Türkiye, 2025 dış politika ajandasını belirleyen kapsamlı strateji belgesinde, “Türkiye Yüzyılı” vizyonunun merkezine çok taraflılık, bölgesel sahiplenme ve adil bir küresel düzen hedefini koydu.
Dışişleri Bakanlığı’nın TBMM’ye sunduğu politika çerçevesi, Ankara’nın krizlerle dolu uluslararası ortamda esnek, proaktif ve çok yönlü bir dış politikaizlediğini gösteriyor.
Türkiye, 264 dış temsilciliğiyle dünyanın en geniş diplomatik ağlarından birine sahip olmaya devam ediyor.
DOĞU AKDENİZ, EGE VE KIBRIS: ANKARA’NIN DEĞİŞMEZ KIRMIZI ÇİZGİLERİ
Deniz Yetki Alanlarında Hakkaniyet Vurgusu
Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin stratejisi iki ana başlıkta şekilleniyor; Deniz yetki alanlarının uluslararası hukuka uygun sınırlandırılması, Kıbrıs Türklerinin doğal kaynaklar üzerindeki eşit haklarının korunması
Libya ile 2019’da yapılan anlaşmanın ardından, Türkiye’nin Doğu Akdeniz kıta sahanlığı 2020’de BM’ye kaydedildi. 2025’te BM/UNESCO tarafından tescil edilen deniz mekânsal planlama haritası, Karadeniz–Akdeniz–Ege hattında Türkiye’nin resmi pozisyonunu uluslararası kayıtlara geçirdi.
Yunanistan ile Normalleşme Sürse de Soydaşların Hakları Gündemin Merkezinde
2023 sonrası başlayan yumuşama dönemi devam ediyor. Güven Artırıcı Önlemler yeniden işlerlik kazanırken;
- Batı Trakya Türk Azınlığı,
- Onikiadalar’da yaşayan soydaşların hakları
Türkiye’nin öncelikli diplomatik başlıkları arasında yer almayı sürdürüyor.
Kıbrıs: 2025’te En Hareketli Dönem
Kıbrıs müzakereleri, 2017’den bu yana en yoğun dönemini 2025’te yaşadı.
- BM, 2024 sonunda “ortak zemin yok” tespiti yaptı.
- 2025’te Cenevre ve New York’ta yapılan iki kritik toplantıda altı iş birliği başlığının dördünde ilerleme sağlandı.
- Yeni kapıların açılması ve Ara Bölge’de güneş enerjisi projesi Rum tarafının tutumu nedeniyle ilerlemedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nda KKTC’nin tanınması çağrısını yineledi. 2025’te Türkiye–KKTC arasında imzalanan anlaşma ile 21 milyar TL destek sağlandı.
Ekim 2025 seçimlerinde Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından ilk resmî ziyaret Ankara’ya gerçekleşti.
AB İLE İLİŞKİLER: “Stratejik Hedef Olarak Tam Üyelik”
Türkiye, tüm zorluklara rağmen AB tam üyeliğini stratejik hedef olarak sürdürüyor. AB fonlarıyla 2002’den bu yana 13,3 milyar Avro kaynak kullanıldı; 45 binden fazla proje hayata geçirildi.
Türkiye’nin AB’den temel beklentileri:
- Üyelik sürecinin canlandırılması
- Gümrük Birliği güncelleme müzakerelerinin başlatılması
- Vize engellerinin kaldırılması
- Yüksek düzeyli diyalog mekanizmalarının yeniden işletilmesi
AB’nin genişleme politikasının hızlandığı dönemde Ankara, “objektif ve adil yaklaşım” talebini yineledi.
Balkanlar’da Türkiye: Bölgesel Barışın Teminatı
2025’te Türkiye öncülüğünde kurulan Balkan Barış Platformu, Ankara’nın bölgesel sahiplenme politikasının yeni kurumsal aracı olarak öne çıktı.
Türkiye’nin Kosova’da KFOR komutasını devralması bölgesel güvenliğe katkıyı artırırken; Bosna-Hersek’ten Sırbistan’a tüm bölge başkentleriyle diplomasi trafiği yoğunlaştı.
Rusya–Ukrayna Savaşı: “Diyalog ve Arabuluculuğun Merkezi”
Türkiye, savaşın başından beri sürdürdüğü politik çizgide 2025’te üç kritik toplantıya İstanbul’da ev sahipliği yaptı.
Özellikle esir takası ve insani konularda somut ilerleme sağlandı.
Türkiye aynı zamanda:
- Montrö’nün titizlikle uygulanmasıyla Karadeniz’de fiilî istikrar sağladı.
- Ukrayna’nın yeniden inşa süreçlerinde aktif rol aldı.
ABD’de Trump yönetiminin başlamasıyla Rusya ile diyaloğu önceleyen yaklaşım, diplomasi trafiğine hız kazandırdı.
Suriye: Yeni Siyasi Dönem ve Türkiye’nin Kırmızı Çizgileri
8 Aralık 2024 sonrası başlayan yeni süreç, Türkiye’nin uzun süredir savunduğu yaklaşımın doğruluğunu teyit etti.
Ankara’nın öncelikleri:
- Suriye’nin toprak bütünlüğü
- Terör örgütü PKK/YPG’nin faaliyetlerinin tamamen sonlandırılması
- Yaptırımların kaldırılması için diplomatik girişimler
- Suriye ordusunun profesyonelleşmesi ve mayın temizliği desteği
Türkiye’de 550 binden fazla Suriyeli gönüllü dönüş yaptı.
Irak: Güvenlik, Enerji ve Kalkınma Yolunda Yoğun Diplomasi
Türkiye’nin öncelikleri:
- Irak’ın siyasi birliği
- PKK’nın Irak kuzeyindeki varlığının tamamen tasfiyesi
- Kalkınma Yolu Projesi’nin hayata geçirilmesi
- Enerji ve su alanlarında uzun vadeli ortaklıklar
Türkiye, Bağdat–Erbil ilişkilerinde sürdürülebilir güç paylaşımını destekliyor.
İran ile Dengeli Rekabet–İş Birliği Politikası
Türkiye–İran ilişkileri “rekabet–iş birliği dengesi” temelinde devam ediyor.
Gündemin ana başlıkları:
- Enerji güvenliği
- Sınır güvenliği
- Terörle ortak mücadele
- Bölgesel nüfuz politikalarının yönetilmesi
Filistin–İsrail: Ankara Sert Bir Tutumda
Türkiye, İsrail’in politikalarını “bölgesel istikrara yönelik en büyük tehdit” olarak tanımlıyor.
Ankara’nın attığı adımlar:
- İsrail’le ticaretin durdurulması
- BM’de silah satışının engellenmesi için girişimler
- Soykırım davasında Güney Afrika’ya resmî müdahil olma
- Filistin’in uluslararası tanınırlığı için diplomatik kampanya
Batı Şeria’daki yerleşim genişlemesi, Mescid-i Aksa statüsünün aşındırılması ve zorla göç politikaları, Türkiye tarafından barışın önündeki ana engeller olarak görülüyor.
Körfez ve Yemen: Ankara Ekonomik Entegrasyonu Büyütüyor
Suudi Arabistan, BAE ve Katar ile karşılıklı yatırımlar, savunma sanayi ihracatı ve finansal iş birliği 2025’te büyük hız kazandı.
Türkiye, Yemen’de siyasi çözüm çabalarına destek veriyor.
Orta Asya ve TDT: Türk Dünyasında Kurumsal Güçlenme
Türkiye, Orta Asya’yı 2025 politikasının merkezine yerleştirdi.
TDT, Ankara’nın en hızlı kurumsallaşan bölgesel yapısı oldu.
- Orta Koridor
- Hazar geçişleri
- Lojistik merkezler
Türkiye’nin Avrasya’da yükselen ekonomik rolünü güçlendiriyor.
Güney Asya ve Asya-Pasifik: Yükselen Ekonomilere Derinleşen Açılım
Pakistan ile savunma sanayii projeleri; Hindistan’la ekonomik ilişkiler; Afganistan’da insani diplomasi ve altyapı desteği Türkiye’nin bölgedeki varlığını güçlendiriyor.
Asya-Pasifik’te ise Ankara, ASEAN ve ŞİÖ gibi platformlarla kurumsal bağı derinleştiriyor; bölgesel rekabetlerde dengeleyici aktör rolü üstleniyor.
Güney Kafkasya: Yeni Düzende Türkiye-Azerbaycan Etkisi
Karabağ sonrası oluşan jeopolitik tabloda Türkiye–Azerbaycan iş birliği belirleyici güç oldu.
2025’te Azerbaycan–Ermenistan barış anlaşmasının paraflanması ve TRIPP koridoru, bölgedeki dengeleri yeniden şekillendirecek.
Savunma Sanayii: Türkiye Küresel Oyuncu Konumunda
Türkiye’nin savunma sanayiinde yerlilik oranı %80’in üzerine çıktı.
Türk ürünleri, geleneksel tedarikçilere karşı güvenilir alternatif olarak öne çıkıyor.
2024 ve 2025’te Kanada, Norveç ve Belçika’nın ihracat kısıtlamalarını kaldırması; Almanya ile olumlu ilerleme dikkat çekiyor.
NATO: “Vazgeçilmez Müttefik”
Türkiye, NATO’nun 2025 Lahey Zirvesi’nde birçok başlığın şekillenmesinde aktif rol aldı.
- Terörizmin “birinci öncelikli tehdit” olarak tanımlanması
- Savunma harcamalarının artırılması
- Savunma sanayi ticareti engellerinin kaldırılması
Ankara’nın diplomatik ağırlığının göstergesi olarak öne çıktı.
Türkiye, BM’de çok taraflılığı güçlendirmeye yönelik çabalarını sürdürüyor.
“Dünya beşten büyüktür” vurgusu, Ankara’nın temel perspektifi olmayı sürdürüyor.
Kaynak: POLİTİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ/POLİTEİA





