Ortadoğu’da tansiyon yeni bir eşiğe ulaştı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere yönelik eşgüdümlü hava saldırıları, Tahran yönetiminin İsrail’i ve Körfez’deki ABD askeri tesislerini hedef alan misilleme füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırılarıyla karşılık vermesine yol açtı.
Bölgedeki askeri ve diplomatik dengeleri sarsan gelişmeler, hava sahalarının kapatılması, olağanüstü hal ilanları ve Avrupa’dan gelen “itidal” çağrılarıyla birlikte geniş çaplı bir krize dönüştü.
Operasyonun Kapsamı: Askeri ve İstihbarat Hedefleri Vuruldu
ABD ve İsrail’in cumartesi sabahı başlattığı operasyonun İran genelindeki askeri noktaları, istihbarat merkezlerini ve hükümetle bağlantılı tesisleri hedef aldığı bildirildi.
ABD Başkanı Donald Trump, operasyonu “büyük çaplı muharebe harekatı” olarak nitelendirdi. Trump, “Bir anlaşmaya varmaya çalıştık” diyerek İran’ı Avrupa’yı tehdit edebilecek kapasitede füzeler geliştirmekle suçladı. İran halkına “kaderinizin kontrolünü elinize alın” çağrısında bulunan Trump’a paralel bir mesaj da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’dan geldi. Netanyahu, operasyonun İranlıların “kendi kaderlerini tayin etmeleri” için gerekli koşulları yaratmayı amaçladığını savundu.
Associated Press (AP) tarafından aktarılan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir yetkiliye göre; İsrail harekât kapsamında İran ordusuna ait unsurları, hükümet sembollerini ve istihbarat hedeflerini vurdu. Saldırılardaki can kaybı ya da yaralı sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Tahran’da Patlamalar: Hamaney’in Konutuna Giden Yollar Kapatıldı
İran medyasına göre saldırılar ülke geneline yayıldı. Başkent Tahran’da patlama sesleri duyulurken, yetkililer dini lider Ali Hamaney’in konutuna çıkan yolları trafiğe kapattı.
Görgü tanıkları, ilk patlamanın Hamaney’in ofisinin yakınlarında gerçekleştiğini aktardı. İran devlet televizyonu patlamayı doğruladı ancak nedenine ilişkin bilgi paylaşmadı. Hamaney son günlerde kamuoyu önüne çıkmazken, saldırı sonrası durumuna ilişkin de resmi bir açıklama yapılmadı. Haziran ayında yaşanan 12 günlük savaş sırasında Hamaney’in Tahran’daki konutundan güvenli bir bölgeye götürüldüğü biliniyordu.
İran’dan “İlk Dalga” Açıklaması
İran Devrim Muhafızları Ordusu, saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, “Düşmanın İslam Cumhuriyeti’ne yönelik saldırganlığına yanıt olarak, işgal altındaki topraklara yönelik geniş çaplı füze ve drone saldırılarının ilk dalgası başlatılmıştır,” ifadelerini kullandı.
İsrail hava savunma sistemleri devreye girerken, ülke genelinde siren sesleri yükseldi. İsrail yönetimi “olağanüstü hal” ilan etti ve “proaktif alarm” sisteminin halkı olası roket saldırılarına karşı hazırlamak amacıyla devreye alındığını duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı ise yayımladığı bildiride, ülkenin kendisini savunma konusunda “tereddüt etmeyeceği” vurgusunu yaptı.
Körfez’de ABD Üsleri Hedefte
Bölgesel kaynaklara göre İran’ın misillemesi yalnızca İsrail ile sınırlı kalmadı. Bahreyn, Kuveyt ve Katar’daki ABD askeri tesislerinin de hedef alındığı bildirildi. Gelişmelerin ardından Irak ve Birleşik Arap Emirlikleri hava sahalarını geçici olarak sivil uçuşlara kapattı.
Öte yandan Yemen’de İran destekli Husilerin, İran’a destek amacıyla ticari gemilere ve İsrail’e yönelik saldırılarına yeniden başlayacaklarını üst düzey kaynaklar aracılığıyla duyurduğu aktarıldı.
Avrupa Alarmda: Tahliyeler ve Kriz Masaları
Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu’daki bazı personellerini tahliye etmeye başladı ve acil istişare toplantısı kararı aldı. Almanya kriz masası kurarken, Fransa ve İtalya bölgedeki vatandaşlarına “aşırı dikkatli olmaları” çağrısında bulundu.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, durumu “tehlikeli” olarak nitelendirerek Brüksel’in hem İsrailli hem de Arap yetkililerle diplomatik temaslarını sürdürdüğünü açıkladı. Kallas, İran’ın füze ve nükleer programına ilişkin endişeleri yineleyerek tüm taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaptı.
Birçok Avrupa hükümeti, saldırılar hakkında önceden bilgilendirilmediklerini duyurdu. İsviçre ise çatışmanın genişlemesini önlemek amacıyla tarafları uluslararası hukuka saygı göstermeye ve sivilleri korumaya davet etti.
Hava Sahaları Kapandı, Bölgesel Kriz Derinleşiyor
Hem İran hem de İsrail hava sahalarını sivil uçuşlara kapattı. Körfez ülkelerinde alarm seviyesi yükselirken, askeri ve diplomatik trafik yoğunlaştı.
Bölgede karşılıklı saldırıların sürmesi halinde çatışmanın Lübnan, Yemen ve Irak hattı üzerinden daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği değerlendirmeleri yapılıyor. Uzmanlara göre mevcut tablo, yalnızca iki ülke arasında değil; küresel güç dengelerini etkileyebilecek bir kriz potansiyeli taşıyor.
Ortadoğu’da gözler şimdi, tarafların yeni bir askeri dalga mı başlatacağına yoksa diplomasi kanallarının devreye girip girmeyeceğine çevrilmiş durumda.





