CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu İl Yönetim Kurulu Yönetici Eğitimleri kapsamında Kırklareli’nde bir dizi program gerçekleştirdi. Kaya, programına Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden Nasuh Mitap’ın mezarını ziyaret ederek başlarken, CHP’ye yeni üye olan bir yurttaşa da parti rozetini taktı. Kaya, daha sonra düzenlediği basın toplantısında eğitimden tarıma, çevre sorunlarından gençlerin barınma ve beslenme sorunlarına, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılından demokratikleşme hedeflerine kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Yıldırım Kaya Kırklareli programına Nasuh Mitap’ı anarak başladı

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu kapsamında düzenlenen İl Yönetim Kurulu Yönetici Eğitimi programı için geldiği Kırklareli’ndeki çalışmalarına Nasuh Mitap’ın mezarını ziyaret ederek başladı.
Kaya, Türkiye devrimci hareketinin önemli isimlerinden, Kırklareli’nin yetiştirdiği Nasuh Mitap’ı mezarı başında andı.
Nasuh Mitap’ın yaşamı boyunca gençlik mücadelesinde sorumluluk üstlendiğini, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerini yaşadığını ve uzun yıllar cezaevinde kaldığını belirten Kaya, Mitap’ın mücadele ettiği değerlerden hiçbir zaman vazgeçmediğine dikkat çekti.
Kaya, Mitap’ı mütevazılığı, öğreticiliği, dayanışmacılığı ve gençlere bıraktığı mücadele kültürüyle hatırladıklarını ifade ederek, “Kırklareli’nin yetiştirdiği Nasuh Mitap’ı burada bir kez daha saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyorum” dedi.
Kırklareli’nde CHP’ye yeni üye katılımı

Kaya’nın Kırklareli programında dikkat çeken başlıklardan biri de CHP’ye yeni üye katılımı oldu.
Parti Okulu İl Yönetim Kurulu Yönetici Eğitimi öncesinde CHP’ye üye olmak isteyen bir kadın yurttaşın üyelik işlemleri gerçekleştirildi.
Yeni üyeye “CHP’ye hoş geldiniz” diyen Kaya, yurttaşların siyasete aktif katılımının ve örgütlü mücadelenin önemine vurgu yaptı.
“Kırklareli’ndeki eğitimi sıradan bir eğitim programı olarak görmüyoruz”
Kaya, Kırklareli programı kapsamında düzenlediği basın toplantısında ilk olarak CHP Parti Okulu’nun Türkiye genelinde sürdürdüğü İl Yönetici Eğitimlerine değindi.
Kırklareli’ndeki eğitimin tarihsel bir anlam taşıdığını belirten Kaya, programın Kepirtepe Köy Enstitüsü’nün mirası üzerinde gerçekleştirildiğine dikkat çekti.
Kaya, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Kırklareli’ndeki eğitimimizi sıradan bir eğitim programı olarak görmüyoruz. Çünkü bugün, Köy Enstitülerinin aydınlanma meşalesini Trakya’da yakan Kepirtepe’nin topraklarındayız.”
Kaya, eğitimi Kepirtepe Köy Enstitüsü’nü kuranlara, burada görev yapan eğitimcilere, toprağı işleyen, üreten, okuyan ve okutan öğrenci ve öğretmenlere armağan ettiklerini söyledi.
“Eğitim yalnızca dört duvar arasında ders anlatmak değildir”
Köy Enstitülerinin eğitim anlayışının yalnızca geçmişe ait bir model olmadığını, bugün savundukları kamusal eğitim anlayışının tarihsel köklerinden birini oluşturduğunu belirten Kaya, Kepirtepe’nin eğitim mirasına vurgu yaptı.
Kaya, Köy Enstitülerinde öğrencilerin yalnızca ders dinlemediğini; okullarını yaptıklarını, toprağı işlediklerini, kitap okuduklarını, sanatla buluştuklarını ve sorgulamayı öğrendiklerini ifade etti.
Kaya, eğitim anlayışlarını şu sözlerle özetledi:
“Eğitim üretmektir, paylaşmaktır, özgür düşünmektir. Aklın ve bilimin ışığında yürümek, Cumhuriyet’in özgür yurttaşını yetiştirmektir.”
Kaya, CHP’nin eğitim politikası açısından hedeflerinin; her çocuğun nitelikli eğitime ulaşabildiği, öğretmenin toplumda hak ettiği değeri gördüğü, laik, bilimsel, demokratik ve kamusal bir eğitim sistemi kurmak olduğunu belirtti.
“Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” vurgusu
Kaya, basın açıklamasında “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” kavramını da öne çıkardı.
Eğitimin piyasanın, tarikatların veya cemaatlerin insafına bırakılamayacağını savunan Kaya, çocukların nitelikli ve eşit eğitim hakkına sahip olması gerektiğini söyledi.
Kaya, Cumhuriyet’in eğitim alanındaki temel kazanımlarının korunması ve geliştirilmesi gerektiğini belirterek, “Biz yeniden; her çocuğun nitelikli eğitime ulaşabildiği, öğretmenin baş tacı edildiği, laik, bilimsel, demokratik ve kamusal bir eğitim düzeni kuracağız” dedi.

“Kırklareli, Cumhuriyetin aydınlık yüzüdür”
Kaya, konuşmasının devamında Kırklareli’nin tarihsel, ekonomik ve toplumsal özelliklerine değindi.
Kırklareli’nin Balkanlarla tarihsel bağları, üretim kültürü, tarımı, sanayisi ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığıyla Trakya’nın önemli kentlerinden biri olduğunu belirten Kaya; Lüleburgaz, Babaeski, Vize, Pınarhisar, Demirköy, Kofçaz ve Pehlivanköy’ün Kırklareli’nin ayrılmaz parçaları olduğunu ifade etti.
Kentin bir yanında Istranca Ormanları, diğer yanında ise Trakya’nın verimli ovalarının bulunduğunu belirten Kaya, bu doğal zenginliğin yurttaşların hak ettiği refaha henüz dönüşmediğini savundu.
Kaya, İstanbul’a yakınlığın Kırklareli için ekonomik fırsatlar yarattığını ancak sanayileşme, yapılaşma, nüfus hareketleri ve çevresel baskıların da önemli sorunlar oluşturduğunu dile getirdi.
Ergene Nehri için çevre uyarısı
Basın toplantısında Trakya’nın çevre sorunlarına özel bir bölüm ayıran Kaya, Ergene Nehri’nin kirliliğinin yalnızca çevresel bir sorun olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.
Ergene’deki kirliliğin yaşam hakkı, tarım, halk sağlığı ve gelecek kuşaklarla doğrudan ilişkili olduğunu belirten Kaya, Trakya’nın toprağının, suyunun ve havasının korunması gerektiğini ifade etti.
Kaya, “Trakya’nın derelerini kirletip toprağını zehirleyerek kalkınma olmaz” diyerek, kalkınmaya karşı olmadıklarını ancak doğayı yok eden, insanı dışlayan ve yalnızca rantı büyüten bir kalkınma modeline karşı olduklarını söyledi.
“Bu topraklar üretiyor ama üreten kazanamıyor”
Kırklareli’nin tarımsal üretim potansiyeline de değinen Kaya, özellikle ayçiçeği ve buğday üreticilerinin yaşadığı ekonomik sorunları gündeme getirdi.
Kırklareli’nin ayçiçeği tarlalarının Türkiye’nin üretim gücünün önemli simgelerinden biri olduğunu belirten Kaya, çiftçinin artan girdi maliyetleri nedeniyle emeğinin karşılığını alamadığını söyledi.
Mazot, gübre, ilaç ve tohum maliyetlerinin üreticinin yükünü artırdığını ifade eden Kaya, çiftçinin ürününü tarladan kaldırmadan ithalat politikalarının baskısıyla karşı karşıya kaldığını savundu.
Kaya, tarımda dışa bağımlılığı artıran politikaların yerine üreticiyi koruyan bir sistem kurulması gerektiğini belirtti.
“Üreten kazanamıyor, çalışan geçinemiyor”
Tarımda yaşanan sorunların yalnızca çiftçilerle sınırlı olmadığını belirten Kaya, Türkiye’de ekonomik sorunların toplumun farklı kesimlerini ortak bir noktada buluşturduğunu söyledi.
Kaya konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Üreten kazanamıyor. Çalışan geçinemiyor. Emekli yaşayamıyor. Genç geleceğini göremiyor.”
Sorunun toprakta veya çiftçide olmadığını savunan Kaya, temel sorunun üreticiyi korumayan siyasi tercihler olduğunu söyledi.
CHP’nin tarım politikası açısından çiftçinin yeniden üretmesini, kooperatiflerin güçlendirilmesini ve üreticinin tüccara ya da ithalat politikalarına mahkûm edilmemesini savunduklarını belirtti.
Gençlerin barınma ve beslenme sorununu gündeme taşıdı
Kaya’nın basın açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Kırklareli’nde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin sorunları oldu.
Kırklareli Üniversitesi öğrencilerinin özellikle ilçe yerleşkelerinde yaşadığı barınma sorununa dikkat çeken Kaya, öğrencilerin eğitim hayatına devam edebilmek için temel ihtiyaçlarını karşılamak zorunda bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Bir üniversite öğrencisinin okula başladığında öncelikle nerede kalacağını, kirasını nasıl ödeyeceğini ve ne yiyeceğini düşünmesinin sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmadığını ifade eden Kaya, üniversite öğrencilerinin barınma ve sağlıklı beslenme hakkının kamunun sorumluluğunda olduğunu belirtti.
Kaya, “Hiçbir gencimiz aç karnına derse girmeyecek. Hiçbir öğrencimiz yüksek kiralar nedeniyle eğitiminden vazgeçmeyecek” dedi.
“Gençlerimizi uyuşturucu ve sanal kumara teslim etmeyeceğiz”
Gençlerin karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca ekonomik olmadığını da belirten Kaya, uyuşturucu bağımlılığı ve sanal kumarın gençler açısından ciddi toplumsal tehditler oluşturduğunu söyledi.
Kaya, gençleri yalnızca yasaklarla korumanın mümkün olmadığını belirterek; nitelikli eğitim, istihdam, kültür, sanat, spor ve gelecek umudunun gençlik politikalarının temel unsurları olması gerektiğini vurguladı.
30 Ağustos’un 104. yılından Kırklareli’ne mesaj
Kaya, basın açıklamasında 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104. yılını da değerlendirdi.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının 104 yıl önce yalnızca işgal ordularını yenmediğini; bağımsızlık, Cumhuriyet ve egemenliğin millete ait olması açısından tarihi bir dönüm noktası yarattığını ifade eden Kaya, Trakya’nın Cumhuriyet değerlerine bağlılığına dikkat çekti.
Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim biçimi olmadığını belirten Kaya; bağımsızlık, yurttaşlık, laiklik, kadın-erkek eşitliği, çağdaş eğitim ve geleceğe umutla bakma iradesinin de Cumhuriyet’in kazanımları arasında olduğunu söyledi.
“Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak”
Türkiye’nin Cumhuriyet’in ikinci yüzyılındaki temel görevinin Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmak olduğunu savunan Kaya, hukukun üstünlüğünün yeniden tesis edilmesi, kuvvetler ayrılığının güçlendirilmesi ve TBMM’nin millet iradesinin gerçek merkezi haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin “tek adam rejiminin yarattığı ağır bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu” savunan Kaya, ekonomik sorunlardan eğitimde yaşanan problemlere, tarımdaki sıkıntılardan gençlerin gelecek kaygısına kadar birçok sorunun demokratik hukuk devletinin kurumlarının zayıflatılmasıyla bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
Kaya, Türkiye’nin önündeki görevin yalnızca iktidar değişikliği olmadığını belirterek, demokratik bir rejimin güçlendirilmesi ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçilmesi gerektiğini ifade etti.
“Gün gelecek, devran dönecek”
Konuşmasının son bölümünde Kırklareli ve Trakya’ya seslenen Kaya, Türkiye’nin yaşadığı sorunların çözümsüz olmadığını söyledi.
Kaya, çözümün halktan yana bir siyasi iradenin ortaya konulmasından geçtiğini belirterek; üreticiden, emekçiden, emekliden, öğrenciden ve öğretmenden yana bir iktidarın kurulması gerektiğini savundu.
CHP’nin hedeflerini sıralayan Kaya, Kepirtepe’nin aydınlanma mirasının büyütüleceğini, Kırklareli’nde üreticinin yeniden güçlendirileceğini, gençlerin umutsuzluğa değil geleceğe hazırlanacağını ve kamusal eğitim anlayışının yeniden inşa edileceğini söyledi.
Kaya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Hiç kimse karamsarlığa teslim olmasın.”
Türkiye’nin Kepirtepe’yi kuran, 30 Ağustos’u kazanan ve Cumhuriyet’i kuran bir iradeye sahip olduğunu belirten Kaya, “Gün gelecek, devran dönecek! Cumhuriyet demokrasiyle taçlanacak! Halkın iktidarı mutlaka kurulacak!” ifadelerini kullandı.
Kaya, bu değişim ve yürüyüşün güçlü seslerinden birinin Kırklareli ve Trakya’dan bütün Anadolu’ya yayılacağına inandığını belirterek, Kepirtepe’nin aydınlık çocuklarına, üreten Kırklareli’ne ve Cumhuriyet ile demokrasiye inanan Trakya’ya selam gönderdi.
Parti Okulu çalışmaları Kırklareli’nde sürdü
Yıldırım Kaya’nın Kırklareli programı, CHP Parti Okulu’nun Türkiye genelinde sürdürdüğü İl Yönetim Kurulu Yönetici Eğitimleri kapsamında gerçekleştirildi.
Program kapsamında hem parti içi eğitim çalışmalarına devam edilirken hem de Kırklareli’nin yerel ve ülke gündemindeki sorunları kamuoyuyla paylaşıldı.
Kaya’nın programı; Nasuh Mitap’ın mezarı başındaki anma, CHP’ye yeni üye katılımı, Parti Okulu yönetici eğitimi ve basın toplantısının ardından tamamlandı.





