Washington, NSS-2025 ile Soğuk Savaş sonrası döneme damga vuran geniş kapsamlı küresel angajman modelinden vazgeçiyor. ABD artık gücünü “seçici, sınırlı ve ulusal çıkar odaklı” bir stratejiyle dönüştürerek Batı Yarımküre’ye odaklanıyor; Çin’i tek büyük rakip ilan ediyor; Ortadoğu’yu birincil öncelik listesinden çıkarıyor.
ABD’nin Yeni Güvenlik Doktrini: Hegemonyadan Gerçekçiliğe Geçiş
Politik Araştırmalar Merkezi’nin analizine göre ABD, 2025 Ulusal Güvenlik Stratejisi (NSS-2025) ile küresel liderlik iddiasını yeniden tanımlıyor. Artık her bölgeye yayılmış geniş hedefler yerine kaynak-ayırma gerçekçiliğine dayalı, daha daraltılmış ve somut güvenlik öncelikleri öne çıkıyor.
BATI YARIMKÜRE: “ABD Güvenliğinin Çekirdeği”
Yeni stratejinin merkezinde Batı Yarımküre var. Washington, göç, uyuşturucu ve sınır güvenliği sorunlarını bölgesel ortaklarla “askere alma ve genişletme” modeliyle çözmeyi hedefliyor. Bölge artık ABD için “üstünlük alanı” olarak tanımlanıyor.
ÇİN: TEK BÜYÜK STRATEJİK RAKİP
NSS-2025, Çin’i uluslararası düzeni dönüştürme kapasitesine sahip yegâne büyük rakip ilan ediyor. Rekabet askeri alandan ziyade teknoloji, tedarik zincirleri, kritik mineraller ve ekonomik bağımsızlık üzerinde şekillenecek.
AVRUPA: “UYGARLIK ORTAĞI”, AMA SORUMLULUK ARTIYOR
Avrupa’nın ekonomik ve siyasi kırılganlığına dikkat çeken Washington, NATO’da yük paylaşımını merkeze taşıyor. Avrupa’dan Ukrayna savaşında daha net inisiyatif ve Rusya ile stratejik istikrarın yeniden kurulması yönünde güçlü adımlar bekleniyor.
ORTADOĞU: ÖNCELİK DIŞINDA, MODEL DEĞİŞİYOR
ABD, bölgedeki askeri angajmanı kısarak yerel aktörlere daha fazla sorumluluk devrediyor. Enerji güvenliği ve İsrail’in savunması korunurken İran’a karşı “kontrollü çevreleme” politikası benimseniyor.
SURİYE: TÜRKİYE MERKEZDE
Washington’ın Suriye’deki askerî varlığını azaltma eğilimi, Türkiye’yi bölgesel denklemin kilit aktörü haline getiriyor. Terörle mücadele, sınır güvenliği ve insani koridorlar konusunda Ankara “vazgeçilmez ortak” olarak görülüyor.
İRAN: ÇATIŞMASIZ BASKI STRATEJİSİ
İran’a yönelik yaklaşım, diplomasi ve caydırıcılık odaklı bir “düşük gerilimli kuşatma” modeli üzerinde şekilleniyor. ABD, doğrudan çatışmadan kaçınan ama baskıyı sürdüren bir strateji izliyor.
AFRİKA: YARDIM DEĞİL, YATIRIM DÖNEMİ
Yeni NSS, yardım merkezli Afrika politikasını terk ederek ticaret, enerji ve kritik minerallere dayalı bir yatırım stratejisine yöneliyor.
TÜRKİYE: GERİ ÇEKİLME DÖNEMİNDE ÇİFT YÖNLÜ FIRSAT
ABD’nin Ortadoğu’daki angajmanı daralırken Türkiye, hem risk hem de fırsat içeren geniş bir stratejik alanda yükselen güç olarak tanımlanıyor. Enerji koridorları, NATO’nun güney kanadı ve Suriye sahası Türkiye’nin önemini daha da artırıyor.
NSS-2025, ABD’nin küresel stratejisinde tarihi bir paradigma değişiminin işaretlerini taşıyor: daha sınırlı angajman, daha sert ekonomik rekabet, daha güçlü teknoloji merkezli rekabet ve daha net bölgesel öncelikler. Bu yeni denklem Türkiye için hem genişleyen bir manevra alanı hem de artan sorumluluklar anlamına geliyor.





