İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen “Kent Uzlaşısı” davasında, aralarında Kartal ve Ataşehir belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu 10 belediye yöneticisinin yargılanmasına devam edildi. Mahkeme, Beyoğlu Belediye Başkanı Danışmanı İkbal Polat’ın tahliyesine karar verirken, 9 sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti.
Bakırhan: “Bu halkların iradesine karşı açılmış siyasi bir davadır”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, sosyal medya paylaşımında davanın demokratik siyaseti hedef aldığını vurguladı: “Bu davayla halkların demokratik siyasete katılımı hedef alınmakta; halkların ortak aklıyla şekillenen kent uzlaşısı suç gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Net bir şekilde ifade ediyoruz: Bu halkların iradesine karşı açılmış siyasi bir davadır. Halkların kentlerini demokratik yöntemlerle yönetme iradesi suç sayılamaz!”
Bakırhan ayrıca şu ifadeleri kullandı: “Kent Uzlaşısı aynı zamanda barışa, demokrasiye ve ortak yaşama yönelik önemli bir yaklaşımdır. Kent uzlaşısını yargılamak, halkın barış talebini ve demokratik toplum idealini cezalandırmaya çalışmak anlamına gelmektedir. Bu nedenle Kent Uzlaşısı kapsamında tutuklu bulunan herkesin serbest bırakılması gerekirken, tutukluluk hallerinin devamı kabul edilemez ve hukuk dışı bir karardır.”
Hatimoğulları: “Kürde İstanbul’da yaşayabilirsin ama yaşadığın kenti yönetemezsin diyorlar!”
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da sosyal medyadan yaptığı açıklamada davayı sert sözlerle eleştirdi: “Bugün görülen Kent Uzlaşısı davasında tutuklu bulunan herkesin serbest bırakılması gerekirken, bir kez daha hukuk dışı bir karara imza atıldı. Kent Uzlaşısı davasıyla ‘Kürde İstanbul’da yaşayabilirsin ama yaşadığın kenti yönetemezsin’ diyorlar! Bunu kabul etmiyoruz!”
Hatimoğulları, Kent Uzlaşısı’nın İstanbul’daki ortak iradenin ürünü olduğunu belirtti; “Kent Uzlaşısı, İstanbul’da yaşayan halkların ortak iradesinin ürünüdür. Halkların barış içinde kentlerini yönetme iradesini göstermesidir. Kent Uzlaşısı davasıyla sadece halkların ortak iradesi değil, demokratik siyasete katılımı da hedef alınmaktadır.
Kent Uzlaşısı’nı yargılamak, halkların bir arada barış içinde yaşama talebini yargılamaktır. Bu yargılama toplumsal barışın tesisine zarar veriyor. Bir kez daha söylüyoruz: #KentUzlaşısı suç değildir!”





