CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Parti Okulu İl Yönetici Eğitimi kapsamında bulunduğu Sivas’ta basın mensuplarının karşısına çıktı. Sivas Kongresi’nden Madımak’a, göçten tarım ve hayvancılığa, sanayiden gençlerin sorunlarına kadar çok sayıda başlığa değinen Kaya, “Sivas’ın kaderi göç, yoksulluk ve işsizlik değildir. Sivas’ın emeğini ve üretimini büyüterek geleceğimizi hep birlikte kuracağız” dedi. Kaya’nın CHP’de Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptığı parti kaynaklarında da yer alıyor. CHP
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, CHP Parti Okulu tarafından düzenlenen İl Yönetici Eğitimi öncesinde Sivas’ta basın açıklaması yaptı.
Konuşmasının önemli bölümünü Sivas’ın tarihsel hafızasına ayıran Kaya; Sivas Kongresi’nin taşıdığı anlam, Madımak’ta yaşamını yitirenler, kentte yaşanan göç, üretim, tarım ve hayvancılık, sanayi, üniversite öğrencilerinin sorunları ve kamu kaynaklarının kullanımı üzerine değerlendirmelerde bulundu.

“Sivas, bağımsızlık iradesinin simge kentlerinden biridir”
Sivas’ın Millî Mücadele tarihindeki yerine dikkat çekerek konuşmasına başlayan Kaya, kenti “bağımsızlık iradesinin, Cumhuriyet fikrinin ve milletin kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığının simge kentlerinden biri” olarak tanımladı.
CHP Parti Okulu’nun yönetici eğitimlerinin yalnızca bilgi aktarılan toplantılar olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Kaya, amaçlarının kentini ve toplumun sorunlarını bilen, çözüm üreten ve geçmişinden aldığı güçle geleceğe ilişkin sorumluluk üstlenen kadrolar yetiştirmek olduğunu söyledi.
Kaya, Sivas’taki yönetici eğitimini Madımak’ta yaşamını yitirenlerin anısına ve Sivas Kongresi’nde manda fikrine karşı çıkan Tıbbiyeli Hikmet’in bağımsızlık iradesine ithaf ettiklerini açıkladı.
Tıbbiyeli Hikmet’in Sivas Kongresi sırasındaki çıkışını hatırlatan Kaya, Sivas’ın bıraktığı tarihsel mirası “tam bağımsızlık, cesaret ve Cumhuriyet iradesi” sözleriyle ifade etti.
Kaya ayrıca 4-11 Eylül 1919 tarihlerinde düzenlenen Sivas Kongresi’ni CHP’nin tarihsel hafızası açısından değerlendirerek, kongreyi partisinin “ilk kongresi ve ilk kurultayı” olarak nitelendirdi.
“Madımak’ı unutmadık, unutturmayacağız”
Kaya’nın konuşmasındaki bir diğer başlık 2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşananlar oldu.
Madımak’ta yaşamını yitirenleri anan Kaya, yaşananların bütün Sivas halkına mal edilmesinin doğru olmayacağını vurguladı.
Kaya, “Bu büyük acıyı Âşık Veysel’in, Pir Sultan’ın diyarı olan kadim Sivas halkına mal etmek doğru değildir” ifadelerini kullanırken, toplumsal hafızanın korunması açısından “Madımak Utanç Müzesi Olsun” talebinin takipçisi olacaklarını söyledi.
Kaya, geçmişle yüzleşmenin geleceği kurmanın koşullarından biri olduğunu belirterek, Madımak’ın unutulmaması gerektiğinin altını çizdi.
Kaya: “Sivas’ın kaderi göç değildir”
Konuşmasının önemli bölümünü Sivas’ın ekonomik ve sosyal sorunlarına ayıran Kaya, kentin uzun yıllardır göç verdiğine dikkat çekti.
Sivas’tan Ankara, İstanbul ve Avrupa’ya gerçekleşen göçün temelinde ekonomik koşulların bulunduğunu savunan Kaya, insanların doğdukları kentleri isteyerek terk etmediğini belirtti.
Büyükşehirlerde artan yaşam maliyetleri nedeniyle memleketlerine dönmek isteyen yurttaşların bulunduğunu ifade eden Kaya, dönüş çağrısının tek başına yeterli olmayacağını söyledi.
Kaya şunları söyledi:
“Döneceği yerde üretim olacak. Okul olacak. Sağlık hizmeti olacak. İnternet ve ulaşım olacak. İnsanca yaşayacağı bir gelir olacak. Sivaslıyı Sivas’ta tutmanın yolu budur.”

Tarım ve hayvancılık vurgusu
Sivas’ın ekonomik geleceğinde tarım ve hayvancılığın yeniden güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Kaya; mazot, tohum, gübre, yem ve enerji maliyetlerinin üretici üzerindeki yüküne dikkat çekti.
Kangal Ziraat Odası Başkanı Basri Çoban’ın açıklamalarına da atıfta bulunan Kaya, sonbahar ekimiyle patates ve şeker pancarı söküm döneminde çiftçinin artan üretim maliyetleriyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.
Üreticinin ekim yapmadan önce tohum, gübre ve mazot maliyetlerini düşünmek zorunda kalmasının üretimin geleceğini tehdit ettiğini savunan Kaya, çiftçiye yönelik desteklerin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kaya; mera alanlarının korunması, sulama yatırımlarının tamamlanması ve üretici kooperatiflerinin desteklenmesini de önerileri arasında sıraladı.
“Çiftçiyi ekim zamanı da hasat zamanı da yalnız bırakmayacağız” diyen Kaya, üreticinin yalnızca üretmesi değil, ürününü değerinde satabilmesi gerektiğini belirtti.
“Sivas’ta üretilen Sivas’ta işlenmeli”
Yıldırım Kaya, tarımsal üretimin yanı sıra ürünlerin kent içinde işlenmesinin Sivas ekonomisi açısından önem taşıdığını söyledi.
Süt, et ve diğer tarımsal ürünlerin farklı kentlerde işlenmesi nedeniyle katma değerin Sivas dışında kaldığını savunan Kaya; et, süt, yem, tarımsal ürün işleme, paketleme ve soğuk zincir yatırımlarının ilçelere yayılması gerektiğini ifade etti.
Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, bölgenin yalnızca sanayi parsellerinden oluşan bir alan olarak değil, nitelikli istihdam merkezi olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Sanayi kuruluşlarıyla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi ve mesleki eğitim kurumları arasında doğrudan bağ kurulması gerektiğini belirten Kaya, gençlerin eğitimlerini tamamladıktan sonra iş bulabilmek için başka şehirlere gitmek zorunda kalmaması gerektiğini vurguladı.
Divriği için katma değer ve istihdam çağrısı
Sivas’ın madencilik potansiyeline de değinen Kaya, özellikle Divriği’de çıkarılan madenlerden elde edilen ekonomik değerin daha büyük bölümünün bölgede kalmasını istedi.
Madenciliğin yalnızca cevherin çıkarılarak başka bölgelere gönderilmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kaya; işleme, teknoloji, yan sanayi ve istihdam alanlarının da kentte geliştirilmesini savundu.
Bunlar yapılırken doğanın korunması ile işçi sağlığı ve iş güvenliğinin gözetilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Kaya, Sivas’a ilişkin ekonomik yaklaşımını şu sözlerle özetledi:
“Sivas’ın toprağı Sivaslıyı doyuracak. Sivas’ın madeni Sivas’a değer katacak. Sivas’ın sanayisi Sivaslı gence iş verecek. Sivas üretecek, Sivaslı kendi memleketinde yaşayacak.”
Üniversite öğrencileri ve çocuklar için sosyal politika çağrısı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’ni “kentin gözbebeği” olarak nitelendiren Kaya, yükseköğretim öğrencilerinin barınma, beslenme, kira ve ulaşım giderlerine dikkat çekti.
Üniversiteyi kazanmanın gençler ve aileleri açısından ekonomik sorunların sonu anlamına gelmediğini belirten Kaya, yeterli ve erişilebilir yurt kapasitesi ile uygun fiyatlı ve sağlıklı beslenme olanaklarının sosyal devlet anlayışıyla sağlanması gerektiğini ifade etti.
Kaya ayrıca akran zorbalığı, uyuşturucu, sanal kumar ve bağımlılık sorunlarına karşı okullarda koruyucu politikaların güçlendirilmesini istedi.
Okullarda daha fazla rehber öğretmen, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanı bulunması gerektiğini söyleyen Kaya, öğrencilerin temiz su, hijyen ve sağlıklı beslenme gibi temel ihtiyaçlarının kamu politikalarının parçası olması gerektiğini savundu.
“Bir çocuğa bir tas sıcak çorba çok görülemez” diyen Kaya, çocukların beslenmesinin sosyal devlet sorumluluğu olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
“Kamu kaynakları nereye gidiyor?”
Kaya, konuşmasının ekonomi bölümünde kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Sosyal politikalar ve üretime yönelik destekler gündeme geldiğinde “kaynak yok” söylemiyle karşılaşıldığını ifade eden Kaya, kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının sorgulanması gerektiğini söyledi.
Borsa, fonlar ve finans piyasaları çevresinde kamuoyuna yansıyan tartışmaların şeffaf biçimde araştırılmasını isteyen Kaya, sorumluluğu bulunan kişilerin kimlikleri ve konumlarından bağımsız olarak hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti.
Kaya, CHP’nin “arınma” yaklaşımına da değinerek siyasetin, sendikaların, demokratik kitle örgütlerinin ve kamu kurumlarının şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini savundu.
Hukukun üstünlüğü mesajı
Konuşmasının son bölümünde güncel siyasi ve hukuki gelişmelere değinen Kaya, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve beraberindeki isimlerle ilgili kamuoyuna yansıyan adli süreç üzerinden hukuk devleti vurgusu yaptı.
Vahap Seçer’in Mersin Büyükşehir, Abdullah Özyiğit’in Yenişehir ve Ahmet Serkan Tuncer’in Mezitli belediye başkanlığı görevlerini yürüttükleri belediyelerin güncel resmi kaynaklarında da yer alıyor. Mersin Belediyesi
Her türlü iddianın hukuk çerçevesinde araştırılması gerektiğini belirten Kaya, delillerin bağımsız yargı tarafından değerlendirilmesi ve masumiyet karinesinin herkes için geçerli olması gerektiğini söyledi.
Kaya, partisinin herhangi bir kişi için ayrıcalık istemediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Beklentimiz nettir: Hukuk kimliğe, göreve ya da siyasi görüşe göre değişmemeli; herkese aynı ölçüde uygulanmalıdır. Kimse için ayrıcalık istemiyoruz. Herkes için hukuk, herkes için adalet istiyoruz.”
“Sivas’ın kaderi umutsuzluk değildir”
Basın açıklamasını Sivas Kongresi’nin tarihsel mirasına yeniden vurgu yaparak tamamlayan Kaya; Tıbbiyeli Hikmet’in bağımsızlık iradesi, Madımak’ta yaşamını yitirenlerin hatırası ve Cumhuriyet’in halkçı anlayışının geleceğe taşınması gerektiğini söyledi.
Sivas’ın geleceğinin göç, yoksulluk ve işsizlikle sınırlı olmadığını ifade eden Kaya, demokrasi, hukuk, Cumhuriyet ve halk iradesine sahip çıkma çağrısı yaptı.
Kaya, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Sivas’ın kaderi göç, yoksulluk ve işsizlik değildir. Türkiye’nin kaderi de umutsuzluk değildir. Şimdi bize düşen; demokrasiye, hukuka, Cumhuriyet’e ve halkın iradesine sahip çıkmaktır. Sivas’ın tarihinden aldığımız güçle, Sivas’ın emeğini ve üretimini büyüterek geleceğimizi hep birlikte kuracağız.”





