CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 104’üncü yılında Edirne’de düzenlediği basın toplantısında kentin tarım, ekonomi, turizm, eğitim ve gençlik sorunlarına dikkat çekti. Kaya, “Çiftçi üretecek, esnaf kazanacak, gençler geleceğe umutla bakacak. Edirne büyüyecek, Türkiye kazanacak” dedi.
CHP Parti Okulu tarafından Türkiye genelinde sürdürülen İl Yönetici Eğitimleri, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda Edirne’de devam etti. CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Edirne İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında hem Zafer Bayramı’nı kutladı hem de Edirne’nin temel sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Kaya konuşmasına 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak başladı. Büyük Taarruz’un zaferle sonuçlandırılmasının yalnızca askeri bir başarı olmadığını belirten Kaya, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının bağımsız, özgür ve egemen Türkiye Cumhuriyeti’nin yolunu açtığını ifade etti.
“EDİRNE İL YÖNETİCİ EĞİTİMİMİZİ MEHMET ŞEREF AYKUT’UN ANISINA ARMAĞAN EDİYORUZ”
Edirne’nin sıradan bir kent olmadığını belirten Kaya, kentin işgale karşı direnişin, örgütlü mücadelenin ve Cumhuriyet’e giden yolun önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Bu nedenle Edirne İl Yönetici Eğitimini Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin öncülerinden ve Edirne Milletvekili Mehmet Şeref Aykut’un anısına armağan ettiklerini belirten Kaya, Aykut’un işgal tehdidine karşı Trakya halkının örgütlenmesine öncülük ettiğini ve Misak-ı Millî mücadelesinde önemli rol üstlendiğini ifade etti.
Kaya, bu tarihsel mirasın bugün eğitim, örgütlenme ve halkın iktidarı hedefiyle geleceğe taşındığını söyledi.
“EDİRNE TÜRKİYE’NİN TAHIL AMBARI, ÇİFTÇİ ÜRETİMDEN KOPUYOR”
Edirne’nin Türkiye’nin tarımsal üretiminde stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Kaya, buğday, ayçiçeği, çeltik ve kanolanın yalnızca Edirne açısından değil, Türkiye’nin gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu vurguladı.
Çiftçinin artan maliyetler karşısında üretimden kopma noktasına geldiğini söyleyen Kaya, geçen yıl yaklaşık 16 liraya satılan buğdayın bu yıl 14 liraya satıldığını; buna karşılık mazot fiyatının yaklaşık 40-42 liradan 81-82 liraya yükseldiğini belirtti.
Kaya, gübre, ilaç, tohum, elektrik ve işçilik maliyetlerindeki artışlarla birlikte üreticinin gelirinin maliyetleri karşılamadığını ifade ederek, “Bir ülkede mazotun fiyatı iki katına çıkarken çiftçinin ürününün fiyatı düşüyorsa, orada tarım politikası değil, çiftçiyi üretimden koparan bir düzen vardır” dedi.
“AYÇİÇEĞİNDE ALARM ZİLLERİ ÇALIYOR”
Kuraklığın da tarımsal üretim üzerindeki baskıyı artırdığını belirten Kaya, özellikle ayçiçeği üretiminde ciddi sorun yaşandığını söyledi.
Edirne Ziraat Odası verilerine atıfta bulunan Kaya, 2026 yılında ayçiçeği ekim alanının yaklaşık yüzde 15 azaldığını, üreticilerin alternatif ürün arayışı nedeniyle kanola ekiminin ise yüzde 100 arttığını belirtti.
Bu tablonun üreticinin artık yalnızca ne kadar üreteceğini değil, ektiği üründen zarar edip etmeyeceğini düşündüğünü gösterdiğini ifade eden Kaya, ayçiçeği üretimindeki gerilemenin Türkiye’nin gıda güvenliği ve dışa bağımlılığı açısından da risk oluşturduğunu söyledi.
Kaya, CHP’nin tarımsal desteklerin ekimden önce açıklanmasını ve zamanında ödenmesini, üreticinin maliyetler karşısında korunmasını ve kooperatifçiliğin güçlendirilmesini savunduğunu belirtti.
“Üreten çiftçi zarar etmeyecek, toprağından kopmayacak” diyen Kaya, Türkiye’nin kendi üreticisinin ürettiğini tüketen bir ülke olması gerektiğini söyledi.
“SUYU KORUMADAN EDİRNE TARIMINI KORUYAMAYIZ”
Edirne tarımının en önemli sorunlarından birinin de su olduğunu belirten Kaya, Meriç, Tunca ve Ergene havzalarının gelecek açısından stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Bir yandan kuraklık ve susuzluk, diğer yandan taşkın riskiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Kaya; bilimsel havza planlaması, modern sulama sistemleri, su kayıplarının azaltılması ve yeraltı suları ile tarım topraklarının korunması gerektiğini söyledi.
Kaya, “Suyu olmayan toprağın, toprağı olmayan ülkenin geleceği olmaz” dedi.
“KAPIKULE’DEN YÜZ BİNLER GEÇİYOR, EDİRNE ESNAFI NE KAZANIYOR?”
Edirne’nin Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olduğunu belirten Kaya, sınır kapılarındaki yoğun hareketliliğin kent ekonomisine yeterince yansımadığını savundu.
Temmuz 2026’da Kapıkule’den 727 bin kişinin geçtiğini belirten Kaya, sorunun insanların Edirne’ye gelmemesi değil, bu hareketliliğin kent esnafına ve yerel ekonomiye yeterli katma değeri bırakmaması olduğunu söyledi.
Türkiye’deki ekonomik koşullar nedeniyle Türk vatandaşlarının Bulgaristan ve Yunanistan’a alışveriş için gitmeye başladığını ifade eden Kaya, bunun Türkiye ekonomisinin sınırdaki en görünür göstergelerinden biri olduğunu belirtti.
Kaya, Edirne esnafının yüksek kira, elektrik, vergi, SGK primi ve finansman maliyetleriyle mücadele ettiğini belirterek, “Geçilen Edirne değil; kalınan, gezilen, alışveriş yapılan ve kazanan Edirne” hedefini ortaya koydu.
“EDİRNE’NİN TARİHİ VAR, TURİZMDE HAK ETTİĞİ PAY YOK”
Edirne’nin Selimiye Camii, Eski Camii, Üç Şerefeli Camii, II. Bayezid Külliyesi, tarihi köprüleri, Karaağaç ve Sarayiçi gibi önemli kültürel değerlere sahip olduğunu hatırlatan Kaya, kentin bu zenginliği yeterince turizm gelirine dönüştüremediğini söyledi.
Edirne’ye gelen turistlerin kentte daha uzun süre kalmasını sağlayacak politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Kaya; Balkan ülkeleriyle ortak kültür ve turizm rotaları oluşturulması, tarih, gastronomi, inanç, doğa ve nehir turizminin birlikte planlanması gerektiğini ifade etti.
“KIRKPINAR BİRKAÇ GÜNLÜK ORGANİZASYONA SIĞDIRILAMAZ”
Kaya, Edirne’nin en önemli kültürel değerlerinden biri olan Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ne de özel bir başlık ayırdı.
Kırkpınar’ın yalnızca birkaç günlük bir spor organizasyonu olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kaya, pehlivanlık kültürü, müzik, gastronomi ve tarihsel mirasın bir arada değerlendirilerek Kırkpınar’ın 365 gün yaşayan bir kültür ve turizm markasına dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
“EĞİTİM PİYASANIN İNSAFINA BIRAKILAMAZ”
Edirne’de eğitim alanındaki sorunların da büyüdüğünü belirten Kaya, ailelerin eğitim giderlerini karşılamakta zorlandığını, öğrencilerin beslenme, barınma ve ulaşım sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Kaya, CHP’nin hedefinin “Kamusal Eğitim Cumhuriyeti” olduğunu belirterek, her çocuğun nitelikli, parasız, laik ve bilimsel eğitime ulaşabildiği bir eğitim sistemi kurulması gerektiğini söyledi.
“TRAKYA ÜNİVERSİTESİ BALKANLARA AÇILAN BİLİM KAPIMIZDIR”
Trakya Üniversitesi’nin Edirne’nin en önemli değerlerinden biri olduğunu belirten Kaya, üniversitenin Balkanlar’a açılan bilim kapısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Balkan üniversiteleriyle bilimsel iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini belirten Kaya; tarım, su yönetimi, iklim değişikliği, sağlık, Balkan araştırmaları ve kültürel miras alanlarında üniversitenin bilimsel birikiminden daha fazla yararlanılması gerektiğini ifade etti.
“EDİRNE ÜRETİYOR AMA ÜRETİCİ KAZANAMIYOR”
Basın toplantısının sonunda Edirne’nin temel sorunlarını özetleyen Kaya, kentin üretim gücüne rağmen üreticinin ve esnafın yeterli gelir elde edemediğini, gençlerin ise kentte gelecek kurabilmesi için daha güçlü imkânlara ihtiyaç duyduğunu söyledi.
Kaya, CHP’nin Edirne için hedefini şöyle açıkladı:
“Çiftçinin yeniden kazandığı, esnafın kepenk kapatmadığı, gençlerin geleceğini başka ülkelerde aramak zorunda kalmadığı, üniversitesiyle bilimin, tarlasıyla üretimin, tarihiyle turizmin merkezi olan güçlü bir Edirne.”
30 Ağustos Zafer Bayramı’nın bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olduğunu vurgulayan Kaya, bugün de Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal sorunlarının birlikte mücadele edilerek aşılabileceğini belirtti.
Kaya sözlerini, “Çiftçi üretecek. Esnaf kazanacak. Gençler geleceğe umutla bakacak. Edirne büyüyecek. Türkiye kazanacak. Cumhuriyet’i Demokrasiyle Taçlandıracağız” ifadeleriyle tamamladı.





