CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetecilerle bayramlaşmasının ardından sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu; genel merkez önündeki polis müdahalesinden kurultay sürecine, ihraç iddialarından Özel ile olası buluşmaya kadar pek çok kritik konuda açıklamalarda bulundu.
Genel Merkeze Alınmayan Milletvekilleri hakkında Kılıçdaroğlu: “Cumhuriyet Tarihinde Görülmemiş Bir Şey”
CHP Genel Merkezi önünde yaşanan polis müdahalesi konusunda ortaya çıktı. Kılıçdaroğlu, kurumun kapılarının milletvekillerine kapatılmasını Cumhuriyet tarihi açısından emsalsiz bir olay olarak nitelendirdi.
“Cumhuriyet tarihinde, CHP’nin kurulduğu tarihten bu yana hiçbir milletvekili genel merkeze gittiği zaman kapılar kapatılmamıştır” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir CHP milletvekili CHP Genel Merkezi’ne gittiğinde kapı açılır. ‘Niye buraya geldin?’ sorusu sorulamaz. Orası kimsenin babasının malı değildir, halka ait bir yerdir.”
Kılıçdaroğlu, genel merkeze gelen milletvekillerine yönelik tutumu insani bulunmaktan uzak olarak değerlendirerek kapıların kapatılmak yerine açılması, çay-kahve ikram edilmesi ve şikayetlerin dinlenmesi gerektiğini vurguladı. Olayları “içi burkularak” izlediğini ifade eden eski genel başkan, genel merkez önünde bulunduğu iddia edilen Adnan Beker ve beraberindeki kişileri de sert bir dille eleştirdi: “Ahlaki sorunu olan bir kişinin CHP Genel Merkezi’nde ne işi var? ‘Cumhurbaşkanlığı seçiminde oy vermedim’ diyen bir insanın orada ne işi var?”
Milletvekillerinin sabah erken saatte gelmesinin önceden verilmiş 12.00 randevusunu ihlal ettiği yönündeki karşı argümana ise net yanıt verdi: “Randevu ayrı bir şey. Bir CHP milletvekili CHP Genel Merkezi’ne gitmek için eski genel başkandan izin mi almak zorunda?”
Polis müdahalesini kendisinin talep edip etmediği ya da milletvekillerinin erken saatte gidişine talimat verip vermediği sorularına ise “Hayır, benden değil” yanıtını vererek genel merkezde yaşananların tüm ayrıntılarını yakında yapacağı “halkla buluşma” etkinliğinde kamuoyuyla paylaşacağını duyurdu.
Kurultay: “Tedbir Kararı Kalksın, Anında Yaparız”
Kurultay meselesi toplantının diğer kritik başlığını oluşturdu. Kılıçdaroğlu, kurultay yapılacağını kesin bir dille teyit etmekle birlikte bunun önünde hukuki bir engel bulunduğunu belirtti: “Tedbir kararı var. Tedbir kararı kalktıktan sonra kurultay yapılır, sorun yok.”
Yargıtay sürecinin bir yıla uzaması halinde kurultayın da o kadar erteleneceği sorusuna doğrudan yanıt vermekten kaçınan Kılıçdaroğlu, konuyu hukukçularla ayrıntılı biçimde değerlendireceğini, “en kısa sürede nasıl kurultay yapılır” sorusunun yanıtını onlarla birlikte arayacağını söyledi. “Benim elimde olsa yarın sabah da kurultaya giderdim” ifadesiyle kurultay konusundaki kişisel iradesini de ortaya koydu.
Öte yandan “2 milyon üyeye sorarak genel başkan seçilmeli” önerisini reddetti: “Genel başkanların nasıl seçileceği bellidir; genel başkanları kurultaylar seçer. Siz kurultayı devre dışı bırakamazsınız.”
Kurultay olması durumunda genel başkanlığa aday olup olmayacağına ilişkin soruya ise gülerek şu yanıtı verdi: “Kurultay hele bir olsun, hele bir yolunu açalım. Allah kerim, ondan sonra. Hiç meraklanmayın.”
Özgür Özel ile İlişkiler: “Biz Düşman Değiliz”
Kılıçdaroğlu, Genel Başkan Özgür Özel ile ilişkisine dair soruları dikkat çekici bir yumuşaklıkla yanıtladı. Bayram boyunca Özel ile henüz telefon görüşmesi olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, bunun olacağını ve yüz yüze görüşebileceklerini de vurguladı.
“Niye görüşmeyelim? Biz düşman değiliz, aynı partide görev yapan iki kişiyiz. Bütün partililerimizle buluşuruz, konuşuruz, görüşürüz” diyen Kılıçdaroğlu, “ayrışmayı dönülemez noktalara taşımanın” doğru olmadığının altını çizdi.
Özel’in butlan kararının “CHP’ye yönelik operasyonun bir adımı” olduğu yönündeki açıklamasını ise yorum yapmadan geçiştirdi: “Özgür Bey’le özel bir tartışmaya girmek istemem, doğru değil.”
Parti İçi Süreç: “Dedikodulara İnanmayın, Her Şey Hukuk İçinde Olacak”
İhraç listesi hazırlandığına ve üyeliklerin askıya alınacağına dair haberleri “dedikodu” olarak nitelendiren Kılıçdaroğlu, sert bir uyarıda bulundu: “Bir kişiyi ‘Ben bunu beğenmedim’ diye ihraç edemezsiniz. İhracın koşulları tüzükte bellidir. Geçmişte benzer uygulamalar çok kişiyi yaralamış, mahkeme kararıyla geri dönmüşlerdir.”
1 Haziran’da Parti Meclisi’ni toplayarak Merkez Yönetim Kurulu’nu belirlemeyi planladığını açıklayan Kılıçdaroğlu, “Daha ortada somut bir şey yok, toplanacağız, bakacağız” dedi.
Parti yönetimi anlayışına ilişkin dikkat çekici bir vurgu da yaptı: “CHP’de genel başkan her şeyi tek başına karar vermez. Farklı görüşlerdeki hukukçu arkadaşlara danışmak, bölgelerdeki eğilimlere bakmak zorundasınız. CHP’nin böyle bir geleneği vardır; itiraz edenler dinlenir, sözleri kesilmez.”
Bayram Trafiği, Bahçeli ve Cumhurbaşkanı
Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisini arayarak bayramlaştığını, “ortak formül ve feragat” çağrısı da dahil olmak üzere siyasi konuların ise gündeme gelmediğini belirtti: “Bahçeli’nin kibar bir özelliği var, arar. Sadece bayramlaşma oldu, karşılıklı iyi dilekler, o kadar.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesi olup olmadığı sorusuna ise üç kez art arda “Hayır” yanıtını verdi.
Medyaya Eleştiri: “Hiç Söylemediğim Şeyler Yazıldı”
Kılıçdaroğlu basın toplantısını medyaya yönelik sert bir eleştiriyle kapattı. Bazı haberleri “tek taraflı yayın” olarak nitelendirerek “Hakkımda hiç söylemediğim, hiç düşünmediğim şeyler yazıldı. Bazen okuyorum, ‘Ben bunu ne zaman söyledim?’ diye şaşırıyorum” dedi. Medyanın her iki tarafa da danışarak doğru bilgiyi kamuoyuna iletmesi gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, tüm ayrıntıları yakında gerçekleştireceği halkla buluşma etkinliğinde paylaşacağını sözlerine ekledi.





