Bu siteyi kullanarak Gizlilik Sözleşmesi ve Bilgi Güvenliği Politikası'nı onaylamış olursunuz.
Kabul Et
Sahi GündemSahi GündemSahi Gündem
Bildiri
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Okuma: Yıldırım Kaya: Cumhuriyet Laik ve Bilimsel Eğitimle Ayakta Kalır
Paylaş
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
Sahi GündemSahi Gündem
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Ara
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Emek-Çalışma Hayatı
  • Dünya
  • Ekonomi
Mevcut bir hesabınız var mı? Giriş Yap
Bizi Takip Edin
Siyaset

Yıldırım Kaya: Cumhuriyet Laik ve Bilimsel Eğitimle Ayakta Kalır

CHP’li Yıldırım Kaya, AKP’nin 23 yıllık eğitim politikalarını bütçe verileriyle eleştirdi. “Kamusal, laik ve bilimsel eğitim bilinçli olarak tasfiye ediliyor; bu Cumhuriyetin geleceği meselesidir” dedi.

Sahi Gündem
Son güncelleme: 24/12/2025 10:04
Sahi Gündem
Yayımlandı 24/12/2025
Paylaş
Paylaş

CHP’li Yıldırım Kaya, AKP’nin 23 yıllık eğitim politikalarını sert sözlerle eleştirerek, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin kamusal eğitimi tasfiye eden ideolojik bir tercihin ürünü olduğunu söyledi. Kaya, “Bu yalnızca bir eğitim meselesi değil, Cumhuriyetin geleceği meselesidir” dedi.

“9 Bakan Değişti, İstikamet Değişmedi”

  1. Dönem CHP Ankara Milletvekili Yıldırım Kaya, yaptığı yazılı basın açıklamasında, AKP iktidarı döneminde Milli Eğitim Bakanlığı’nın 9 kez el değiştirdiğini hatırlatarak, buna karşın Cumhuriyetin laik, bilimsel, kamusal, karma ve anadil temelli eğitim anlayışından sistemli biçimde uzaklaşıldığını vurguladı.

Kaya, eğitimde yaşanan sorunların yalnızca müfredat veya sınav sistemiyle açıklanamayacağını belirterek, “Asıl mesele bütçe tercihleriyle şekillenen ideolojik bir eğitim siyasetidir” ifadelerini kullandı.

“Rekor Bütçe Söylemi, Kamusal Eğitimin Tasfiyesini Gizliyor”

AKP iktidarının her bütçe döneminde “eğitime en büyük pay ayrıldı” söylemini yinelediğini belirten Kaya, belirleyici olanın bütçenin büyüklüğü değil, merkezi bütçe içindeki payı olduğunu söyledi.

Verilere dikkat çeken Kaya, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinin merkezi bütçe içindeki payının 2002’de yüzde 7,6 olduğunu, 2018’de yüzde 12,13 ile zirve yaptığını, ancak 2025 itibarıyla yeniden tek haneye düşerek yüzde 9,85’e gerilediğini hatırlattı.

“Bütçe büyürken kamusal eğitimin payı bilinçli biçimde daraltılmıştır. Bu bir tercihtir” dedi.

Yatırım Payı Yarı Yarıya Eritildi

Eğitimde gerçek niyetin yatırım kalemlerinden anlaşılacağını vurgulayan Kaya, okul, derslik, laboratuvar ve yurt yatırımlarının hızla azaldığını ifade etti.

2002 yılında MEB bütçesinin yüzde 17’sinin yatırımlara ayrıldığını belirten Kaya, bu oranın 2018’de yüzde 9’a, 2026’da ise yaklaşık yüzde 8’e düşürüldüğünü söyledi.

Bu tablonun sahadaki karşılığının; ikili eğitimin sürmesi, köy okullarının kapatılması, deprem bölgelerinde kalıcı okul yatırımlarının yetersizliği ve tam gün eğitimin hayata geçirilememesi olduğunu dile getirdi.

Atanmayan Öğretmenler, Büyüyen Özel Okullar

Kamusal eğitimin zayıflatılmasıyla birlikte özel okulların sistemli biçimde büyütüldüğünü belirten Kaya, yüz binlerce öğretmenin atanmadığını, kadrolu istihdam yerine güvencesiz ve ücretli öğretmenliğin yaygınlaştırıldığını ifade etti.

“Devlet okullarında nitelik sorunu derinleşti, veliler özel okullara ve kurslara mahkûm edildi. Eğitim hakkı, parası olanla olmayan arasında bölündü” dedi.

“Laikliğe Bütçeyle Müdahale Ediliyor”

Kaya, kamusal okullara ayrılmayan kaynakların vakıf ve derneklere aktarıldığını belirterek, 2023’te 4,1 milyar TL olan bu kalemin 2026 için 7,8 milyar TL’ye çıkarıldığını kaydetti.

Bu kaynakların Türkiye Maarif Vakfı, Yunus Emre Vakfı ve çeşitli protokoller aracılığıyla okullara giren cemaat bağlantılı yapılar üzerinden kullanıldığını ifade eden Kaya, “Okul yapımına ve öğretmen atamasına kaynak yok, ama ideolojik yapılara milyarlar var” dedi.

“Kamusal Eğitim Rejim Tercihi Nedeniyle Hedefte”

Kamusal eğitimin eşitlik, eleştirel düşünce ve yurttaş bilinci ürettiğini vurgulayan Kaya, bu nedenle AKP iktidarının kamusal eğitimi duraksatırken özel okulları ve protokolleri büyüttüğünü söyledi.

“Bu bir eğitim politikası değil, rejim tercihidir” ifadelerini kullandı.

Sonuç: “Bu Mücadele Cumhuriyetin Geleceğini Savunmaktır”

Basın açıklamasının sonunda Kaya, eğitim bütçesinin teknik bir belge değil, nasıl bir toplum istendiğinin aynası olduğunu belirtti.

“Bugünkü bütçe; kamusal okul yerine özel okulu, kadrolu öğretmen yerine güvencesiz istihdamı, laik ve bilimsel eğitim yerine ideolojik kuşatmayı tercih etmektedir” diyen Kaya, şu sözlerle açıklamasını tamamladı:

“Laik, bilimsel, kamusal, karma ve anadil eğitimi mücadelesi yalnızca bir eğitim meselesi değildir. Bu mücadele Cumhuriyetin geleceğini savunma mücadelesidir. Cumhuriyet, yalnızca laik ve bilimsel eğitimle ayakta kalır.”

Kaya’nın açıklamasının tamamı şu şekilde;

Cumhuriyet Laik ve Bilimsel Eğitimle Ayakta Kalır

AKP iktidarının 23 yıllık döneminde Millî Eğitim Bakanlığı tam 9 kez el değiştirdi. Ancak değişmeyen tek şey vardı: Cumhuriyetin laik, bilimsel, kamusal, karma ve anadil eğitimi anlayışından sistemli bir kopuşun adı AKP İktidarı oldu.
Eğitimde yaşanan sorunları yalnızca müfredat değişiklikleriyle, sınav sistemiyle ya da yönetmeliklerle açıklamak mümkün değil. Asıl mesele, bütçe tercihleriyle şekillenen ideolojik bir eğitim siyasetidir. Bu siyaset; kamusal okulları zayıflatan, öğretmen atamalarını sınırlayan, özel okulları büyüten, vakıf ve derneklerle yapılan protokoller üzerinden laik ve bilimsel eğitimin alanını daraltan bir hatta ilerlemektedir.

Bugün “rekor bütçe” söylemiyle pazarlanan tablo, gerçekte kamusal eğitimin tasfiyesinin mali planıdır.

Bütçe Büyüyor, Kamusal Eğitimin Payı Küçülüyor
AKP iktidarı her bütçe döneminde aynı cümleyi kuruyor: “Eğitime en büyük payı ayırdık.”
Rakamlar ilk bakışta bunu doğrular gibi görünebilir. Ancak belirleyici olan bütçenin toplamı değil, merkezi bütçe içindeki payıdır.

MEB Bütçesinin Merkezi Yönetim Bütçesine Oranı (%)
2002’de MEB bütçesinin merkezi bütçedeki payı %7,6 iken, 2018’de %12,13 ile zirve yaptı; 2023’te %9,74, 2025’te %9,85’e gerileyerek yeniden tek haneye düştü.
Bu tablo şunu gösteriyor:
AKP, 2018 sonrasında eğitimin bütçe içindeki payını bilinçli biçimde daraltmıştır. Bütçe büyürken kamusal eğitimin payı küçülmüştür. Bu bir tercihtir.
Yatırım Yoksa Eğitim de Yoktur
Eğitimde gerçek niyet, yatırımlara ayrılan paydan anlaşılır. Okul, derslik, laboratuvar, kütüphane, yurt, tam gün eğitim ve nitelikli kamusal altyapı yatırım gerektirir.

MEB Bütçesinden Yatırımlara Ayrılan Pay (%)
2002’de MEB bütçesinin %17’si yatırımlara ayrılırken, bu oran 2018’de %9, 2026’da ise %8 civarına kadar düşürüldü.
Yani 23 yılda yatırım payı yarı yarıya eritildi.
Bunun sahadaki karşılığı nettir:
Derslik ihtiyacı karşılanmıyor, ikili eğitim sürüyor.
Deprem bölgelerinde kalıcı okul yatırımları yetersiz Köy okulları kapatıldı, taşımalı eğitim yaygınlaştırıldı. Tam gün eğitim hayata geçirilmiyor.
Bu tablo bir yönetim zaafı değil, kamusal eğitimi duraksatma siyasetidir.

Atanmayan Öğretmenler, Büyüyen Özel Okullar;
Kamusal eğitim zayıflatılırken özel okulların önü sistemli biçimde açıldı.
Özel okul sayısı artarken, atanmayan öğretmen sayısı yüz binlerle ifade edilir hale geldi. Kadrolu istihdam yerine ücretli ve güvencesiz öğretmenlik yaygınlaştırıldı.
Bütçede öğretmen atamalarına yeterli pay ayrılmazken: Devlet okullarında nitelik sorunu derinleşti, veliler özel okullara ve kurslara mahkûm edildi, Eğitim hakkı parası olanla olmayan arasında bölündü.
Bu, eğitimin piyasalaştırılmasıdır.

Laikliğe Bütçeyle Müdahale
Kamusal okullara ayrılmayan kaynaklar nereye gidiyor sorusunun yanıtı bütçe kalemlerinde açıkça görülüyor.

Vakıf ve Derneklere Aktarılan Kaynaklar (Milyar TL)
2023’te vakıf ve derneklere aktarılan kaynak 4,1 milyar TL iken, 2026 için bu tutar 7,8 milyar TL olarak öngörülüyor.
Bu kaynaklar; Yunus Emre Vakfı, Türkiye Maarif Vakfı ve protokoller yoluyla okullara giren cemaat bağlantılı yapılar üzerinden kullanılmaktadır.
Yani: Okul yapımına kaynak yok, Öğretmen atamasına bütçe yok, ama protokollere ve ideolojik yapılara milyarlar var.
Bu durum laik ve bilimsel eğitimin bütçeyle kuşatılmasıdır.

9 Bakan, Tek İstikamet
AKP döneminde 9 Millî Eğitim Bakanı değişti. Ancak hepsinin ortak paydası şuydu: Laik eğitimi zayıflatmak, bilimsellikten uzaklaşmak, kamusal eğitimi daraltmak, karma eğitimi tartışmalı hale getirmek, anadil eğitimi hakkını kamusal sistemin dışında tutmak.
Cumhuriyetin eğitim devrimi; eşit, parasız, laik, bilimsel, kamusal ve karma eğitim anlayışı üzerine kuruluydu. Bu anlayış, çocukların anadilini öğrenme ve geliştirme hakkını da kamusal eğitim içinde güvence altına alıyordu.
Bugün ise ne laiklik, ne bilimsellik, ne kamusallık ne de anadil eğitimi, MEB’in gerçek öncelikleri arasında yer alıyor.

Kamusal Eğitim Neden Hedefte?

Çünkü kamusal eğitim: Eşitlik üretir, eleştirel düşünceyi güçlendirir, yurttaş bilinci oluşturur, cumhuriyet değerlerini taşır.
Bu nedenle AKP iktidarı, kamusal eğitimi duraksatırken özel okulları, vakıf ve dernek protokollerini büyütmektedir. Bu bir eğitim politikası değil, rejim tercihidir.

Sonuç Yerine;
Eğitim bütçesi teknik bir metin değildir.
Eğitim bütçesi, nasıl bir toplum istediğinizin aynasıdır.
Bugünkü MEB bütçesi şunu söylüyor: Kamusal okul yerine özel okul,
Kadrolu öğretmen yerine güvencesiz istihdam,
Laik ve bilimsel eğitim yerine protokoller,
Cumhuriyetin eğitim devrimleri yerine ideolojik kuşatma.
Bu nedenle laik, bilimsel, kamusal, karma ve anadil eğitimi mücadelesi yalnızca bir eğitim meselesi değildir. Bu mücadele, Cumhuriyetin geleceğini savunma mücadelesidir.

Cumhuriyet, yalnızca laik ve bilimsel eğitimle ayakta kalır.

Ayrıca Şunları da Beğenebilirsiniz

Kaya’dan Hakem Heyetine, Memur Sen ve Türkiye Kamu Sen’e Sert Tepki!

Silivri Önünde Adalet Mesajı: Özgür Özel’den Yargıya ve Eğitim Bakanına Tepki

Aydın, Gazeteci ve Sanatçılardan Çağrı: “Ülkemizin Uçurumdan Yuvarlanmasına İzin Vermeyeceğiz”

CHP, Belediye Operasyonları Sonrası Seçim Stratejisini Netleştiriyor: “2 Kasım Genel Seçimi Üzerinden Yürüyeceğiz”

Öcalan’dan Suriye ve SDG mesajı:“10 Mart Mutabakatı Süreci Rahatlatacak ve Hızlandıracaktır”

ETİKETLENDİ:eğitimlaiklikYıldırım kaya
Bu Yazıyı Paylaşın
Facebook Whatsapp Whatsapp
Bir Yorum Bırak

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

HABERLER

İran’daki Protestolar Yeni Bir Eşiğe Mi Girdi? Ekonomik Tepkiden Sistemsel Krize

Sahi Gündem
Sahi Gündem
16/01/2026
Devrimden Reformizme: Sosyal Demokrasinin Küresel Serüveni ve Türkiye’de CHP Deneyimi
2025: İş Cinayetlerinin Yılı — Günde En Az 6 İşçi Hayatını Kaybetti
Fransa’da Parlamento Güçlü Yürütme Karşısında Nasıl Konumlanıyor?
Hay’at Tahrir el-Şam’ın Evrimi ve Suriye’nin Geleceği 
Önceki Sonraki

BİZİ TAKİP EDİN

FacebookBeğeni
XTakip
InstagramTakip
YoutubeAbone

YAZARLAR

Mehmet Bekaroğlu
Yıldırım Kaya
Mehtap Yücel
Zeki Kılıçaslan
Yıldırım Öztürk

Kategoriler

  • Yazarlar
  • Haber
  • Siyaset
  • Emek/Sendika
  • Dünya
  • Ekonomi

SAHİ

2025 © Her Hakkı Mahfuzdur.

Bize Yazın

Herhangi bir konu hakkında bize yazabilirsiniz.

bilgi@sahigundem.com

© Sahi Gündem. Tüm Hakları Saklıdır.
Tekrar Hoşgeldin!

Hesabınıza giriş yapın

Kullanıcı Adı veya E-posta
Şifre

Şifreni mi unuttun?