Türkiye’de seçimlere iki yıl olmasına rağmen siyaset arenasında ittifak hesapları hız kazandı. Adalet ve Kalkınma Partisiile DEM Parti arasında oluşabilecek yeni bir siyasi denklemin işaretleri, Meclis aritmetiği ve anayasa tartışmalarıyla birlikte daha görünür hale geliyor.
Gazeteci Gülsen Solaker, DW Türkçe’de yayımlanan “AKP-DEM Parti yakınlaşması: Yeni ittifak mı doğuyor?” başlıklı değerlendirmesinde, iktidar partisinin geçmişten bugüne uzanan ittifak stratejisini mercek altına aldı. Solaker, Türkiye’de seçimlere iki yıl bulunmasına rağmen siyasi kulislerde yeni ortaklık ihtimallerinin yoğun biçimde tartışıldığını aktardı.
Meclis’te Kritik Rapor, Gözler Yasal Düzenlemelerde
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunun 18 Şubat’ta oy çokluğuyla kabul edilmesi, siyasi gündemi yeniden hareketlendirdi. Sürecin devamında atılacak yasal adımlar merak konusu olurken, anayasa değişikliği ve seçim ittifakları da tartışmaların merkezine yerleşti.
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un 24 Şubat’ta MHP, CHP ve DEM Parti’ye; 25 Şubat’ta ise AKP ile Yeni Yol grubuna gerçekleştirdiği ziyaretler, temas trafiğinin hız kazandığını gösterdi.
İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın geçen yıl yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın yıldönümünde kamuoyuna yeni bir mesaj iletecek olması da sürecin seyrine ilişkin beklentileri artırdı.
AKP’den Açık Kapı Mesajı
AKP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Büyükgümüş’ün Kanal 7’de yaptığı açıklamalar, Cumhur İttifakı’nın genişleme ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Büyükgümüş, ittifakın genişleyip genişlemeyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Bizi kim güçlendirecekse onunla birlikte yürürüz. DEM Parti özelinde soruyorsanız, bunun şeklinin nereye varacağının zaman içerisinde görülmesi gerek”
Bu sözler, Cumhur İttifakı ile DEM Parti arasında yeni bir siyasi denklem kurulabileceği yorumlarına yol açtı.
2002’den Bugüne: AKP’nin Değişen Koalisyon Haritası
AKP’nin 2002’den bu yana farklı dönemlerde farklı toplumsal kesimlerle “konjonktürel ve esnek koalisyonlar” kurduğu hatırlatılıyor.
- 2002–2007 döneminde liberal çevrelerle yakın iş birliği,
- 2005’te dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Diyarbakır konuşması sonrası Kürt seçmenin desteği,
- 2010 referandumu sürecinde Fethullah Gülen yapılanmasıyla kurulan yakınlık,
- 2013 Gezi Parkı olayları ve 17–25 Aralık süreciyle yaşanan kopuşlar,
- 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası milliyetçi blokla kurulan yeni siyasi hat…
2016’dan itibaren MHP ile kurumsallaşan birliktelik, Cumhur İttifakı çatısı altında şekillendi. AKP’li kaynaklar bu süreci “üçüncü milliyetçi cephe” olarak tanımlıyor.
DEM Parti Muhalefet Bloğundan Kopuyor mu?
DEM Parti yetkilileri, AKP ile yapılan temaslarda seçim veya anayasa değişikliği desteğine ilişkin bir talebin gündeme gelmediğini, odağın sürecin ilerlemesine yönelik adımlarda olduğunu belirtiyor.
Siyaset bilimci İbrahim Uslu ise DEM Parti’nin yeni ve kritik bir döneme girdiğini ifade ediyor. CHP’nin İmralı ziyaretini reddetmesi sonrası yaşanan sert açıklamaların, parti ile CHP arasındaki bağları zayıflattığını belirten Uslu, önümüzdeki seçimlerde DEM Parti’nin bağımsız bir çizgide hareket edeceğini öngörüyor:
“Önümüzdeki seçim sürecinde DEM Parti’yi tamamen bağımsız hareket eden bir parti olarak göreceğiz. Özellikle CHP ile açık ya da gizli hiçbir iş birliği içerisinde olmayacağını değerlendiriyorum”
Uslu, ikinci tur senaryosuna ilişkin ise dikkat çekici bir değerlendirme yapıyor:
“Bir önceki seçimde DEM Parti seçmenleri neredeyse firesiz Kılıçdaroğlu’na oy verdi. Fakat bu seçimde öyle bir durum olmayacak. DEM Parti seçmeninin önemli bir kısmının ikinci turda Erdoğan lehine bir tavır içinde olması artık muhtemel bir durumdur.”
“Üçlü Yol” Mesajı ve “Süreç İttifakı” Vurgusu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Temmuz 2025’te yaptığı açıklama siyaset gündeminde geniş yankı uyandırmıştı:
“AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi, DEM biz en azından üçlü olarak bu yolu beraber yürümeye karar verdik… Şunu herkes bilsin ki artık yumrukları sıkmaya gerek yok. Kucaklaşacağız. Konuşacağız. Birbirimize karşı adım atarak yürüyeceğiz”
DEM Parti İmralı heyetinde yer alan Pervin Buldan ise tepkiler üzerine şu ifadeyi kullanmıştı:
“Bu ittifak süreç ittifakıdır”
DEM Parti’de Dönüşüm İddiaları
Kulislerde, Abdullah Öcalan’ın yeni süreç kapsamında partiyi yeniden şekillendirebileceği, hatta yeni bir siyasi oluşumun gündeme gelebileceği iddiaları konuşuluyor.
İbrahim Uslu’ya göre iktidar çevrelerinde DEM Parti’nin kendini dönüştürmesi yönünde bir beklenti mevcut. Uslu bu ihtimali şöyle yorumluyor:
“DEM Parti’nin kendini dönüştürerek eski Kürt siyasal hareketinin ötesinde yeni bir siyasal yaklaşıma sahip olması, iktidarın ifadesiyle bir ‘Türkiye partisi’ haline gelmesi süreci yaşanabilir”
Bu dönüşüm gerçekleşirse, iktidar bloğuyla yeni DEM arasında daha kolay bir iletişim zemini oluşabileceği değerlendiriliyor.
Meclis Aritmetiği: Kritik 360 ve 400 Eşiği
TBMM’de mevcut sandalye dağılımına göre AKP ve MHP’nin toplam milletvekili sayısı 322.
Anayasa değişikliğinin referandumsuz kabulü için 400 oy, Referandumlu değişiklik için ise 360 oy gerekiyor.
Bu tablo, DEM Parti’nin 56 sandalyesini kritik hale getiriyor. Kulislerde, anayasa değişikliği için gerekli çoğunluğa HÜDA PAR, DSP, bağımsız vekiller ve DEM Parti desteğiyle ulaşılıp ulaşılamayacağı hesaplanıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mevcut anayasal çerçevede 2028’de görev süresini tamamlayacak olması da Meclis çoğunluğunu stratejik hale getiriyor. Yeniden adaylık için ya anayasa değişikliği ya da 360 oyla alınacak erken seçim kararı gerekiyor.
Siyasi Dengede Yeni Perde
Seçimlere iki yıl kala, resmi bir ittifak ilanı olmasa da siyaset sahnesinde olası senaryolar üzerinden yeni bir denge arayışı dikkat çekiyor. AKP’nin geçmişte farklı toplumsal bloklarla kurduğu ittifak deneyimi, DEM Parti ile olası bir yakınlaşmanın da “konjonktürel” bir zeminde şekillenebileceği yorumlarını güçlendiriyor.
Önümüzdeki süreçte hem Meclis aritmetiği hem de seçmen davranışı, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.
Kaynak: https://www.dw.com/tr/akp-dem-parti-yakınlaşması-yeni-ittifak-mı-doğuyor/a-76128826





