Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in gözaltına alınmasına sert tepki gösterdi.
Sosyalist Enternasyonal, Avrupa Sosyalist Partisi ve İlerici İttifak’ın Barselona’da düzenlediği toplantıya katılan Özel, T24’ün YouTube canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu.
Özel, Adıgüzel’e yöneltilen suçlamalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Onursal’ı ihaleye fesat karıştırmaktan suçlayacaklar; Onursal neredeyse hiç ihale yapmadı. Neden yapmadı, biliyor musunuz? Belediyede para yok. Mevcut yapılmış ihaleler bitince yenisini yapmak yerine, aracı, gereci kendisi alıp olabildiğince para harcanmadan toparlayıp Ataşehir’e söz verdiği hizmetleri yapmaya çalışıyor o paralarla. Büyük bir ihale yok. Ne ile suçlayacaklar, çok merak ediyorum”
“Şafak Operasyonları Olmayacaktı”
Özel, gözaltı sürecinin uygulanma biçimini eleştirerek şu sözleri dile getirdi:
“Daha İçişleri Bakanı geleli bir ay oldu, ilk beyanı şuydu: ‘Şafak operasyonları yok artık.’ Kapıya polisin dayandığı, sabahın köründe belediye başkanlarını alıp polisle götürdükleri şafak operasyonları olmayacaktı. Bugüne kadar Ekrem İmamoğlu da dahil, bıraksanız nereye kaçacak? Zaten kaçacağını bilse Erdoğan onları bırakacak. Erdoğan onlardan kurtulmak için yapıyor bu operasyonları.”
“Gece Yarısı Gözaltı, İtibar Suikastıdır”
Ataşehir’de planlanan açılışa dikkat çeken Özel, gözaltı zamanlamasını eleştirerek şu ifadeleri kullandı:
“Gecenin bir yarısında evine gidip küçücük çocuğunun, eşinin yanında gözaltına alınan belediye başkanının bugün bu saatlerde büyük bir kütüphane açılışı vardı. Atatürk Kütüphanesi… Ataşehir’deki gençlerin, Türkiye’deki tüm gençlerin en çok istediği şey kütüphane. Bir Atatürk Kütüphanesi açıyordu; sosyal alanlarıyla, ders çalışma alanlarıyla, zengin kitap portföyüyle. Çok heyecanlıydı, onu yapacaktı. Gecenin 12’sinde gidip kapısına dayanıp alıp götürüyorsunuz, yeni bir itibar suikastına girişiyorsunuz.”
“Belediyede Para Yok, İhale Yapılmadı”
Özel, Adıgüzel’in görev sürecine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“İki yıldır belediye başkanı. Onursal’ı ihaleye fesat karıştırmaktan suçlayacaklar; Onursal neredeyse hiç ihale yapmadı. Neden yapmadı, biliyor musunuz? Belediyede para yok. Mevcut yapılmış ihaleler bitince yenisini yapmak yerine, aracı, gereci kendisi alıp olabildiğince para harcanmadan toparlayıp Ataşehir’e söz verdiği hizmetleri yapmaya çalışıyor o paralarla. Büyük bir ihale yok. Ne ile suçlayacaklar, çok merak ediyorum. ‘Şafak operasyonu yapmayacağız’ diye söz verenler, gece bire on kala gencecik bir beldiye başkanının evinin kapısına dayanıyor, beş yaşında bir kızı var. Bir saat mahallede sirenleri çeviriyor. Herkes kalksın görsün diye.”
Mansur Yavaş’tan “Toplu Karar” Çağrısı
Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş da CHP’li belediyelere yönelik operasyonlara tepki gösterdi. Yavaş, açıklamalarını Sosyal Demokrasi Derneği’nin etkinliğinde yaptı.
“Hukuk askıya alındı. Biz bunu seyredemeyiz. Bütün belediye başkanlarımız haksız bir uygulamaya, bir iftiraya maruz kalacağı endişesiyle yaşadığı gibi trol grupları da belediye başkanlarımıza ‘Sıra sana geldi’ diye tehditvari konuşmalar yapılıyor. Genel Başkanımız İspanya’dan dönünce bunu topluca konuşmamızın zamanı geldi. Topluca bir karar almamız gerekiyor.”
“Masumiyet Karinesi Zedeleniyor”
Yavaş, daha sonra ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada operasyonların yöntemine ilişkin eleştirilerini sürdürdü:
“Dün yine iki belediye, birisi dün akşam olmak üzere operasyona uğradı. Artık adına operasyon diyoruz. Ben bu konuda biliyorsunuz dün basın toplantısı yaptım. Bir şikâyet varsa bu normalde eğer ihale fesat gibi suçlarsa tabii ki savcılık bunu kovuşturabilir. Ama normalde göreviyle ilgili bir olumsuzluk varsa bu 4483 sayılı Kanun’a göre mülkiye müfettişinin gelip suçları tespit edip o sanıkların yargılanmasını sağlayabilir. Ama böyle operasyon adı altında bir baskın yapıldığı zaman tabii ki bu biraz toplum önünde insanlar daha mahkum olmadan onların itibarsızlaştırılması ve toplum gözünde mahkum olması sonucunu oluyor. Bu kötü bir şey. Halbuki Anayasa’ya göre biliyorsunuz karar kesinleşinceye kadar herkes masumdur. Dolayısıyla ‘masumiyet karinesi’ ortadan kalkıyor.”
“Yargıya Güven Zedeleniyor”
İktidar partisine yönelik benzer uygulamaların görülmediğini savunan Yavaş, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Suç işleyen belediye başkanı yok mu? Zaman zaman bu da gündeme geliyor. Elbette yanlış yapan, suç işleyen belediye başkanı vardır mutlaka olacaktır. Şöyle ki bu orana bakarsanız ‘azdan az çoktan çok gider’ derler. Her partide bu olabilir. Önemli olan buna bakış açısı söz konusu. Şu ana kadar CHP’li belediye başkanlarından operasyona uğrayan, tutuklanan çok insan olmasına rağmen başka partilerden özellikle iktidar partisinden aynı muameleye maruz kalan hiç kimseyi görmedik. Bu da işte bizim Türkiye’deki yargıya olan güveni maalesef sarsıyor. Bu iyilik değil, topluma kötülüktür.”





