S&P 500 VIX VADELİ İŞLEMLERİ = 27,29
Geçtiğimiz hafta sonu 35 seviyelerine kadar yükselen VIX Korku Endeksi, devam eden
diplomatik gelişmeler ve yapılan açıklamaların ardından bir miktar geri çekilmiştir.
Hafta içerisinde ise VIX’in yatay bir seyir izlediği görülmektedir. Bugün, haftanın son
işlem gününde ise endeksin yüksek olmakla birlikte panik zirvesinin biraz altında kaldığı
ve yatay yönlü seyrini sürdürdüğü izlenmektedir.
Bu duruma en önemli etkenlerden biri, hafta içinde Başkan Trump’ın İran ile savaşın
sona erebileceğine yönelik yaptığı açıklamalar olmuştur. Söz konusu açıklamaların
ardından petrol fiyatlarında geri çekilmeler görülmüş ve piyasalarda kısmi bir
rahatlama yaşanmıştır. Bu gelişmeyle birlikte yatırımcı güveninde sınırlı bir artış
yaşanırken risk iştahında da hafif bir toparlanma gözlenmiştir.
Bununla birlikte, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik belirsizliklerin tamamen ortadan
kalkmamış olması nedeniyle volatilitenin yüksek seyrini koruduğu ve küresel
piyasalarda temkinli görünümün devam ettiği değerlendirilmektedir. Bu nedenle
önümüzdeki süreçte jeopolitik gelişmelerin ve enerji piyasalarındaki hareketlerin
piyasalar üzerindeki etkisinin yakından takip edilmesi gerekmektedir.
ALTIN (ONS) SPOT USD = 5.093
Ons Altın fiyatlarının, son dönemde kaydedilen güçlü yükselişin ardından bir duraklama
ve sınırlı düzeltme sürecine girdiği yönündeki değerlendirmemiz geçerliliğini
korumaktadır. Bu çerçevede, ABD ekonomisinin güçlü görünümünü sürdürmesi Altın
fiyatları üzerinde baskı oluşturan temel faktörlerden biri olarak öne çıkmaktadır.
Açıklanan ABD iş gücü piyasası verileri ve istikrarlı istihdam rakamları, ekonomideki
dayanıklılığı teyit ederken, aynı zamanda FED’in yakın dönemde faiz indirimine gitme
olasılığının zayıfladığına işaret etmektedir.
Faiz oranlarının yüksek seviyelerde kalma ihtimali, ABD Dolar’ını ve ABD Tahvil
getirilerini destekleyerek Altın fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir baskı yaratmaktadır. Bu
ortamda küresel Altın fiyatları Ons başına yaklaşık 5.100 dolar seviyelerinde
dengelenmiş görünmektedir. Buna karşın Altın fiyatları tamamen zayıflamış değildir.
Ortadoğu’da artan jeopolitik riskler, özellikle İran merkezli gerilim ve bölgesel çatışma
ihtimalleri, Altın için önemli bir destek unsuru olmaya devam etmektedir.
Güvenli liman talebinin canlı kalması, fiyatların aşağı yönlü hareketini sınırlayan bir
faktör olarak dikkat çekmektedir. Sonuç olarak, Altın fiyatlarının yeniden yukarı yönlü
bir eğilim kazanma potansiyeli yüksektir.
BRENT PETROL USD= 100,41
Özellikle Ortadoğu’da, İran ile devam eden çatışmalar, petrol arzı risk primini artırarak
Brent fiyatlarının 100 Dolar civarında veya üzerinde kalmasına neden oluyor. Hürmüz
Boğazı gibi kritik enerji ihracatı rotalarındaki riskler, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü
baskıyı sürdürüyor ve bu durum tedarik endişelerini güçlendirerek yatırımcıların risk
algısını etkiliyor. Bununla birlikte, ABD’nin Rus petrolü üzerindeki yaptırımları geçici
olarak gevşetmesi de fiyatlara sınırlı da olsa etki yapmıştır. Ancak jeopolitik gerilimler
ve arz belirsizliği genel eğilimi yukarı çekmeye devam ediyor.
Öte yandan, Trump’ın “savaşı bitirebiliriz” açıklaması, piyasada bir miktar iyimserlik
yaratsa da, jeopolitik risklerin hala yüksek olması nedeniyle Brent üzerindeki yukarı
yönlü baskı büyük ölçüde korunuyor.
ABD 10 YILLIK TAHVİL VERİMİ = 4,269
ABD 10 Yıllık Tahvil Getirisi, yukarı yönlü ve hafif yatay seyrini sürdürüyor. Küresel
bazda artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatları, piyasaların riskten kaçış
eğilimini güçlendiriyor. Bu da Dolar talebini ve Tahvil volatilitesini artırıyor. Ayrıca,
FED’in faiz indirimine gitme olasılığının azalması, Tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde
kalma eğilimini destekliyor. Mevcut durumda piyasalarda yatırımcılar, enflasyon ve
merkez bankası politikasıyla ilgili belirsizlikleri fiyatlamaya devam ediyor.
DOLAR ENDEKSİ (DXY) VADELİ İŞLEMLERİ= 100,12
Dolar Endeksi, önceki güne göre hafif bir yükseliş kaydederek 100 sınırını aştı. Endeks
25 Kasım’dan bu yana ilk kez bu seviyelere yükseldi. Bu durum, Dolar’ın toparlanma
eğilimini koruduğunu ve kısa vadede güçlü görünümünü sürdürebileceğini gösteriyor.
Finansal piyasalarda, özellikle Ortadoğu’daki artan jeopolitik gerilimler, yatırımcıların
güvenli liman talebini artırarak Dolar’ın değer kazanmasına katkı sağlıyor. Bu nedenle
küresel piyasalarda riskten kaçış eğiliminin güçlü olduğu bir ortamda destek bulmaya
devam ediyor ve kısa vadede yukarı yönlü eğilimi sürdürebilir.
TÜRKİYE CDS 5 YILLIK USD = 250,16
Türkiye CDS primi jeopolitik gelişmelerin etkisiyle hafta içinde 260 baz puanı aşarak
Ekim 2025’ten bu yana en yüksek seviyelere çıktı. Pazartesi günü, Gaziantep’e atılan
balistik füzenin NATO hava savunma sistemleri tarafından Türk hava sahasında etkisiz
hale getirilmesi, hafta içi CDS primindeki yükselişte önemli bir rol oynadı. Bununla
birlikte, Ortadoğu’da devam eden jeopolitik belirsizlikler ve İran merkezli riskler de CDS
üzerindeki baskının devam etmesine neden oluyor.
CDS primindeki yükselişte, Türkiye iç siyaseti, yargı süreçleri ve yüksek enflasyon gibi
içsel faktörlerin de etkili olduğu değerlendirilmektedir. Bu bağlamda, CDS önceki
yüksek seviyelerden bir miktar gerilemiş olsa da, halen yüksek risk ortamının etkisi
altında seyretmektedir. Türkiye ekonomisi açısından, yabancı yatırımcı güvenini
artırmak ve uygun kredi bulma imkanını güçlendirmek için CDS’in yaklaşık 200 baz puan
seviyelerine gerilemesi gerekmektedir.SONUÇ
DEĞERLENDİRME
Finansal piyasalarda jeopolitik riskler ve enerji fiyatlarındaki belirsizlikler, Orta
Doğu’daki İran merkezli saldırılar, Petrol ve değerli metaller piyasasında dalgalanmayı
artırıyor ve güvenli liman talebini canlı tutuyor. Altın ve Dolar, bu ortamda yatırımcıların
riskten kaçış tercihlerinde ön plana çıkarken, Petrol fiyatları kritik enerji rotalarındaki
riskler nedeniyle yüksek seviyelerini koruyor.
ABD’de güçlü ekonomik veriler ve istikrarlı istihdam rakamları, faiz indirim olasılığını
sınırlıyor; bunun etkisiyle Dolar ve Tahvil getirileri destek buluyor. VIX Endeksi yüksek
seyrini sürdürmekle birlikte, Trump’ın İran ile ilgili açıklamaları sonrası piyasalarda
sınırlı bir rahatlama gözlendi; risk iştahı hafif toparlansa da volatilite hâlâ yüksek.
Avrupa’da merkez bankalarının sıkı para politikası ve faiz artırımı beklentileri ile
yükselen tahvil getirileri, yatırımcıları temkinli olmaya zorluyor. Asya piyasalarında ise
ABD’nin Rus petrolüne yönelik sınırlı izinleri ve enerji arzına dair gelişmeler, petrol
fiyatlarındaki geri çekilmeyi destekleyerek hisse senetlerinde kayıpların bir kısmını
telafi etti. Ancak bölgesel belirsizlikler ve küresel enflasyon endişeleri, temkinli
yaklaşımı sürdürmeye neden oluyor.
Türkiye’de CDS primlerindeki yükseliş, jeopolitik olaylar ve iç ekonomik-siyasi risklerin
bir yansıması olarak öne çıkıyor. Türkiye’de finansal piyasalar, iç ekonomik-siyasi riskler
ve bölgesel jeopolitik gelişmelerden etkilenmeye devam ediyor. TCMB Para Politikası
Kurulu, politika faizini %37’de sabit tutarak İran savaşı öncesinde başlayan faiz indirimi
politikasına ara verdi; bu karar Merkez Bankası açısından tedbir niteliği taşıyor. TCMB
rezervleri savaşın başlamasından bu yana önemli ölçüde azaldı: döviz rezervleri
73,4 milyar dolardan 62,8 milyar dolara, net uluslararası rezervler 91,8 milyar
dolardan 78,8 milyar dolara düştü; bu durum, Merkez Bankası’nın döviz piyasasında
istikrarı korumak amacıyla rezerv kullanımını sürdürdüğünü gösteriyor. CDS primleri
ise jeopolitik ve içsel ekonomik-siyasi riskler nedeniyle yükselmeye devam ediyor;
rezervlerdeki azalma ve yüksek faiz ortamı, yatırımcı güveni ve kredi bulma imkanları
açısından kritik bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Özetle, küresel piyasalarda jeopolitik riskler, enerji arzı belirsizlikleri ve merkez
bankası politikaları piyasaların yönünü belirleyen temel unsurlar; kısa vadede
volatilitenin yüksek seyretmeye devam etmesi ve güvenli liman varlıklarının talep
görmesi muhtemel görünüyor.





