DGD-SEN ile Migros arasında yürütülen müzakereler, işten çıkarılan işçilerin geri alınması başta olmak üzere kritik konularda anlaşma sağlanamaması nedeniyle çıkmaza girdi.
DGD-SEN ile Migros arasında devam eden görüşme süreci, işveren tarafının “uzlaşmaz” olarak nitelendirilen yaklaşımı nedeniyle sonuçsuz kaldı. Taraflar arasında bazı başlıklarda ilerleme kaydedilmesine rağmen özellikle işten çıkarılan işçilerin geri alınması konusunda ortak bir noktada buluşulamadı.
11 Şubat’ta Migros yetkilileriyle gerçekleştirilen toplantıda belirli konularda mesafe alınması üzerine sendika, tüm talepler netleşmemiş olsa da eylem ve etkinlikleri erteleme kararı almıştı. Ancak bugün yapılan görüşmelerde, şarta bağlı bir müzakere zemini önerildiği ve bunun kabul edilmediği bildirildi.
Sendika tarafından yapılan yazılı açıklamada, direnişin ilk gününden bu yana hiçbir işçinin geride bırakılmayacağının altı çizildi. Açıklamada, tüm çalışanları kapsayan bir çözüm için kararlılığın sürdüğü vurgulanırken, tarafların birçok konuda önemli ölçüde anlaşmaya vardığı ancak temel başlıklarda uzlaşmanın sağlanamadığı ifade edildi.
Sendika tarafından yapılan yazılı açıklamada, direnişin başından bu yana hiçbir işçinin geride bırakılmayacağı belirtilerek, tüm işçileri kapsayan bir çözümde ısrarcı olunduğu aktarıldı.
Taraflar arasında birçok konuda önemli ölçüde anlaşma sağlandığının ifade edildiği açıklamanın devamında şunlara yer verildi;
“Depo işçilerinin Aralık 2025 ücretlerine Ocak 2026’da yapılan %28’lik artışın kök ücret olarak esas alınması ve devam eden TİS sürecinde yapılacak artışların bu zamlı kök ücret üzerine eklenmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır. Bu çerçevede, ücret ve diğer haklar bakımından 2026 yılı için teklif edilen TÜFE + %20 oranıyla birlikte, %50 zam talebimizin üzerinde bir artış ortaya çıkmaktadır.
Depo işçilerinin kazanılmış yan haklarının aynen korunacağı ( il destek primi, devamlılık primi, kıdem yılı primi ve benzeri haklarının); Mağaza ve market işçilerinin yararlanmakta olduğu hakların da ek olarak TİS kaynaklı haklarının sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte kadroya geçişten itibaren geçerli olmak üzere geriye dönük ödeneceği; Depo işçilerinin Migros kadrosuna geçişlerinde yeni işçi sayılmayacağı ve taşerondaki tüm çalışma süreleri dikkate alınarak TİS’teki kademeli yararlandırma sistemine dahil edileceği; Banka promosyonlarının kadroya geçen tüm depo işçilerine ödeneceği; Eksik ücret, fazla mesai ve diğer alacakların çok kısa sürede tamamlanacağı; Sendikal tercihlere ve faaliyetlere yasal çerçevede saygı gösterileceği; İlgili işkolunda bulunan herhangi bir sendikaya üyelik veya dayanışma aidatı yoluyla yararlanma imkanının açık olduğu hususlarında açıklama yapılacağı konusun da mutakabat sağlanmıştır.
İşkolu itirazımızın devam ettiği, ancak süreci tıkamamak adına bu başlığın müzakereyi engelleyici bir noktaya taşınmayacağı da tarafımızca ifade edilmiştir. İşkolu itirazımızın Bakanlık veya yargı mercilerince kabul edilmesi halinde Migros yönetiminin bu sonuca yasal çerçevede saygı göstereceği de kararlaştırılmıştır. Kadroya geçirilmeyen temizlik işçileri ve depoda kalan diğer taşeron işçilere ilişkin talebimiz ise toplantıda sonuçlandırılamamıştır.
İş akitleri sona erdirilen işçilerin ayrımsız biçimde işe başlatılması, ayrılmak isteyenler bakımından ise yasal hakları ve uygun ek menfaatler sağlanarak sürecin mutabakatla sonuçlandırılması talebimize Migros yönetiminin atılan işçilerin büyük çoğunluğunun geri alınmayacağı yönündeki beyanları ve demokratik hak arama mücadelesini kriminalize eden bir dil ile gerçekleştirilen işten çıkarmalar sendikamız açısından kabul edilemezdir.
Kazanımların bedeli olarak yüzlerce işçinin kış ortasında işsiz bırakılmasını dayatan hiçbir çözümü kabul etmiyoruz. Kazanımlarımıza da, işten çıkarılan arkadaşlarımıza da sahip çıkıyoruz. Birlikte direndik, birlikte kazandık, birlikte yararlanacağız.
Gelinen aşamada süreç, özellikle işten çıkarılan 303 işçinin işe geri dönüşü ve kısmi taşeron uygulamasının devamı noktasında kilitlenmiştir. Tek bir işçi arkadaşımızı geride bırakmadan mücadeleye devam ediyoruz. Direne direne kazanacağız. Tüm Türkiye’yi bu direnişi sahiplenmeye, Migros’u boykot etmeye ve bulundukları her yerde sesimizi birlikte yükseltmeye çağırıyoruz.”





