“Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bildiri kısa sürede 50 bine yakın imzaya ulaşırken, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin metne imza atan 168 isim hakkında dava açtığını açıkladı. Bildiri, son dönemde laikliğe yönelik tartışmaların merkezine yerleşti.
17 Şubat’ta yayımlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı metin; aralarında akademisyen, sanatçı, gazeteci ve hukukçuların da bulunduğu 168 ismin imzasıyla kamuoyuna duyuruldu. Açıklama, laikligisavunuyoruz.org adresinde yayımlandıktan sonra on binlerce kişi tarafından da imzalandı.
25 Şubat itibarıyla imza sayısının 50 bine yaklaştığı bildirildi.
Metinde Ramazan ayına ilişkin herhangi bir ifade yer almazken, toplumun inanç değerlerine dönük doğrudan bir atıfta bulunulmadığına dikkat çekildi.
Bildiride Hangi Mesajlar Verildi?
Açıklamada, son dönemde laikliğe yönelik saldırıların arttığı savunularak Türkiye’nin bölgesel gelişmeler doğrultusunda “gerici bir kuşatma” ile karşı karşıya olduğu ileri sürüldü. Metinde şu ifadeler yer aldı:
Türkiye gerici-şeriatçı bir kuşatma altında!
Ülkemiz ABD ve İsrail planları doğrultusunda bölgemizdeki gelişmelerle birlikte “Talibanlaştırma” baskısı altına girmiş durumda. ABD güdümlü bu gerici saldırı ülkemizin önündeki en yakıcı tehdite dönüşmüştür.
Siyasal İslamcı rejim, ABD ve Trump ipine sarılarak Türkiye’yi adım adım Orta Doğu’nun gerici bataklığına sürüklemektedir.
Laik eğitimi, laik hukuk düzenini ve laik kamusal hayatı adım adım ortadan kaldırmaya yönelik hamleler ivme kazanmıştır.
Bu hamleler toplumdan yükselen laiklik çağrılarına karşı gerici azınlığın provokasyon ve saldırılarını göz ardı etmeye; laik cumhuriyeti savunanların Anayasayı hiçe sayarak “suçlu” gibi cezalandırılmasına kadar gelmiştir.
Laikliği savunmak suç değildir. Laikliği birlikte savunuyoruz, şeriatçı dayatmaları reddediyoruz! Karanlığa teslim olmayacağız!”
Bakan Tekin: “Davayı da açtım arkadaşlar”
Bildirinin ardından Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, metne imza atan isimler hakkında dava açtıklarını açıkladı.
Tekin, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Davayı da açtım arkadaşlar. Türkiye’de kimsenin Anayasa’yı yorumlama tekeli yoktur. ‘Anayasa’yı bizim istediğimiz gibi yorumlayacaksınız, bizim istemediğimiz gibi yorumlamayanlar gerici, azgın ve azınlıktır’ deme hakkı yoktur. Bu bir hakarettir. Bu etkinliklere katılan çocuklarımızın, velilerimizin hakkını sorumak için böyle bir adım attım. Kimin gerici, yobaz olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99’u Müslüman olan bir toplumu azınlık kategorisine sokuyor. Bu anlamda, hakaretle muhatap olan herkesin kişisel olarak bu anlamda yargıya başvurması gerektiğini düşünüyorum.”





