Macaristan’da vitrinde demokrasi var. Gerçekte ise güç tek elde toplanıyor.
Kâğıt üzerinde her şey yerinde.
Anayasa var. Parlamento var. Sandık kuruluyor.
Kimse çıkıp “rejim değişti” demiyor.
Ama mesele kâğıt değil.
Mesele gücün kimde olduğu.
Karar tek merkezde toplanıyorsa,
kurumlar sadece imza atıyorsa,
denge ve denetim çalışmıyorsa,
orada sistem değişmiştir.
Bu bir gecede olmadı.
Yavaş yavaş oldu.
Atama atama oldu.
Yetki yetki oldu.
Alıştıra alıştıra oldu.
Kadro değişikliği isim meselesi değildir.
Devleti kimin yönlendireceğini belirler.
Hangi fikrin geçerli sayılacağını belirler.
Devletin pusulasını değiştirir.
Tercihler hep aynı yöndeyse, bu tesadüf değildir.
Devletin dili değişti.
Öncelikler değişti.
Güvenlik büyüdü, hukuk küçüldü.
Eğitim politikalarının yönü tartışmalı hale geldi.
Yargıya güven zayıfladı.
Güvenlik birimleri siyasetin merkezine daha fazla yaklaştı.
Seçim var deniliyor.
Ama şartlar eşit değil.
Muhalefet var deniliyor.
Ama baskı altında tutuluyor.
Medya var deniliyor.
Ama eleştiren ekrana çıkamıyor.
Aynı yüzler konuşuyor, aynı görüşler yayılıyor.
Farklı düşünen ya susturuluyor ya da görünmez hale getiriliyor.
Kurumlar var deniliyor.
Ama karar oralarda alınmıyor.
Karar dar bir çevrede veriliyor, kurumlar sadece uyguluyor.
Bu açık bir teokrasi değil.
Ama devlet ideolojik bir çizgiye sabitleniyor.
Devlet tarafsızlığını kaybediyor.
Rejim bağırarak değişmez.
Büyük değişimler bir gecede olmaz.
Yavaş yavaş olur.
Alıştıra alıştıra olur.
Baskı normalleştirilerek olur.
Önce sesler azalır.
Sonra alan daralır.
Sonra insanlar susar.
Bakan değişir.
Ama karar değişmez.
Kararı tek kişi veriyorsa,
kurumlar sadece imza atıyorsa,
sadık olan kazanıp sorgulayan kaybediyorsa,
orada sistem değişmiştir.
Tren kalktı.
Bağırmadan.
Yavaş yavaş.
Toplum bir anda fark etmeyebilir.
Ama yön değişmiştir.
Mesele ilan değil.
Mesele yön.
Ve yön değişmişse,
adı konmasa da model değişmiştir.
Not:
Bu yazı yalnızca Macaristan’daki siyasal ve kurumsal gelişmelere ilişkin genel bir analizdir. Metinde yer alan değerlendirmeler herhangi bir başka ülke, devlet kurumu veya kişi hakkında değildir ve somut bir isnat içermemektedir. Her türlü benzerlik okuyucunun kişisel yorumudur.





