BlackRock CEO’su Larry Fink, Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışında yaptığı çarpıcı konuşmayla küresel ekonomik sisteme ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Fink, kapitalizmin uzun süredir geniş kitlelere fayda üretmediğini savunarak, yapay zekânın yaratacağı yeni dalganın toplumsal dengeleri daha da zorlayacağı uyarısında bulundu.
Davos’un açılış konuşmasında Fink, kapitalist sistemin Soğuk Savaş sonrası dönemde karşı karşıya kaldığı en ciddi kriz eşiğinde olduğunu belirtti. Küresel gelir dağılımındaki bozulmaya ve teknolojik dönüşümün yaratacağı sosyal maliyetlere dikkat çeken Fink, mevcut gidişatın sürdürülemez olduğunu vurguladı.
Dünyanın En Büyük Varlık Yöneticisinden Kritik Mesajlar
Ekonomim’de yer alan habere göre, BlackRock, New York merkezli çok uluslu bir varlık yönetim şirketi konumunda bulunuyor. 2025 itibarıyla yönettiği varlıkların toplam büyüklüğü 11 trilyon doları aşarak şirketi dünyanın en büyük varlık yöneticisi haline getirdi. BlackRock, 1988 yılında Larry Fink ve yedi ortağı tarafından kuruldu. Fink, şirketin hem Yönetim Kurulu Başkanı hem de İcra Kurulu Başkanı görevlerini yürütüyor.
Dünya Ekonomik Forumu’nun açılışında konuşan Fink, kapitalizmin bugünkü yapısının toplumun büyük bir bölümünü dışarıda bıraktığını savunarak şu ifadeleri kullandı:
“Sistem 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi. Şimdi de yapay zeka, beyaz yakalıları yutmaya geliyor! Kapitalizmin son büyük faciasına hazırlanın!”
“Servet Üretildi, Adalet Dağıtılmadı”
Larry Fink, konuşmasında Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana küresel ölçekte benzeri görülmemiş bir servet yaratıldığını, ancak bu zenginliğin çok dar bir kesimde toplandığını söyledi. Bu durumun toplumsal barışı tehdit ettiğini vurgulayan Fink, mevcut sistemin uzun vadede ayakta kalamayacağı görüşünü dile getirdi:
“Berlin Duvarı 1989’da yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı. Ancak bu zenginlik, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılıma hiçbir toplum uzun süre dayanamaz; eninde sonunda sistem çatırdar.”
Yapay Zeka Uyarısı: Tehdit Artık Beyaz Yakalılar İçin
Küreselleşmenin geçmişte sanayi işçilerini derinden etkilediğini hatırlatan Fink, benzer bir sürecin bugün yapay zekâ aracılığıyla ofis çalışanları için başladığını ifade etti:
“Küreselleşme fabrikadaki işçiyi nasıl vurduysa, Yapay Zeka da şimdi aynısını ofis çalışanlarına, avukatlara ve finansal analistlere yapacak. Bu gelecekten değil, bugünden bahsediyorum!”
Yapay Zekânın Görünmeyen Maliyeti: Faturalar
Fink, yapay zekâ teknolojilerinin arkasındaki altyapının yüksek enerji tüketimine dikkat çekerek, bu maliyetlerin dolaylı olarak halka yüklendiğini savundu. Veri merkezleri için yapılan yatırımların, elektrik faturaları üzerinden toplum geneline yayıldığını belirtti:
“Yapay zeka devasa enerji tüketen veri merkezlerine ihtiyaç duyuyor. Bu merkezler kurulurken gereken milyarlarca dolarlık altyapı ve ek enerji maliyetleri, elektrik dağıtım şirketleri tarafından ‘hizmet bedeli’ veya ‘ek yük’ adı altında genel şebekeye, yani doğrudan sizin, benim faturalarımıza yansıtılıyor. Yani sizler evinizde çay demlerken, dev şirketlerin yapay zekasını besleyen sistemin masrafına ortak ediliyorsunuz.”
“Bu Masada Halk Yok”
Davos’taki karar alma süreçlerinin toplumun geniş kesimlerinden kopuk olduğunu ifade eden Fink, küresel elitlerin aldığı kararların bedelini halkın ödediğini söyledi:
“Burada Davos’ta toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama esas darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.”
Çözüm Uyarısı: Ortak Refah Olmazsa Çöküş Kaçınılmaz
Konuşmasının sonunda Fink, sistemin tamamen dağılmaması için büyümenin meyvelerinin daha adil paylaşılması gerektiğini vurguladı. Aksi halde küresel ölçekte öfke dalgasının kaçınılmaz olacağını belirtti:
“Sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol var: Halkı büyümenin kurbanı veya sadece izleyicisi olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız. Aksi halde, adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracak.”
Dünyanın en büyük varlık yöneticisinin söylemleri özetle şu şekilde;
“Berlin Duvarı 1989’da yıkıldığından beri tarihin en büyük serveti yaratıldı. Ancak bu zenginlik, toplumsal barışı bozacak kadar küçük bir azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılıma hiçbir toplum uzun süre dayanamaz; eninde sonunda sistem çatırdar.
Küreselleşme fabrikadaki işçiyi nasıl vurduysa, Yapay Zeka da şimdi aynısını ofis çalışanlarına, avukatlara ve finansal analistlere yapacak. Bu gelecekten değil, bugünden bahsediyorum!
Yapay zeka devasa enerji tüketen veri merkezlerine ihtiyaç duyuyor. Bu merkezler kurulurken gereken milyarlarca dolarlık altyapı ve ek enerji maliyetleri, elektrik dağıtım şirketleri tarafından “hizmet bedeli” veya “ek yük” adı altında genel şebekeye, yani doğrudan sizin, benim faturalarımıza yansıtılıyor. Yani sizler evinizde çay demlerken, dev şirketlerin yapay zekasını besleyen sistemin masrafına ortak ediliyorsunuz.
Burada Davos’ta toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama esas darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.
Sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol var: Halkı büyümenin kurbanı veya sadece izleyicisi olmaktan çıkarıp, bu yeni zenginliğin ortağı haline getirmek zorundayız. Aksi halde, adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracak.”





