ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik yeni açıklamalarıyla Washington–Tahran hattındaki tansiyonu daha da yükseltti. ABD Donanması’nın İran’a doğru hareket hâlinde olduğunu duyuran Trump, gerekmesi durumunda askeri gücün “hız ve şiddetle” kullanılacağını söyledi.
Trump, İran’a yönelik mesajında ABD’nin 22 Haziran’da İran’daki nükleer tesislere düzenlediği saldırıları hatırlatarak, benzer bir senaryonun yeniden gündeme gelebileceği uyarısında bulundu. “Bir sonraki saldırı çok daha ağır olacak” ifadelerini kullanan Trump, Tahran yönetimine bir kez daha “anlaşma” çağrısı yaptı.
“Büyük Bir Armada İran’a Doğru İlerliyor”
ABD Başkanı Trump, Truth Social hesabından yaptığı açıklamada, ABD Donanması’na ait büyük bir filonun İran’a doğru hareket ettiğini belirtti. Açıklamada, Venezuela örneğine atıf yapan Trump, söz konusu askeri gücün gerekmesi hâlinde kararlılıkla harekete geçmeye hazır olduğunu vurguladı.
Trump paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
“İran’a doğru büyük bir Armada ilerliyor. Hızlı şekilde, büyük bir güç, kararlılık ve amaçla hareket ediyor. Venezuela’ya gönderilenden daha büyük olan bu filonun başında büyük uçak gemisi Abraham Lincoln bulunuyor. Venezuela örneğinde olduğu gibi, gerekmesi hâlinde görevini hız ve şiddetle yerine getirmeye hazır, istekli ve muktedir.”
Nükleer Vurgu ve Açık Tehdit
Trump, mesajında İran’ın nükleer faaliyetlerine dikkat çekerek “NÜKLEER SİLAH YOK” vurgusunu büyük harflerle yineledi. Zamanın giderek daraldığını ifade eden ABD Başkanı, İran’ın müzakere masasına oturmaması hâlinde askeri seçeneğin devreye gireceğini açık şekilde dile getirdi.
Trump, paylaşımını şu sözlerle sürdürdü:
“İran’a daha önce de söylediğim gibi, ANLAŞMA YAPIN. Yapmadılar ve ‘Operation Midnight Hammer’ gerçekleşti; İran büyük bir yıkıma uğradı. Bir sonraki saldırı çok daha ağır olacak. Bunun yeniden yaşanmasına izin vermeyin.”
Gerilim Tırmanıyor
Trump’ın açıklamaları, Orta Doğu’da halihazırda yüksek seyreden gerilimin daha da tırmanabileceği yorumlarına neden oldu. ABD’nin askeri yığınak mesajları ve açık tehdit dili, Washington’un İran politikasında sert çizgisini sürdürdüğünü bir kez daha ortaya koydu.





