinde çabuk çabuk mobbing son bulmalıdır.
Toplumsal olaylara müdahale sonrası psikolojik destek programları zorunlu hâle getirilmelidir
Sağlıklı beslenme için imkanlar sunulmalıdır.

GÜVENLİĞİ SAĞLAYANLARIN CAN GÜVENLİĞİ YOK

Toplum olarak şunu kabul etmeliyiz: Polis de bu toplumun bir parçasıdır. Aynı mahallede büyümüş, aynı ekonomik zorlukları yaşamış insanların çocuklarıdır. Onları sadece bir “güç unsuru” olarak görmek hem insani hem de toplumsal olarak yanlıştır.
Polis emekçilerinin haklarını, psikolojik güvenliğini sağlamadan güçlü bir toplum kurulamaz. Eğer polis emekçileri tükeniyorsa, bu yalnızca onların değil, hepimizin meselesidir.
Çözüm, görmezden gelmekte değil, insanı merkeze alan bir anlayışla yüzleşmekte gerçekleşir.
Güvenceli çalışma güvenli bir hayat

Ayrıca Şunları da Beğenebilirsiniz

Isparta Direkli Köyü’nde DSİ Projesine Tepki: Köylüler İş Makinelerini Durdurdu, Arbede Yaşandı

2025: Eğitimin Yönetilmediği Değil, Bilinçli Olarak Tasfiye Edildiği Yıl

H. İbrahim Özkurt / VE ÇELİĞE YENİDEN SU VERMEK İÇİN?

Gençlerin sesinden rahatsız oluyorlar 

Kocaeli’nde Petrokimya Tesisinde Patlama: 2 İşçi Hayatını Kaybetti

ETİKETLENDİ:Cemal bilgingüvenlikgüvenlik emekçileripolis
Bu Yazıyı Paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp
Bir Yorum Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HABERLER

Yeni Siyasi Denklem Arayışı: AKP–DEM Yakınlaşması İttifaka mı Evriliyor? İttifak Senaryosu Güçleniyor mu?

Sahi Gündem
Sahi Gündem
26/02/2026
Küresel Güvenlikte Yeni Eşik: Silahsızlanma İdeali Çökerken Neo-Militarist Denge Yükseliyor
Çin’in Rezerv Stratejisi ve Türkiye İçin Stratejik Anlamı
Yusuf Tekin’den Eğitimde Kapsamlı Değişim Sinyali: Okula Başlama Yaşı, Taşımalı Model ve Kayıt Sistemi Masada
Milli Parklar Kanunu Teklifinin İlk Beş Maddesi Kabul Edildi
Önceki Sonraki

BİZİ TAKİP EDİN

FacebookBeğeni
XTakip
InstagramTakip
YoutubeAbone

YAZARLAR

Mehmet Bekaroğlu
Yıldırım Kaya
Mehtap Yücel
Zeki Kılıçaslan
Yıldırım Öztürk

Kategoriler

  • Yazarlar
  • Haber
  • Siyaset
  • Emek/Sendika
  • Dünya
  • Ekonomi

SAHİ

2025 © Her Hakkı Mahfuzdur.

Bize Yazın

Herhangi bir konu hakkında bize yazabilirsiniz.

bilgi@sahigundem.com

© Sahi Gündem. Tüm Hakları Saklıdır.
Tekrar Hoşgeldin!

Hesabınıza giriş yapın

Kullanıcı Adı veya E-posta
Şifre

Şifreni mi unuttun?