POLİTEİA / Politik Araştırmalar Merkezi’nin analizine göre, dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock bünyesindeki bir gelişen piyasalar fonunun Türkiye hisse senetlerindeki payını yaklaşık %10 seviyesine çıkarması, küresel yatırımcıların Türkiye’ye bakışında temkinli bir değişime işaret ediyor.
Politik Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan “Küresel Fon Algısında Türkiye’nin Yeniden Konumlanması” başlıklı analiz, büyük yatırım fonlarının Türkiye piyasalarına yaklaşımının finansal dengeler açısından kritik bir gösterge olduğuna dikkat çekiyor.
Analize göre BlackRock bünyesindeki bir gelişen piyasalar fonunun Türkiye hisselerindeki ağırlığını artırması, güçlü bir dönüşten çok; makroekonomik görünümde görece istikrar, cazip değerlemeler ve piyasa algısındaki sınırlı iyileşmenin sonucu olarak değerlendiriliyor.
Türkiye Fon Dağılımında Üst Sıralara Yükseldi
BloombergHT kaynaklı verilere atıf yapılan analizde, söz konusu fonun portföyünde Türkiye hisse senetlerinin payının yaklaşık %10’a ulaştığı belirtiliyor. Bu oran, Türkiye’yi fonun en büyük üçüncü ülke pozisyonu haline getirirken, yaklaşık bir yıl önce neredeyse yok denecek seviyede olan yatırımla karşılaştırıldığında dikkat çekici bir değişim olarak yorumlanıyor.
2025 boyunca kademeli şekilde artan bu payın, uluslararası yatırımcı ilgisinde belirgin bir toparlanmaya işaret ettiği ifade ediliyor.
İyimserlikten Çok “Temkinli Pozisyon”
POLİTEİA’nın değerlendirmesine göre bu artış, Türkiye ekonomisine yönelik güçlü bir iyimserlikten ziyade belirsizliklerin kısmen azaldığı algısına dayanıyor.
Enflasyonun zirveyi geride bırakmış olabileceğine yönelik beklentiler, Para politikasında rasyonel çerçevenin korunması,Finansal istikrara ilişkin mesajların sürekliliği küresel fonlar açısından öngörülebilirliği artıran başlıca faktörler arasında gösteriliyor.
Bankacılık ve İhracatçı Şirketler Öne Çıkıyor
Türkiye hisse piyasalarının uzun süredir benzer gelişen ülkelere kıyasla dolar bazında iskontolu işlem görmesi, sınırlı risk alımını destekleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Analize göre BlackRock’ın özellikle: Bankacılık hisselerine, Döviz geliri yüksek ihracatçı sanayi şirketlerine yönelmesi; faiz etkilerinin bilançolara gecikmeli yansıması, toparlanma beklentisi ve değerleme çarpanlarının normalleşme ihtimaliyle uyumlu görünüyor.
CDS Geriledi Ama Temkin Sürüyor
Türkiye’nin kredi risk göstergesi olan CDS primlerinin son dönemde düşüş eğilimi sergilediği, ancak hâlâ 200 baz puanın altına inmediği hatırlatılıyor. Bu tablo, risk algısının kademeli olarak iyileştiğini gösterirken yatırımcıların ihtiyatlı duruşunu da koruduğunu ortaya koyuyor.
BlackRock’ın bu ölçekte pozisyon alması, sınırlı risk düşüşü ile potansiyel getiri fırsatının birlikte değerlendirildiği kontrollü bir strateji olarak yorumlanıyor.
Psikolojik Eşik Etkisi Yaratabilir
Analizde, BlackRock gibi referans niteliği taşıyan bir aktörün Türkiye hisselerinde pozisyon almasının yalnızca doğrudan sermaye girişi anlamına gelmediği vurgulanıyor.
Bu tür adımların: Diğer uluslararası fonlar için psikolojik eşik oluşturabileceği,Türkiye piyasalarının yeniden izleme listesine alınmasını sağlayabileceği,yerli yatırımcıların risk iştahını dolaylı biçimde artırabileceği değerlendiriliyor.
Kırılganlıklar Masada Kalmaya Devam Ediyor
Olumlu sinyallere rağmen bazı risk başlıklarının varlığını koruduğu belirtiliyor: Dezenflasyon sürecinin kalıcılığı, küresel faiz patikasındaki belirsizlik, Döviz kurundaki oynaklık
Bu nedenle mevcut pozisyonlanma, yüksek getiri potansiyeli ile temkinli risk yönetiminin dengelendiği kontrollü bir strateji olarak görülüyor.
Türkiye İçin Güçlü Bir Sinyal mi?
POLİTEİA’ya göre BlackRock’ın hamlesi yalnızca bir yatırım kararı değil; Türkiye’nin yeniden küresel yatırımcı radarına girdiğinin somut göstergelerinden biri. Makroekonomik disiplin ve politika sürekliliğinin korunması halinde benzer fon girişlerinin artabileceği öngörülüyor.
Genel tablo, Türkiye hisse piyasalarının kontrollü risk ile potansiyel yeniden değerleme beklentisini aynı anda barındıran dengeli bir görünüm sunduğunu ortaya koyuyor.
Kaynak; POLİTEİA/Politik Araştırmalar Merkezi KÜRESEL FON ALGISINDA TÜRKİYE’NİN YENİDEN KONUMLANMASI





