S&P 500 VIX VADELİ İŞLEMLERİ = 19,46
Haftanın son işlem gününde VIX Korku Endeksi’nin 19,46 seviyesine gerileyerek
kritik 20 eşik değerinin altına inmesinin en önemli nedeni, İran ile ABD–İsrail
arasındaki çatışmalara yönelik iki haftalık ateşkes kararı olarak
değerlendirilmektedir. ABD–İran–İsrail hattında ilan edilen bu ateşkesin,
piyasalardaki kaygıyı hızlı biçimde azalttığı görülmektedir.
Bugün itibarıyla VIX Endeksi’nin, savaş sürecinde yükseldiği seviyelerden geri
çekilerek savaş öncesi ortalamalara yakın seyrettiği izlenmektedir. Endeksteki bu
düşüş, yatırımcıların olası enerji şoku ve arz kesintisi riskini yeniden
fiyatlamaktan vazgeçtiğine ve piyasalarda kısa vadeli bir rahatlama oluştuğuna
işaret etmektedir. Ateşkesle birlikte Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve petrol
fiyatlarının 100 Doların altına gerilemesi, yüksek enflasyon baskısından
kaynaklanan riskleri de zayıflatmıştır. Bu jeopolitik rahatlama, küresel finansal
piyasalara hızlı şekilde yansımış ve riskli varlıklara yönelimin söz konusu olduğu
görülmüştür.
Bununla birlikte, ateşkesin niteliği piyasalar açısından önemli bir hassasiyet
unsuru olmaya devam etmektedir. Bu nedenle VIX Endeksi’nin eşik değerin
hemen altında seyrettiği görülmektedir. Olası ateşkes ihlalleri veya jeopolitik
tansiyonun yeniden yükselmesi durumunda, VIX’in tekrar 20 seviyesinin üzerine
çıkabileceği ve piyasalarda dalgalanmanın yeniden artabileceği göz önünde
bulundurulmalıdır.
Özetle, VIX’teki geri çekilme; jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının
gerilemesiyle desteklenen bir normalleşme sürecine işaret etmektedir. Ancak bu
görünüm, ateşkesin sürdürülebilirliğine bağlı olarak kırılgan kalmaya devam
etmektedir. Bu nedenle VIX Endeksi’nin yakından takip edilmesi önem arz
etmektedir.
ALTIN(ONS) SPOT USD = 4.743
Ons Altın jeopolitik risklerdeki geçici gerilemeye rağmen yukarı yönlü yatay seyir
piyasaların tam olarak rahatlamadığını gösteriyor. Ateşkesle birlikte Hürmüz
Boğazı’na yönelik risklerin azalması ve petrol fiyatlarının geri çekilmesi, enflasyon
kaynaklı baskıları sınırlayarak Altın’ın yükselişini engelleyen unsurlar arasında yer
alıyor. Buna karşın, küresel ölçekte faiz beklentilerine ilişkin belirsizlik ve merkez
bankalarının politikasına dair soru işaretleri, Altın’ı destekleyen temel dinamikler
olmaya devam ediyor.
Bu çerçevede Ons Altın’daki yukarı yönlü hareket, güçlü bir yükseliş trendinden
ziyade; jeopolitik risklerin azalması ile makro belirsizliklerin dengelendiği,
temkinli bir yukarı yönlü eğilime işaret ediyor. Ateşkesin kalıcılığına yönelik
gelişmeler ise kısa vadede fiyatların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam
edecektir.
TÜRKİYE CDS 5 YILLIK USD = 256,56
Türkiye CDS priminin 256,56 seviyesine gerilemesi, küresel ölçekte artan risk
iştahı ve jeopolitik tansiyondaki geçici yumuşamanın yansıması olarak
değerlendirilmektedir. ABD–İran–İsrail hattında sağlanan ateşkesin ardından
petrol fiyatlarında yaşanan geri çekilme, hem küresel enflasyon beklentilerini
hem de Türkiye’nin dış denge görünümüne ilişkin kaygıları bir miktar hafifletmiş
durumda. Bu da risk primlerinde sınırlı bir gevşemeyi beraberinde getiriyor.
Buna karşın CDS’in halen yüksek seviyelerde kalması, içeride yüksek enflasyon,
para politikası sıkılığı ve finansal koşullara dair belirsizliklerin tamamen ortadan
kalkmadığını gösteriyor. Dolayısıyla mevcut geri çekilme, güçlü bir trend
dönüşünden ziyade küresel rahatlamanın etkisiyle oluşan temkinli bir risk primi
savaş arası dönem olarak öne çıkıyor.
DOLAR ENDEKSİ (DXY) VADELİ İŞLEMLERİ= 98,78
Dolar Endeksi’ndeki hafif geri çekilme, büyük ölçüde jeopolitik risklerin
azalmasıyla güvenli liman talebinin zayıflamasından kaynaklanmaktadır.
Ateşkesin yarattığı iyimserlik, riskli varlıklara yönelimi artırırken Dolar üzerindeki
baskıyı artırmıştır.
Ancak FED faiz politikalarına ilişkin belirsizlikler ve küresel makro dinamikler
nedeniyle bu geri çekilme sınırlı kalmakta; DXY şimdilik denge arayışını 98–99
bandında sürdürmektedir. DXY’nin 100 Doların altında seyretmesi risk iştahı
açısından olumlu olmuştur.
ABD 10 YILLIK TAHVİL VERİMİ = 4,291
ABD 10 yıllık tahvil faizinin %4,29 seviyesine doğru hafif geri çekilmesi, ağırlıklı
olarak jeopolitik risklerdeki geçici azalma ve enflasyon beklentilerindeki
yumuşamayla açıklanmaktadır. İran–ABD–İsrail hattında sağlanan ateşkes
sonrası petrol fiyatlarında görülen gerileme, enerji kaynaklı enflasyon
baskılarının sınırlanabileceği beklentisini güçlendirmiştir. Bu gelişme, tahvillere
olan talebi artırarak faizlerin aşağı yönlü hareket etmesine katkı sağlamıştır.
Özetle, faizlerdeki bu geri çekilme; ateşkesle birlikte azalan enflasyon ve risk
algısının bir yansımasıdır. Ancak sürecin hassas yapısı göz önünde
bulundurulduğunda, bu hareketin kalıcı bir düşüş trendinden ziyade temkinli bir
denge süreci olarak değerlendirilmesi daha sağlıklı olacaktır.
BRENT PETROL USD = 96.86
ABD ve İran, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açması ve gemi geçişinin güvenli
olacağına dair, ABD ve İsrail’in saldırıları durduracağı iki haftalık ateşkes üzerinde
anlaşmasının ardından Brent Petrol 100 Doların altına indi. Özellikle Hürmüz
Boğazı üzerinden olası arz kesintisi endişelerinin zayıflaması, küresel petrol arz
güvenliğine ilişkin baskıyı azaltarak fiyatlarda aşağı yönlü düzeltmeyi
tetiklemiştir. Savaş sürecinde oluşan arz endişelerinden kaynaklı risk
fiyatlamasının, ateşkesle birlikte bu düşüşü destekleyen önemli bir unsur olduğu
görülmektedir.
İki günlük ateşkes kapsamında ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırıları
durdurulmuştur. Ancak ateşkese rağmen İsrail’in Lübnan’da Hizbullah ile
çatışmaya devam etmesi, sürecin kırılganlığını artırmıştır. ABD ve İran bu
durumu, savaşın ilk barış görüşmeleri öncesinde ateşkes ihlali olarak
nitelendirirken; İran, ateşkesin Lübnan’ı da kapsaması gerektiğini belirtmektedir.
Bu gelişmelerin ardından Hürmüz Boğazı’nın Cuma günü kapalı kalması,
ateşkesin niteliğine yönelik belirsizlikleri artırarak fiyatlarda kalıcı bir gevşemeyi
sınırlamaktadır.
Buna ek olarak, Suudi Arabistan’da gerçekleştirilen saldırıların ardından petrol
üretim kapasitesinin günlük yaklaşık 600 bin varil azaldığı bilinmektedir. Bu
bağlamda mevcut fiyat hareketi, sert bir trend dönüşünden ziyade jeopolitik
risklerin kısmen çözülmesi sonrası oluşan ve 96–97 dolar bandında şekillenen
temkinli bir dengelenme olarak değerlendirilmektedir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Genel olarak küresel piyasalarda bugün gözlenen tablo, ABD–İran–İsrail hattında
sağlanan geçici ateşkesin etkisiyle oluşan risk priminde belirgin bir gevşeme
eğilimin güçlenmesi yönündedir. Asya ve Avrupa endekslerinde görülen temkinli
yükselişler, hem jeopolitik tansiyonun düşmesi hem de enerji fiyatlarındaki geri
çekilmenin enflasyon beklentilerini hafifletmesiyle desteklenmiştir. Özellikle
Avrupa tarafında enerji maliyetlerine duyarlı endekslerde toparlanma öne
çıkarken, Asya piyasalarında da teknoloji ve ihracat odaklı hisselere gelen alımlar
risk iştahının arttığını göstermektedir.
Bu çerçevede VIX’teki geri çekilme, DXY’deki sınırlı zayıflama, tahvil faizlerindeki
dengelenme ve petrol fiyatlarındaki düşüş birlikte değerlendirildiğinde, küresel
piyasalarda “savaş sonrası normalleşme” fiyatlamasının hakim olduğu
görülmektedir. Ons Altın’da güvenli liman talebinin tamamen kaybolmaması ve
CDS tarafında halen yüksek seviyelerin korunması ise, bu iyimserliğin kalıcı bir
trendden ziyade temkinli ve hassas bir denge süreci olduğunu göstermektedir.
Kısaca, küresel piyasalar jeopolitik risklerin azalmasıyla birlikte kısa vadeli bir
rahatlama ve risk iştahı artışı yaşarken, ateşkesin geçici doğası nedeniyle tüm
varlık sınıflarında yön arayışı devam etmektedir. Bu nedenle mevcut fiyatlamalar,
güçlü bir trend dönüşünden çok belirsizliklerin azaldığı ancak tamamen ortadan
kalkmadığı bir geçiş dönemi görünümüne işaret etmektedir.





