CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’nın “ara seçim” değerlendirmelerine sert sözlerle karşılık verdi. 2002 yılında Siirt’te yaşanan sürecin yalnızca bir seçim yenilemesi olarak görülemeyeceğini ifade eden Emir, olayın hukuki ve siyasi boyutuna dikkat çekti.
Emir açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Siirt’te sadece sandıkların yeniden kurulduğu basit bir ‘yenileme seçimi’ yok. Ortada; seçime giremeyen Erdoğan’ın Meclis’e girmesi için bir ilin vekilsiz kalması üzerine Anayasa’nın 76. ve 78. maddelerinin değiştirildiği, ‘geçici madde’ ile de özel hukukun yaratıldığı ve adının bizzat Anayasa metniyle ‘ara seçim’ olarak tescillendiği siyasi ve hukuki bir gerçeklik var. Gerçekler inatçıdır; kişilere, partilere veya siyasi ihtiyaçlara göre şekil değiştirmezler”
Emir, Hayati Yazıcı’nın kullandığı ifadeleri doğrudan alıntılayarak yanıt verdi. Yazıcı’nın şu sözlerini hatırlattı:
“İnsan her şeyi bilmez, bilemez. Bu son derece normal ve insani bir durumdur. Ama bilmediği konuda, düzeltme yapılmış olmasına karşın, yanlışta ısrar etmek, ‘bilmediğini bilmemektir’, bu anormalliktir”
Bu sözlere karşılık Emir, hukuki ve tarihi gerçeklerin ortada olduğunu vurgulayarak tartışmanın bilgi temelli yürütülmesi gerektiğini belirtti.
CHP’li Emir, 3 Kasım 2002 seçimlerinden başlayarak süreci adım adım anlattı. Erdoğan’ın o dönem aday olamamasının hukuki nedenlerine dikkat çeken Emir, YSK’nın Siirt seçimlerini iptal etmesiyle sürecin farklı bir boyuta taşındığını ifade etti.
Yenileme seçimlerinde aday listelerinin değiştirilemeyeceğini vurgulayan Emir, bu nedenle farklı bir hukuki yol izlendiğini savundu.
“Mervan Gül çekildi ve Erdoğan aday yapılarak milletvekili seçildi”
Sürecin devamında yapılan anayasa değişikliklerine dikkat çeken Emir, seçimlerin klasik bir yenileme değil, özel düzenlemelerle şekillendiğini belirtti.
Bu süreci şu sözlerle aktardı:
“Mervan Gül çekildi ve Erdoğan aday yapılarak milletvekili seçildi”
“Anayasa değiştirildi, özel hukuk yaratıldı”
Emir, Erdoğan’ın milletvekili olabilmesi için anayasal düzenlemelerin değiştirildiğini ifade ederek, bunun sıradan bir seçim süreci olmadığını dile getirdi.
Açıklamasında şu değerlendirmeye yer verdi:
“Öncelikle Yazıcı’nın bir önceki değerlendirmesindeki kaba ifadelerini bırakıp, bu açıklamasında görece daha saygın ve tartışılabilir bir üsluba geçmiş olmasını siyasi nezaket adına önemsiyoruz. Ancak Yazıcı’nın kendi kurduğu o ilk cümleyi, hukuki ve tarihi gerçekler ışığında kendisine iade etmek zorundayız. Zira bilmediği (veya bilmezden geldiği) konuda ısrar eden taraf kendisi. ‘Bilmeyenler ve bilmediğini bilmeyenler’ için tarihi, hukuki ve belgelere dayalı o kronoloji:”
“Mevzuat ara seçim ihtimalini açıkça kabul ediyor”
Yazıcı’nın Milletvekili Seçimi Kanunu’na yaptığı atfa da yanıt veren Emir, ilgili düzenlemenin ara seçim ihtimalini içerdiğini savundu.
Yazıcı, Milletvekili Seçim Kanunu’nun 39. maddesini işaret ederek ‘Seçimin yenilenmesi ibaresi var, ara seçim yok’ diyor. Kendisine kanunun ilgili maddesinin son fıkrasını okumasını tavsiye ediyoruz. Zira orada ‘Sırada olanlar yetmediği takdirde, açık kalan milletvekillikleri için Kanunun ara seçimi hakkında kabul ettiği hükümlere uyulur’ deniliyor. Ayrıca Sayın Yazıcı, Milletvekili Seçim Kanunu’nun 39. maddesini dikkatli okusaydı, ‘seçimin yenilemesi’ diye bir kavram olmadığını, seçimin yeniden yapılmasının tarif edildiğini görecekti. Burada da kasıtlı bir çarpıtma görülmektedir. Yani bizzat Yazıcı’nın referans gösterdiği mevzuat dahi, sürecin tıkanması durumunda kapıyı açıkça ara seçim kurallarına bağlıyor.”
Tartışma siyaset gündeminde
CHP ile AKP arasında “ara seçim” tartışması, 2002 Siirt süreci üzerinden yeniden alevlenirken, tarafların değerlendirmeleri arasındaki fark dikkat çekiyor. Tartışmanın önümüzdeki günlerde de siyasi gündemde yerini koruması bekleniyor.





