Bu siteyi kullanarak Gizlilik Sözleşmesi ve Bilgi Güvenliği Politikası'nı onaylamış olursunuz.
Kabul Et
Sahi GündemSahi GündemSahi Gündem
Bildiri
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Okuma: SURİYE ÇÖKERKEN LİBYA YANARKEN IRAK BOMBALANIRKEN..
Paylaş
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
Sahi GündemSahi Gündem
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Ara
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Mevcut bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi Takip Edin
Önerilen Yazılar ve Yazarlar

SURİYE ÇÖKERKEN LİBYA YANARKEN IRAK BOMBALANIRKEN..

Sahi Gündem
Son güncelleme: 22/01/2026 12:29
Sahi Gündem
Yayımlandı 22/01/2026
Paylaş
Paylaş

Çetin Ay- BWA Başkanı

Üç ülke. Üç lider.

Bir halk, kendisini yöneten lidere nefret duymaya başladığında bombalar korku değil, kurtuluş gibi algılanabilir. Bu siyaset değil, insanın kırıldığı andır.

Bir insan normal şartlarda bombadan kaçar. Ama bazı ülkelerde insanlar bombaya sevinmiştir.

Bu bir söylenti değildir.
Bu yaşanmıştır.

Irak’ta Bağdat bombalanırken bazı insanlar korkmadı. Kaçmadı. Saklanmadı. Aksine rahatladı. Ağlayanlar oldu. Sevinçten ağlayanlar. Çünkü yıllardır korktukları şey bombalar değildi. Korktukları şey kendi yöneticileriydi.

Bağdat’ta mesele bombalar değildi. Mesele Saddam Hussein’di. Yıllarca korkulan, susulan, itiraz edilemeyen bir isimdi. O yüzden Bağdat bombalanırken vatandaş “ölüyoruz” demedi. “Kurtuluyoruz” dedi.

Bu insanlar savaş istemiyordu. Yabancı asker istemiyordu. Ülkelerinin yıkılmasını istemiyordu. Ama şunu istiyordu: bu baskı bitsin, bu korku bitsin, bu hayat böyle devam etmesin.

O noktaya gelindiğinde insan artık “ülke ne olacak” diye düşünmez. “Ben bu hayattan kurtulacak mıyım” diye düşünür.

Bu yüzden bombalar, onlar için yıkım değil, bir çıkış kapısı gibi görüldü. Bu bir akıl işi değildir. Bu, toplumsal bir tükenmişliktir.

Aynı psikoloji daha sonra Libya’da ortaya çıktı. Trablus yanarken insanlar şunu söyledi: “Yeter ki gitsin, kim gelirse gelsin.”

Trablus’ta mesele ateş değildi. Mesele Muammar Gaddafi’ydi. Yıllarca korkulan, alışılan, itiraz edilemeyen bir isimdi. Trablus yanarken vatandaş yangına bakmadı. Zaten içi yanıyordu. O gün binalar değil, korku yanıyordu. Bu yüzden “ülke ne olacak” demedi. “Yeter ki bu gitsin” dedi.

Bu bir sevinç değildi.
Bu, artık kaybedecek bir şeyi kalmayan insanın tepkisiydi.

Suriye’de de aynı ruh hali yaşandı. “Esad gitsin, ne olursa olsun” denildi. Oldu. Bombalar yağdı. Şehirler yıkıldı. Milyonlarca insan yerinden oldu.

Şam’da ise Bashar al-Assad ismi, düzenin kendisiyle özdeşleşmişti. Şehir çökerken vatandaş “yarın ne olacak” diye düşünmedi. “Bugün bitsin” dedi.

Gittiler.
Ama arkalarında bir düzen kalmadı.

Buradaki çelişki çok nettir. İnsan ölüme sevinmez. Ama baskı uzarsa, ölüm bile yaşadığı hayattan daha hafif görünür.

Bu bir ihanet değildir.
Bu bir çöküştür.

Devletler çoğu zaman dış güçlerle yıkılmaz. Devletler, halk “ne olursa olsun” demeye başladığında yıkılır.

Bombalar sadece sonucu hızlandırır. Asıl yıkım, insanın kendi ülkesinin yıkılmasına bile razı hale gelmesidir. Asıl tehlike bombalar değildir. Asıl tehlike, halkın bombayı kabullenir hale gelmesidir.

Not:
Bu yazı, Irak, Libya ve Suriye’de yaşanmış üç somut örnek üzerinden, bu ülkelerde belirli liderler döneminde ortaya çıkan toplumsal psikolojiyi anlatmakla sınırlıdır.

Ayrıca Şunları da Beğenebilirsiniz

Ermenistan Başbakanı Paşinyan’dan Tarihi Açıklama: Türkiye ile Yeni Dönem Başlıyor mu? 

Suriye’de Dürziler ve İsrail İlişkileri Gündemde

NİYET BOZUKSA KAZANÇ YÜK OLUR

ABD Suriye’den Çekiliyor: Türkiye’yi Bekleyen Büyük Hesaplaşma!

Kuzey ve Doğu Suriye’de “Ortak Tutum Konferansı” Başladı: Farklı Halklar Birlik Mesajı Verdi

ETİKETLENDİ:çetin aylibyasuriye
Bu Yazıyı Paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp
Bir Yorum Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HABERLER

Barış Vakfı’ndan Kritik Uyarı: Türkiye ve Suriye’de Süreç Yeni Bir Yol Ayrımında

Sahi Gündem
Sahi Gündem
29/01/2026
Milyarderlerin Gücüne Karşı Özgürlüğü Korumak!
Suriye–SDG/YPG Mutabakatı: Sahadaki Çözülmeden Bölgesel Stratejik Uyuma
İran’daki Protestolar Yeni Bir Eşiğe Mi Girdi? Ekonomik Tepkiden Sistemsel Krize
Devrimden Reformizme: Sosyal Demokrasinin Küresel Serüveni ve Türkiye’de CHP Deneyimi
Önceki Sonraki

BİZİ TAKİP EDİN

FacebookBeğeni
XTakip
InstagramTakip
YoutubeAbone

YAZARLAR

Mehmet Bekaroğlu
Yıldırım Kaya
Mehtap Yücel
Zeki Kılıçaslan
Yıldırım Öztürk

Kategoriler

  • Yazarlar
  • Haber
  • Siyaset
  • Emek/Sendika
  • Dünya
  • Ekonomi

SAHİ

2025 © Her Hakkı Mahfuzdur.

Bize Yazın

Herhangi bir konu hakkında bize yazabilirsiniz.

bilgi@sahigundem.com

© Sahi Gündem. Tüm Hakları Saklıdır.
Tekrar Hoşgeldin!

Hesabınıza giriş yapın

Kullanıcı Adı veya E-posta
Şifre

Şifreni mi unuttun?