POLİTEİA Politik Araştırmalar Merkezi tarafından yayımlanan analizde, Çin’in son dönemde ABD Hazine tahvillerindeki varlığını azaltması ve altın rezervlerini artırmasının “dolar dışılaşma” tartışmalarını yeniden gündeme taşıdığı belirtiliyor. Ancak mevcut resmi veriler, bunun ani bir rezerv para değişimi değil; rezerv kompozisyonunun çeşitlendirilmesi süreci olduğunu gösteriyor.
U.S. Department of the Treasury bünyesinde yayımlanan Treasury International Capital (TIC) verilerine göre Çin’in elindeki ABD Hazine tahvili stoku son yıllarda kademeli olarak geriledi. Buna karşın Çin hâlen önemli miktarda ABD tahvili tutmaya devam ediyor. Bu tablo, rezerv yönetiminde risk dağıtımı ve portföy çeşitlendirmesi yaklaşımıyla açıklanıyor.
Öte yandan People’s Bank of China tarafından yayımlanan resmi rezerv raporları, Çin’in altın rezervlerini artırdığını ortaya koyuyor. Altın; herhangi bir ödeme altyapısına bağlı olmaması ve yaptırım riskine daha az maruz kalması nedeniyle merkez bankaları açısından stratejik bir varlık olarak görülüyor. Ancak Çin tarafından dolar sisteminden çıkışa dair bağlayıcı bir uluslararası karar bulunmuyor.
BRICS Mekanizması: Alternatif mi, Güvenlik Ağı mı?
2014 Fortaleza Zirvesi’nde BRICS ülkeleri tarafından imzalanan BRICS Contingent Reserve Arrangement (CRA), 100 milyar dolarlık bir rezerv destek mekanizması oluşturdu. Bu yapı kriz dönemlerinde likidite desteği sağlamayı amaçlayan bağlayıcı bir güvenlik ağı niteliğinde.
Ancak analizde vurgulandığı üzere CRA, doların yerine geçen yeni bir rezerv para sistemi kurmuyor; yalnızca krizlere karşı koruyucu bir tampon mekanizması işlevi görüyor.
Benzer şekilde Çin’in gelişmekte olan ülkelerle yaptığı para swap anlaşmaları da küresel rezerv rejimini ikame eden yapılar değil; merkez bankaları arasında geçici likidite kolaylığı sağlayan teknik araçlar olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası rezerv dağılımına ilişkin veriler yayımlayan International Monetary Fund (IMF) COFER veri tabanı da doların küresel rezerv para konumunu koruduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Olası Senaryolar
Analize göre mesele “dolar mı yuan mı?” tercihi değil; küresel finansman koşullarının Türkiye’ye yansımaları.
ABD faizlerinin yüksek kalması
ABD tahvil faizlerinin uzun süre yüksek seyretmesi, küresel yatırımcı için risksiz getiri alternatifi oluşturuyor. Bu durum Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin dış borçlanma maliyetlerini artırabilir ve finansman koşullarını sıkılaştırabilir.
Güvenli liman etkisi
Küresel belirsizlik dönemlerinde doların güvenli liman rolü güçlenirse, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı oluşabilir. Bu da döviz kuru oynaklığını artırabilir.
Alternatif likidite kanalları
BRICS ve benzeri platformlar üzerinden gelişen alternatif likidite mekanizmaları, finansman kaynaklarının çeşitlendirilmesi açısından dolaylı fırsatlar yaratabilir. Ancak mevcut ölçekleri itibarıyla dolar sistemini ikame edecek güçte değiller.
Ani Kopuş Yok, Kademeli Çeşitlenme Var
Mevcut resmi veriler, küresel rezerv sisteminde ani ve bağlayıcı bir para değişimine işaret etmiyor. Çin’in rezerv stratejisi, dolar sisteminden çıkıştan ziyade rezerv çeşitlendirmesi ve risk dağıtımı olarak değerlendiriliyor.
Türkiye açısından temel mesele, küresel finansmanın maliyetinin arttığı bir ortamda makroekonomik istikrarı güçlendirmek ve finansman kaynaklarını çeşitlendirmek. Tartışmanın odağı rezerv para tercihi değil; küresel likidite koşullarına uyum sağlayabilecek dayanıklı bir ekonomik yapı inşa etmek olarak öne çıkıyor.
Kaynak: POLİTEİA/Politik Araştırmalar Merkezi/ ÇİN’İN REZERV STRATEJİSİ VE KÜRESEL FİNANSMAN DİNAMİKLERİ: TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ANLAMI





